UMUR BEY KÜTÜPHANESİ

UMUR BEY KÜTÜPHANESİ
Müellif: İSMAİL E. ERÜNSAL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2012
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/umur-bey-kutuphanesi
İSMAİL E. ERÜNSAL, "UMUR BEY KÜTÜPHANESİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/umur-bey-kutuphanesi (12.11.2019).
Kopyalama metni
Timurtaş Paşa’nın oğlu Umur Bey’in Bursa, Bergama ve Biga’daki vakıfları için değişik tarihlerde düzenlediği vakfiyeleri ve vakıf kayıtları vardır. 843 Zilkadesinde (Nisan 1440) hazırlanan en eski tarihli vakfiyeye göre Umur Bey, Bergama’da yaptırdığı medreseye müderrisin ve talebelerin yararlanması amacıyla bazı Arapça eserler, Bursa’daki camisine cemaatin okuması için otuz üç cilt Türkçe kitap vakfetmiştir (VGMA, nr. 591, s. 181-182). Bu vakfiyede vakfettiği kitapların kesinlikle medrese ve caminin dışına çıkarılmamasını istemiş, cami müezzininin günlük 1 akçe ücretle aynı zamanda hâfız-ı kütüb olarak görev yapacağını belirtmiştir (VGMA, nr. 591, s. 182; Bursa Şer‘iyye Sicilleri, A. 91/107, s. 47). Umur Bey’in Bursa’daki camisinde bulunan koleksiyonunda daha ziyade cemaatin ilgilenebileceği konuları içeren kitaplar mevcuttur. Cami vakfiyesinde kitapların adlarının sayıldığı bölümün başlığı da “Kütüb-i Türkiyye”dir. Koleksiyonda yer alan birkaç Türkçe tefsir ve fıkıh kitabının yanında Kısas-ı Enbiyâ, Tezkiretü’l-evliyâ, Şir‘atü’l-İslâm, Va‘znâme, Zikrü’l-mevt, İksîr-i Saâdet, Sirâcü’l-kulûb, Fütûḥu’ş-Şâm, Târîḫ-i Ṭaberî gibi eserler dikkati çekmektedir. Koleksiyonda İskendernâme, Dîvân-ı Âşık, Merzübânnâme gibi Türk edebiyatının ilk devir ürünlerinden birkaç kitap da bulunmaktadır.

853 (1449) tarihli Arapça bir vakıf kaydında ise Umur Bey, kitaplarının rehin alınmadan kimseye ödünç verilmemesini ve asla Bursa dışına çıkarılmamasını istemektedir (Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Ktp., Ulucami, nr. 435, vr. 1a). Umur Bey’in kitaplarıyla ilgili üçüncü vakıf kaydı, 857 (1453) yılında vakfettiği Enfesü’l-cevâhir adlı tefsirin son sayfalarında görülmektedir (Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Ktp., Ulucami, nr. 436, vr. 329a-b). Umur Bey bu vakıf kaydıyla, kitaplarının babasının mescidiyle imaretinde muhafaza edilmesini ve imaret şeyhinin hâfız-ı kütüb olarak da vazife yapmasını istemiş, daha önceki vakfiyesinde mevcut bazı şartları değiştirmiş, “altmış pâre kitapları”nın adlarını teker teker saymış, muhafazası, kullanılması ve kontrolüyle ilgili bazı şartlar koymuştur. Vakfettiği kitaplar babasının imaret mescidinde muhafaza edilecek, bu kitaplardan mescidde ve imarette bulunan talebeler faydalanacaktır. Burada kalmayan diğer talebeler ise emin kimseleri kefil gösterip kitaplardan yararlanabilecektir. İmaret şeyhinin koruması altında olan kitaplar altı ayda bir kontrol edilecektir.

Umur Bey hazırlattığı son vakfiyesiyle bir araya topladığı bütün vakıflarına son şeklini vermiştir. Bu vakfiyenin biri taş üstüne kazılmış iki nüshası vardır. Cami kapısının iki yanına yerleştirilen taş vakfiyeden anlaşıldığına göre Umur Bey’in son düzenlettiği vakfiye 859 Muharreminde (Aralık 1454 - Ocak 1455) Arapça olarak yazılmış ve aynı yılın Cemâziyelâhirinde (Mayıs-Haziran) önemli kısımları Türkçe’ye tercüme edilerek taş üstüne kazılıp yerine konulmuştur. Taş vakfiyenin çeşitli tarihlerde araştırmacılar tarafından yapılmış neşirleri vardır. En son ve en doğru okuyuş Ekrem Hakkı Ayverdi’ye aittir (Osmanlı Mi‘mârîsi II, s. 339-340). Vakfiyenin Arapça düzenlenen 861 (1457) tarihli orijinal nüshası bugün İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı Muallim Cevdet yazmaları arasında bulunmaktadır (Vakfiyeler, nr. 38). Bu nüsha Bursa Kadısı Molla Hüsrev’in tasdikini ve imzasını taşımaktadır. Arapça vakfiyede Umur Bey, vakfiyesinin arkasında isimleri yazılı kitapların faydalanabilecek herkese vakfedildiğini belirtmekte ve bu kitapları muhafazaya memur edilen mütevellinin arzu edenlere istedikleri kitapları verip geri almasını şart koşmaktadır. Ancak Arapça vakfiyede sayıları 300 cilde ulaşan kitapların nereye konulacağı açıkça belirtilmemiş (kitapların bir listesi için bk. Stanley, XXI [Leiden 2004], s. 323-331), bu konuya Türkçe taş vakfiyede bir açıklık getirilmiştir: “Ve kitaplarım tafsil ile vakfettim. Amma camiden taşra çıkmaya.”

