TAVÂLİU’l-ENVÂR

طوالع الأنوار
TAVÂLİU’l-ENVÂR
Müellif: YUSUF ŞEVKİ YAVUZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2011
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/tavaliul-envar
YUSUF ŞEVKİ YAVUZ, "TAVÂLİU’l-ENVÂR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/tavaliul-envar (22.11.2019).
Kopyalama metni
Tam adı Ṭavâliʿu’l-envâr min meṭâliʿi’l-enẓâr olup bir mukaddime ile üç bölümden (kitab) meydana gelmiştir. Dört fasıldan oluşan giriş mahiyetindeki mukaddimede mebâdî (tasavvur, tasdik, nazarın tanımı), tarif (hadd-i tâm, hadd-i nâkıs, müfred ve mürekkeb), kıyas ve çeşitleri (kat‘î, zannî, aklî ve naklî deliller), nazarın hükmü ve değeri gibi mantık konularına yer verilmiştir. Konular işlenirken değişik fırkaların görüşlerine temas edilmiş ve bunlar yer yer eleştirilmiştir. Mukaddime mârifetullaha ayrılan bir kısımla sona ermektedir. Kitabın yarısına yakın bir hacmi kapsayan ilk bölümü “mümkinât” başlığı altında üç baba ayrılmıştır. “el-Umûru’l-külliyye” adını taşıyan ilk babda mâlûm, mevcûd, ma‘dûm, zihnî varlık, hâricî varlık, mahiyet, hakikat, imkân, kıdem, hudûs, vahdet, kesret ve illet-ma‘lûl bahisleri; ikinci babda arazlar (araz, ayn, kemmiyet, keyfiyet, aklî ve hissî duyumlar), üçüncü babda cevherler (cevher ve cisimler, bunların hudûsü) ve soyut cevherler (müfârikāt: ilk varlık, akıllar, nefisler, ruh, bedenle ilişkisi, bekası) gibi konulara yer verilmiştir. İkinci bölüm ilâhiyyât bahisleriyle ilgili olup üç bab halinde düzenlenmiştir. Allah’ın zâtına ayrılan birinci babda O’nun varlığına ve tenzihî sıfatlarına kısaca temas edilmiş, ikincisinde pek de isabetli görünmeyen bir sıralama ile sübûtî sıfatlar zikredilmiştir: Kudret, ilim, hayat, irade, sem‘ ve basar -bu arada birkaç haberî sıfat- tekvin, rü’yetullah, kelâm. Bölümün ilâhî fiillere dair üçüncü babında kullara ait ihtiyarî fiillerin Allah tarafından yaratıldığı, irade sıfatının hayrı ve şerri kapsadığı (hüsün-kubuh), ilâhî fiillerin bir hikmeti olmakla birlikte hiçbirinin O’nun için vücub ifade etmediği ve mecburi hedeflerinin bulunmadığı hususları ele alınmıştır. Üçüncü bölüm “Nübüvvet Konuları ve Buna İlişkin Hususlar” başlığını taşımakta ve üç babdan meydana gelmektedir. Birinci babda nübüvvete duyulan ihtiyaç, mûcizenin aklen imkânı, Hz. Peygamber’in mûcizeleri, ismet sıfatı, peygamberlerin meleklere karşı üstünlüğü ve kısaca keramet konularına değinilmiştir. Bölümün âhiret, sem‘iyyât ve imâmet bahislerine ayrılan ikinci babı ebedî hayatın ruh ve bedenle gerçekleşeceği, cennetle cehennemin halen mevcut olduğu, mükâfatlandırma ve cezalandırma fiilinin Allah için vücub ifade etmediği, büyük günah işleyenlerin şefaat yoluyla veya doğrudan affedilebileceği, kabir azabı ve âhiretin diğer halleri, ayrıca imanın mahiyetiyle iman-amel münasebeti konularını içerir. Üçüncü babda Sünnî anlayışa ağırlık verilerek imâmet meselesi tartışılmıştır.

Muhteva bakımından önceki kelâm kitaplarından farklı ve yer yer isabetli görünmeyen bir tertiple yapılan Ṭavâliʿu’l-envâr’ın mukaddime kısmı ile birinci bölümü eserin yarısından fazlasını oluşturmakla birlikte kelâm ilminin temel konularından değil bu ilmi destekleyici mahiyetteki felsefe bahislerinden (vesâil) meydana gelmiş, İslâm akaidinin ana meselelerine ise kısaca değinilmiştir. Böylece eser, felsefî konulara ağırlık vermek suretiyle kelâm kitaplarının âdeta felsefe kitabı haline gelmesine öncülük yapmıştır. Fahreddin er-Râzî ile Seyfeddin el-Âmidî’nin başlattığı, felsefe ile birleştirilmiş kelâm yöntemi Ṭavâliʿde en üst noktaya ulaşmıştır. Daha sonra Teftâzânî ve Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin Şerḥu’l-Maḳāṣıd ile Şerḥu’l-Mevâḳıf’ında Ṭavâliʿin planı örnek alınarak felsefenin tabîiyyât ve kısmen ilâhiyyât bahisleri kelâm ilmine ilâve edilmiş, böylece felsefe ağırlıklı bir kelâm muhtevası ortaya çıkmıştır. Beyzâvî, ayrıca eserinin bir benzeri niteliğinde Miṣbâḥu’l-ervâḥ adıyla bir risâle kaleme almıştır (Özervarlı, bk. bibl.). Ṭavâliʿu’l-envâr ile bu risâlenin en ünlü şerhi Meṭâliʿu’l-enẓâr, Edwin E. Calverley ve James W. Pollock tarafından Nature, Man and God in Medieval Islam adıyla İngilizce’ye tercüme edilmiştir (I-II, Leiden 2002).

Kādî Beyzâvî’nin başta tefsiri olmak üzere eserleriyle şöhret bulması, Ṭavâliʿu’l-envâr’ın plan bakımından farklılık arzetmesinin yanı sıra muhtasar olması ve o dönemlerde felsefe kültürüne önem verme akımının yaygınlık kazanması sebebiyle eser üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Kitabın ilk şerhi Ubeydullah (Abdullah) b. Muhammed el-İbrî’nin Şerḥu Ṭavâliʿi’l-envâr min meṭâliʿi’l-enẓâr’ıdır. En meşhur şerhi ise Şemseddin Mahmûd b. Abdurrahman el-İsfahânî’nin Meṭâliʿu’l-enẓâr ʿalâ Ṭavâliʿi’l-envâr adlı eseridir. Döneminde önemli kabul edilen bu şerhe dair çalışmalar yapılmış, Seyyid Şerîf el-Cürcânî, Ebü’l-Kāsım es-Semerkandî, Efdalzâde Hamîdüddin Efendi, Mustafa Evhadüddin Yarhisârî, Sarıgörez Nûreddin Efendi, Muslihuddîn-i Lârî, Hocazâde Muslihuddin Efendi, Molla Hüsrev (Ḥâşiye ʿalâ Ṭavâliʿi’l-envâr, Manisa İl Halk Ktp., nr. 864/2) ve Saçaklızâde Mehmed Efendi (Neşrü’ṭ-Ṭavâliʿ, Kahire 1342) gibi müellifler hâşiyeler kaleme almıştır. Ṭavâliʿu’l-envâr’ın adı geçen iki şerhinin dışında Hacı Paşa, Zeynüddin Abdurrahman b. Muhammed el-Kazvînî, Celâleddin ed-Devvânî, Zekeriyyâ el-Ensârî, İsâmüddin el-İsferâyînî, Taşköprizâde Ahmed Efendi gibi âlimler de esere şerhler yazmıştır. Ṭavâliʿ 1165 (1752) yılında Üsküp Kadısı Hacı Mustafa Sıdkı tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir (Süleymaniye Ktp., Giresun, nr. 160). Osmanlı medreselerinde İsfahânî’nin şerhiyle birlikte ders kitabı olarak okutulan eserin İstanbul kütüphanelerinde çeşitli nüshaları mevcuttur. Ṭavâliʿ, İsfahânî’nin şerhiyle birlikte İstanbul (1305) ve Kahire’de (1323, 1339) basılmış, kitabı ayrıca Abbas Süleyman tahkik edip neşretmiştir (Beyrut 1411/1991). Kâmil Tiftik, Kadı Beyzâvî’nin Tavâli’u’l-envâr’ının Mustafa Sıdkı’ya Ait Tercümesi adıyla hazırladığı yüksek lisans tezinde söz konusu tercümeyi Latin harflerine çevirmiştir (1997, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü).

BİBLİYOGRAFYA
Beyzâvî, Ṭavâliʿu’l-envâr (nşr. Abbas Süleyman), Beyrut 1411/1991; İbn Haldûn, Muḳaddime, Kahire 1322, s. 254; Taşköprizâde, Mevzûâtü’l-ulûm, I, 629-630; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1116, 1117; Osmanlı Müellifleri, I, 341; II, 53; İzmirli, Yeni İlm-i Kelâm, I, 87; Brockelmann, GAL Suppl., I, 742-743; Îżâḥu’l-meknûn, II, 87; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, XIII, 122; Uzunçarşılı, İlmiye Teşkilâtı, s. 21; M. Sait Özervarlı, “An Unedited Kalam Text by Qadi al-Baydawi: Misbah al-Arwah”, İslâm Araştırmaları Dergisi, sy. 12, İstanbul 2004, s. 75-125.
Bu madde ilk olarak 2011 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 40. cildinde, 180-181 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.