UBEYDULLAH b. ÖMER b. HAFS

عبيد الله بن عمر بن حفص
Müellif:
UBEYDULLAH b. ÖMER b. HAFS
Müellif: ABDULLAH KAHRAMAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2012
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ubeydullah-b-omer-b-hafs
ABDULLAH KAHRAMAN, "UBEYDULLAH b. ÖMER b. HAFS", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ubeydullah-b-omer-b-hafs (14.12.2019).
Kopyalama metni
70 (689-90) yılı civarında Medine’de doğdu. Hem baba hem anne tarafından Hz. Ömer’in torunu olup Medine’nin önde gelen âlim ve muhaddislerindendir. Bazı kaynaklarda bu husus belirtilirken “Medine’nin yedi fakihinden biri” ifadesinin kullanılması (İbn Hacer el-Askalânî, III, 22; Hazrecî, s. 252; el-Ḳāmûsü’l-İslâmî, V, 242) yanlışlık eseri olmalıdır; zira o meşhur yedi fakih arasında yer almamaktadır (Abdülmün‘im Abdürrâdî el-Hâşimî, s. 33-166). Hz. Hasan’ın torunlarından Muhammed b. Abdullah el-Mehdî (en-Nefsüzzekiyye), Abbâsî Halifesi Ebû Ca‘fer el-Mansûr’a karşı ayaklandığında kardeşlerinden Abdullah ve Ebû Bekir ona destek verdiği halde Ubeydullah destek vermekten kaçındı ve Medine dışında uzlete çekildi. Ayaklanma bastırılıp ortalık yatışınca Medine’ye döndü ve ölümüne kadar burada yaşadı (İbn Sa‘d, VII, 531). Ebû Ca‘fer el-Mansûr’un hilâfeti döneminde (754-775) Medine’de vefat etti. Ubeydullah’ın vefatı hakkında 144 (761), 145 ve 147 gibi farklı tarihler verilmekteyse de 147 (764) tarihi ağırlık kazanmaktadır.

Ubeydullah daha çok hadis sahasında tanınmıştır. Babası Ömer gibi kardeşleri Abdullah, Ebû Bekir ve Âsım da ilimle uğraşmakla birlikte kendisi hadis rivayeti konusunda kardeşlerinin en âlimi ve en güveniliri kabul edilir. Nitekim kardeşi Abdullah’a bir hadis sorulduğunda, “Ebû Osman hayatta bulunduğu sürece cevap vermem” derdi (Muvaffakuddin İbn Kudâme, s. 417). Kadın sahâbîlerden, Hâlid b. Velîd’in annesi Ümmü Hâlid’e yetişmiş ve ondan bir hadis nakletmiş, bundan dolayı tâbiînin küçükleri arasında ve Medineliler’in beşinci tabakasında sayılmıştır. Hadis ilmindeki derecesini ifade etmek için onun hakkında “sika, imam, hâfız, sebt, hüccet, mütkın” gibi lafızlar kullanılmıştır. Yahyâ b. Maîn, Ubeydullah’ın hadis rivayetindeki güvenilirliğine dair şöyle demiştir: “Râvi zincirinde Ubeydullah, Kāsım b. Muhammed b. Ebû Bekir ve Hz. Âişe’nin bulunduğu bir rivayet inci gerdanlık gibidir.” Bazı hadisçiler onun içinde yer aldığı senedi başkalarına tercih etmiştir (Mizzî, XIX, 125). Dört yüzden fazla hadis nakleden Ubeydullah (Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, VI, 307) babası Ömer b. Hafs, İbrâhim b. Muhammed b. Abdullah b. Cahş el-Esedî, Humeyd et-Tavîl, Sâlim b. Abdullah b. Ömer, Saîd b. Ebû Saîd el-Makbürî, Âsım b. Ubeydullah b. Âsım b. Ömer b. Hattâb, Ubâde b. Velîd b. Ubâde b. Sâmit, Abdullah b. Dînâr, Atâ b. Ebû Rebâh, Kāsım b. Muhammed b. Ebû Bekir, İbn Şihâb ez-Zührî, Hişâm b. Urve gibi muhaddislerden rivayette bulunmuştur. Kütüb-i Sitte râvilerinden pek çok muhaddis kendisinden hadis nakletmiştir. Kardeşi Abdullah, Ebân b. Yezîd el-Attâr, İsmâil b. Ayyâş, Eyyûb es-Sahtiyânî, Cerîr b. Hâzim, Hammâd b. Zeyd, Hammâd b. Seleme, Süfyân es-Sevrî, Süfyân b. Uyeyne, Abdullah b. Mübârek, Abdürrezzâk es-San‘ânî, Leys b. Sa‘d, Ma‘mer b. Râşid bunlardan bazılarıdır (Mizzî, XIX, 124). Ubeydullah’ın Ebû Saîd Amr b. Ebû Zür‘a, Şuayb b. İshak ve Süleyman b. Abdurrahman kanalıyla gelen, hadisle ilgili bir sahifesinin (cüz) varlığından bahsedilmektedir. Hadis âlimleri arasında meşhur olan bu sahifede çokça rivayetin bulunduğu ve Zehebî’nin çağında elden ele dolaştığı kaydedilmektedir (Sezgin, I, 163-164).

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳātü’l-kübrâ (nşr. Ali M. Ömer), Kahire 1421/2001, VII, 531; Halîfe b. Hayyât, eṭ-Ṭabaḳāt (nşr. Süheyl Zekkâr), Beyrut 1993, s. 468; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, V, 326-327; İbn Hibbân, es̱-S̱iḳāt, VII, 149; Kelâbâzî, Ricâlü Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî, I, 466-467; İbn Mencûye, Ricâlü Ṣaḥîḥi Müslim (nşr. Abdullah el-Leysî), Beyrut 1407/1987, II, 12-13; Muvaffakuddin İbn Kudâme, et-Tebyîn fî ensâbi’l-Ḳureşiyyîn (nşr. M. Nâyif ed-Düleymî), Beyrut 1408/1988, s. 416-418; Nevevî, Tehẕîb, I, 313-314; Mizzî, Tehẕîbü’l-Kemâl, XIX, 124-130; İbn Abdülhâdî, ʿUlemâʾü’l-ḥadîs̱, I, 248-250; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, VI, 304-307; a.mlf., Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, I, 160-161; İbn Hacer el-Askalânî, Tehẕîbü’t-Tehẕîb (nşr. İbrâhim ez-Zeybek – Âdil Mürşid), Beyrut 1996, III, 22-23; Süyûtî, Ṭabaḳātü’l-ḥuffâẓ (Lecne), s. 77; Hazrecî, Ḫulâṣatü Teẕhîb, s. 252; Sezgin, GAS (Ar.), I, 163-164; Abdülgaffâr Süleyman el-Bündârî – Seyyid Kesrevî Hasan, Mevsûʿatü ricâli’l-kütübi’t-tisʿa, Beyrut 1413/1993, II, 524; Abdülmün‘im Abdürrâdî el-Hâşimî, Fuḳahâʾü’l-Medîneti’s-sebʿa, Dımaşk-Beyrut 1993, s. 33-166; el-Ḳāmûsü’l-İslâmî, V, 242.
Bu madde ilk olarak 2012 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 42. cildinde, 25-26 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.