Değişik tarihlerde düzenlediği vakfiyelerinden ve yaptığı vakıf kayıtlarından anlaşıldığına göre Umur Bey, kitaplarından bulundukları müessese içinde fayalanılmasını arzu etmekte ve onlardan yararlanmak isteyen yabancı kimselerin sebebiyet verebilecekleri zarara karşı kefil ve rehin sistemini getirmektedir. Umur Bey’in vakfiyelerine, vakıf kayıtlarına kitapların korunması, kullanılması ve kontrolüyle ilgili birbirinden farklı, bazan da çelişen şartlar koyduğu görülmektedir. Muhtemelen bunun bir sebebi, Osmanlı Devleti topraklarında henüz kütüphane kurma konusunda bir geleneğin teşekkül etmemiş olmasıdır. Umur Bey, yirmi yıla yakın bir süre içinde kütüphanesine dair birkaç düzenleme yapmış, bu arada kitaplarının sayısını 300 cilde çıkarmıştır. Muhtemelen bu sayı sonraları daha da artmıştır. Nitekim Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Kütüphanesi’nin Ulucami bölümünde (nr. 1715) Umur Bey’in 861 (1457) yılında vakfettiği bir kitap bulunmaktadır. Umur Bey Kütüphanesi bir bütün halinde günümüze ulaşmamıştır. Kütüphaneye ait bazı kitaplara Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Kütüphanesi’nde mevcut çeşitli koleksiyonlarda rastlanmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Umur Bey’in Bergama’daki medresesinin ve Bursa’daki camisinin 843 tarihli vakfiyesi, VGMA, nr. 591, s. 181-182; Umur Bey’in vakfettiği kitapların vakıf kaydı, Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler Ktp., Ulucami, nr. 435, vr. 1a; Umur Bey’in Bursa, Bergama ve Edremit’teki hayratının 859 tarihli vakfiyesi, İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Muallim Cevdet, Vakfiye, nr. 38; Kâzım Baykal, Bursa ve Anıtları, Bursa 1950, s. 199-201; Ayverdi, Osmanlı Mi‘mârîsi II, s. 339-340; Adem Apak, “Osmanlı Devleti Kuruluş Döneminde Bir Vezir Ailesi Kara Timurtaşoğulları’nın Bursa Kültür ve Folklor Hayatına Katkıları”, Bursa Halk Kültürü: Uludağ Üniversitesi I. Bursa Halk Kültürü Sempozyumu (4-6 Nisan 2002), Bildiri Kitabı (haz. Yusuf Oğuzoğlu - Kerime Üstünova), Bursa 2002, II, 545-565; Bedri Mermutlu, “Osmanlı Bursa’sında Kitaplar ve Hayat”, Tarihte Doğu-Batı Çatışması: Semavi Eyice’ye Saygı (haz. Ertan Eğribel - Ufuk Özcan), İstanbul 2005, s. 618; İsmail E. Erünsal, Osmanlı Vakıf Kütüphaneleri: Tarihî Gelişimi ve Organizasyonu, Ankara 2008, s. 84-87, 346, 354, 440, 443, 456-457, 504-505; Ahmed Tevhid, “Bursa’da Umur Beg Câmii Kitâbesi”, TOEM, III/14 (1328), s. 865-872; Rahmi Namdar Karatay, “Bursada Omurbey Vakıfnamesi ve Yeni Bulunan Mühim Bir Vesika”, Uludağ: Bursa Halkevi Dergisi, sy. 35, Bursa 1941, s. 15-20; Murat Yüksel, “Kara Timurtaşoğlu Umur Bey’in Bursa’da Vakfettiği Kitaplar ve Vakıf Kayıtları”, TDA, XXXI (1984), s. 134-147; R. Tûba Çavdar, “Bursa Kütüphaneleri”, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Dergisi, sy. 2, İstanbul 1989, s. 103-105; T. Stanley, “The Books of Umur Bey”, Muqarnas, XXI, Leiden 2004, s. 323-331.

İsmail E. Erünsal
Bu madde ilk olarak 2012 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 42. cildinde, 159-160 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.