ÜSKÜDAR MÛSİKİ CEMİYETİ - TDV İslâm Ansiklopedisi

ÜSKÜDAR MÛSİKİ CEMİYETİ

ÜSKÜDAR MÛSİKİ CEMİYETİ
Müellif: HÜSEYİN ÖZDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2019
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 05.12.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/uskudar-musiki-cemiyeti
HÜSEYİN ÖZDEMİR, "ÜSKÜDAR MÛSİKİ CEMİYETİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/uskudar-musiki-cemiyeti (05.12.2020).
Kopyalama metni
I. Dünya Savaşı’nın hemen ardından Birinci Ordu başmüfettişi Miralay Hacı Reşid Bey’in oğlu telgrafçı Kanûnî Atâ Bey (Öztan) ve arkadaşı Şevket Bey tarafından İstanbul Üsküdar’da kurulmuştur. Kuruluşunda Anadolu Mûsiki Cemiyeti adıyla Üsküdar Horhor mahallesinde bir ahşap konakta çalışmalarına başlayan cemiyet, 1919’da Dârülfeyz-i Mûsikî Cemiyeti adını aldıktan sonra Üsküdar Paşakapısı’nda ahşap bir evin tek odasında çalışmalarını sürdürdü. İlk konserini 17 Haziran 1919 tarihinde İhsaniye Sineması’nda verdi. Cemiyetin ilk hocası Kadıköylü Ûdî Sâmi Bey’di. Daha sonra başta Kanûnî Atâ Bey olmak üzere Mâbeyinci Hâfız Mehmed Bey, Türkmenzâde Osman Bey, Sakallı Nûri Bey, Avukat Besim Şerif Bey, Şair Üsküdarlı Talat Bey ve Selahattin Pınar’ın yönetiminde çalışmalarını sürdürdü. 1923’te cumhuriyetin ilânı ile birlikte Üsküdar Mûsiki Cemiyeti adını alan kurum, Ahmediye’de Dişçi Hamdi Bey’in konağındaki faaliyetlerini 1934’te feshedilinceye kadar devam ettirdi. Bu dönemde neyzen Yûsuf Paşazâde Muzıkalı Celal Bey (İyison), Selimiyeli Bestenigâr Hoca Ziyâ Bey, Tambûrî Fuat Bey (Sorguç), Ûdî Sâmi Bey, Ali Rifat Bey (Çağatay), Arap Cemal Bey (Calân) gibi mûsikişinaslar cemiyetin eğitim öğretim ve icra kadrosunda yer aldı. 1939’da Ahmediye’deki binasında Yeni Üsküdar Mûsiki Cemiyeti adıyla çalışmalarına tekrar başladı ve 1944’e kadar faaliyetlerine devam etti. 1946’da Üsküdar Toptaşı’nda o zamanki Cumhuriyet Halk Partisi Semt Ocağı’nda Üsküdar Halk Mûsikisi Derneği adıyla kuruluşu yenilendi. 4 Ekim 1953 tarihinde tekrar Üsküdar Mûsiki Cemiyeti adını aldı ve 20 Mayıs 1976 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışan bir dernek olarak kabul edildi. 19 Ekim 1987’de adı Emin Ongan Üsküdar Mûsiki Cemiyeti olarak değişen dernek günümüzde aynı isim altında çalışmalarını sürdürmektedir.

1940’lı yıllardan itibaren İstanbul Radyosu’nda yayımlanan periyodik konserlerle ve daha sonraki yıllarda radyo, televizyon ve konserlerde sesini duyuran cemiyet, yurt dışında da çeşitli konserler vererek Türk mûsikisinin tanıtılmasına önemli ölçüde katkı sağladı, ayrıca nitelikli ve titiz eğitimiyle Türk mûsikisinin gelişmesine yardımcı oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Mûsikisi Konservatuvarı’nın kuruluşu esnasında konservatuvar başkanı Ercüment Berker çalışmalarda Üsküdar Mûsiki Cemiyeti’nin örnek alındığını ifade eder. Aynı yıl içerisinde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye radyolarındaki ses ve saz sanatçılarının, öğretim görevlilerinin İstanbul’da yüzde yetmiş beşi, Ankara’da yüzde ellisi, İzmir’de yüzde otuz beşi Üsküdar Mûsiki Cemiyeti’nde yetiştiği görüldü. Cemiyetin bünyesinde yetişmiş önemli ses ve saz sanatçılarından -yukarıda isimleri zikredilenlerin dışında- bazıları şunlardır: Ârif Sami Toker, Avni Anıl, Aka Gündüz Kutbay, Alâattin Pakyüz, Ahmet Özhan, Ahmet Cennetoğlu, Âmir Ateş, Cahit Peksayar, Cüneyt Kosal, Cüneyt Orhon, Cinuçen Tanrıkorur, Fikret Kutluğ, Halil Can, Hurşit Ungay, Hüsnü Anıl, İnci Çayırlı, Müzeyyen Senar, Niyazi Sayın, Necati Tokyay, Recep Birgit, Sadi Hoşses, Sadun Aksüt, Selahattin Pınar, Şükrü Tunar, Şekip Ayhan Özışık, Vahit Anadolu, Varujan Zilciyan, Vecdi Seyhun, Yavuz Özüstün, Yıldırım Bekçi, Yusuf Ömürlü, Zeki Ârif Ataergin. 1952’de kendisiyle yapılan bir röportajda Emin Ongan cemiyete girmek isteyen bir kimsenin önce yedek üye olarak alındığını, bir aylık eğitimden sonra kulak terbiyesi ve kelime telaffuzu bakımından değerlendirilip imtihana tâbi tutulduğunu, başarılı olanların asil üye olarak çalışmalara katılmaya hak kazandığını ifade etmiş, yine aynı röportajda cemiyetin çarşamba, cuma akşamları ve pazar günleri nota, usul ve meşk eğitimi verdiğini söylemiştir.

