ÜMMÜLKAYVEYN

أمّ القيوين
Müellif:
ÜMMÜLKAYVEYN
Müellif: MUSTAFA L. BİLGE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2012
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ummulkayveyn
MUSTAFA L. BİLGE, "ÜMMÜLKAYVEYN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ummulkayveyn (24.08.2019).
Kopyalama metni
Arabistan yarımadasının Ebûzabî Emirliği ile başlayan güneydoğu köşesindeki kıyı şeridinde Acmân ile Re’sülhayme emirlikleri arasında Hürmüz Boğazı’na yakın stratejik bir konumda yer almaktadır. Yüzölçümü 770 km2, nüfusu 70.000 civarındadır (2009 tah.), emirliğin merkezi de aynı adı taşıyan şehirdir. Ümmülkayveyn ismi eski mahallî dilde Ümmülkuveyn / Ümmülkıveyn (iki gücün anası) şeklinde de söylenir. Son dönemde Dûr bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar Ümmülkayveyn’deki yerleşimin 2000 yıl önce başlamış olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bölgede milâttan önce 260 yılları ile milâttan sonra 200 yılları arasında büyük bir şehrin bulunduğunu gösteren kalıntılar ortaya çıkmıştır.

Ümmülkayveyn 1189’da (1775) Şeyh Mâcid el-Muallâ başkanlığında bir kabile olarak tanınmaktaydı ve Kavâsim Emirliği’ne bağlıydı. İngilizler’in 1819 yılındaki müdahalesinin ardından Kavâsim Şeyhliği’nden ayrılarak bağımsız hale geldi. Bu yıllarda başlayan İngiliz nüfuzu yaklaşık 150 yıl süreyle bölgenin siyasî şekillenmesinde önemli rol oynadı. İngilizler emîrlerle çeşitli antlaşmalar yaptı (1879, 1892) ve bölgedeki emirlikleri İngiliz nüfuzu altında özerk biçimde bir araya getirdi. Ümmülkayveyn, Birleşik Arap Emirlikleri’ni teşkil eden diğer emirlikler gibi önceleri Hindistan ile Basra körfezi arasındaki transit ticaretten yararlanıyordu. Bunun yanında bir miktar inci ticaretiyle esir ticareti de gelir kaynakları arasındaydı. Süveyş Kanalı’nın açılması ve Hint-Avrupa ticaret yolunun yön değiştirmesiyle bir süre gerileyen ekonomi, XX. yüzyılın başlarında bölgede petrolün varlığının anlaşılması ve bu kaynakların değerlendirilmesi sayesinde hızla ilerledi. Ümmülkayveyn’in nüfusu XX. yüzyıl başlarında 5000 kadardı. Bölge, petrol bulununcaya kadar sınırları belli olmayan ve birbirleriyle mücadele eden kabilelerin hâkimiyeti altındaydı. İngilizler’in baskısıyla Kasım 1935 tarihinde Ebûzabî, Şârika, Re’sülhayme gibi emirliklerde iki yıl süreyle imtiyazlar elde eden “Petroleum Concessions Ltd.” daha sonra Acmân, Dübey (1936) ve Ümmülkayveyn bölgelerini de anlaşma kapsamına aldı (Ekim 1938). Petrolün bulunmasının ardından bölgeye iyice yerleşen İngiltere, 1952’de kendisine bağlı yedi emirlikten oluşan Antlaşmalı Emirlikler Konseyi’ni (Meclisü’l-imârâti’l-mütesâliha / Trucial States Council) kurdu. Ancak 1968’de siyasî problemler yüzünden üç yıl içerisinde bölgeden çıkmaya karar verdi. Bunun üzerine Ümmülkayveyn ve bölgedeki diğer beş emirlik 18 Temmuz 1971’de Birleşik Arap Emirlikleri’ni kurduğunu ilân etti; 2 Aralık 1971’de İngilizler’in bölgeden çekilmesiyle emirlikler fiilen kurulmuş oldu. Ertesi yıl Re’sülhayme de bu federasyona girdi. Federasyonu meydana getiren diğer komşu emîrlerle birlikte yüksek konsey üyesi olan Ahmed b. Râşid el-Muallâ (ö. 1981) on yıl kadar bu görevde bulundu. Onun vefatı üzerine oğlu Râşid b. Ahmed 1981-2009 yılları arasında aynı vazifeyi yürüttü. Günümüzde Birleşik Arap Emirlikleri Federasyonu’nun en üst düzeydeki bu meclisinde Suûd b. Râşid tarafından temsil edilen Ümmülkayveyn, Birleşik Arap Emirliği anayasasına göre federasyonun parlamentosunda dört sandalyeye sahiptir. Emirliği teşkil eden İbn Muallâ (Âl-i Muallâ) köken bakımından Âl-i Alî kabilesinin bir koludur. Hanbelî olan Âl-i Alî kabilesinin bir kısmı (1000 aile kadar) Ümmülkayveyn’de, bir kısmı (200 aile kadar) Şârika’da, diğer kısmı da (150 aile kadar) Re’sülhayme’de yaşamaktadır.

Basra körfezine cephesi bulunan, modern binalarla donanmış emirliğin merkezi Ümmülkayveyn şehrinde genelde resmî binalar, şirket merkezleri, bankalar, alışveriş merkezleri ve bir marina yer alır. Şehrin 50 km. kadar güneydoğusunda emirliğin en önemli ziraat alanı olan Felecülmuallâ vahası bulunur. Hurma ziraatı ve balıkçılık modern teknolojiyle sürdürülen ticaret kollarıdır. Bölgedeki inci avcılığı yerini inci ticaretine bırakmıştır. Petrolün sağladığı geniş imkânlar hem geleneksel meslek kollarının hem de hayat tarzının değişmesine yol açmıştır. Emirlikte doğal gaz yatakları da bulunmaktadır. Federasyonun tamamında olduğu gibi bu emirlikte de resmî dil Arapça olup yönetim İslâm hukuku esaslarına göre düzenlenmiştir.

Ümmülkayveyn şehrine 1 km. mesafedeki Siniya adası 90 km2 alana yayılmış geniş bir dinlenme merkezi olarak diğer emirliklerden ziyaretçi çeker. Emirliğin ekonomik gelişmesine katkıda bulunan diğer ticaret kolları arasında finans, sigortacılık, bankacılıkla çimento, süt ürünleri endüstrileri gelir. Son yıllarda gelişen turizm yatırımları ülke tanıtımında önemli rol oynamaktadır. Ziraî faaliyetler yanında kümes hayvanları yetiştiriciliği önemlidir. Ümmülkayveyn’de gelişen bir dal da liman yatırımları ve ona bağlı olarak gelişen serbest ticaret faaliyetleridir. Ahmed b. Râşid’in girişimleriyle kurulan bölge Şeyh Râşid Limanı ve serbest bölge tesisleri adıyla anılır. Serbest bölge dört limanıyla 400.000 m2’lik bir alanı kaplamaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Delîlü’l-Ḫalîc (Coğrafya), I, 82-83; K. G. Fenelon, The United Arab Emirates: An Economic and Social Survey, London 1976, bk. İndeks; R. Said Zahlan, The Origins of the United Arab Emirates, London 1978, s. 15-16, 57-58, 148, 181; M. Morsy Abdullah, The United Arab Emirates: A Modern History, London 1978, s. 90-96, 110, 292, 305, ayrıca bk. İndeks; a.mlf., Devletü’l-İmârâti’l-ʿArabiyyeti’l-mütteḥide ve cîrânühâ, Küveyt 1981, s. 445-446, 459; M. C. Peck, The United Arab Emirates: A Venture in Unity, Boulder 1986, s. 21-55, 95, 97, 103, 105, 123, 126, 129, 132; Hâlid b. Muhammed el-Kāsımî, et-Târîḫu’l-ḥadîs̱ ve’l-muʿâṣır li-devleti’l-İmârâti’l-ʿArabiyyeti’l-mütteḥide, Şârika 1419/1998, I, 11-80, 132-135, 254-256; J. B. Kelly, “al-Imārāt al-ʿArabiyya al-Muttaḥida”, EI2 Suppl. (İng.), s. 416-419.

Mustafa L. Bilge
Bu madde ilk olarak 2012 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 42. cildinde, 335-336 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.