Günümüzde cemiyette eğitim almak isteyen kişiler ses, kulak ve ritim yeteneği bakımından değerlendirmeye tâbi tutularak başarılı olanlar A sınıfından eğitime başlar. Bunların kırk yaşından küçük olması gerekir. Mûsiki öğrenimini meşk usulüne dayalı bir sistem üzerine kuran cemiyette öğrenim dönemi her yıl ekim ayının ilk cumartesi günü başlayıp bir sonraki yılın mayıs ayının son haftasında sona erer. Cemiyette salı, perşembe günleri akşam üzeri iki saat ve cumartesi tam gün eğitim verilmektedir. Sınıf geçişinin sınavla olduğu A, B, ve C sınıflarında bona, solfej, usul, repertuvar, edebiyat, nazariyat, beste etüdü dersleri yapılır. Her sınıf dönem sonunda cemiyetin konser salonunda konser verir. Üç yılda öğrenimini tamamlayanlar İcra Heyeti sınavına girer. İcra Heyeti cemiyetin katılacağı konserlere program hazırlayan, yetişmiş elemanların bulunduğu bir sınıftır. Cemiyette ücret almadan görev yapan hocalar ayrıca özel saz dersleri vermekte, cumartesi günleri de toplu halde saz eserleri etütleri yapılmaktadır. 2012 yılından itibaren cemiyette şan eğitimi de verilmeye başlanmıştır. Cemiyetin ayrıca zengin bir arşivi bulunmaktadır. Bilgisayar ortamına aktarılan bu arşivde ilâhi, saz eseri, şarkı, beste ve türkü formunda 40.000’den fazla eser yer almaktadır.

Emin Ongan Üsküdar Mûsiki Cemiyeti’nde yoğun ilgiden dolayı İcra Heyeti dışında zamanla bazı korolar teşkil edilmiştir. Bunlar, 1994-1995 öğretim yılından itibaren cemiyetin bünyesinde altı-on beş yaşına hitap eden çocuk korosu, 2007’den itibaren cemiyette yaş sınırlamasından dolayı eğitim alamamış ve herhangi bir sınava tâbi tutulmadan eğitim almak isteyen herkesin katılabileceği meşk korosu, 2014-2015 öğretim yılında başlayan bir uygulama ile de cemiyette üç yıllık öğrenimini tamamlamış, fakat İcra Heyeti’ne girememiş üyelerden oluşan mezunlar korosudur. Bu arada 1984’te bir yıl süreyle Âmir Ateş’in yönetiminde bir Tasavvuf Mûsikisi Korosu oluşturulmuştur. Başkanları yönetim kurulu tarafından seçilen cemiyetin en uzun süreli başkanlığını “hocaların hocası” diye anılan Emin Ongan yapmıştır. 1927’de cemiyete üye olan Ongan 1938’de Üsküdar Mûsiki Cemiyeti başkanı seçilmiş, bu görevini vefat tarihi olan 2 Şubat 1985 tarihine kadar sürdürmüştür. Ondan sonra başkanlık görevini Şeref Çakar devralmış, 31 Aralık 2008’de onun da vefatının ardından 10 Ocak 2009’da cemiyetin beste ve etüt hocası hâfız bestekâr Âmir Ateş başkanlığa getirilmiş olup başkanlık görevini halen sürdürmektedir. Günümüzde cemiyeti temsil eden İcra Heyeti’nin koro şefliğini ise Yıldırım Bekçi ve Esin Seçkin yapmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA

Türk Musikisi Hizmetinde 50. Yıl: Üsküdar Musiki Cemiyeti (haz. Fuat Özçelik), İstanbul 1967; Fehamet Ünal, Ömrünü Musıkiye Adayan İnsan: Emin Ongan, İstanbul 2000, s. 9-11; 85. Yılında Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti, İstanbul, ts.; Üsküdar Musiki Cemiyeti 90 Yaşında, 2008, İstanbul, ts.; Zeki Tükel, “Üsküdar Halk Musikîsi Derneği Nasıl Çalışıyor?”, Radyo Haftası, sy. 94, İstanbul 1952, s. 8-11; Mehmet Güntekin, “Üsküdar Musiki Cemiyeti”, DBİst.A, VII, 349-350 (maddenin yazımında cemiyet başkanı Âmir Ateş ve ikinci başkan Alâattin Pakyüz’ün verdiği bilgilerden de faydalanılmıştır).
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2019 yılında Ankara'da basılan (gözden geçirilmiş 3. basım) EK-2. cildinde, 631-632 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER