YEŞİLCAMİ KÜLLİYESİ

YEŞİLCAMİ KÜLLİYESİ
Müellif: AHMET VEFA ÇOBANOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2013
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/yesilcami-kulliyesi--iznik
AHMET VEFA ÇOBANOĞLU, "YEŞİLCAMİ KÜLLİYESİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/yesilcami-kulliyesi--iznik (22.08.2019).
Kopyalama metni
Caminin iç kapısı üzerinde yer alan kitâbeye göre yapının Sultan I. Murad devrinde Çandarlı Halil Hayreddin Paşa tarafından 780’de (1378-79) inşasına başlanmış, dış kapı üzerinde üç satır halindeki kitâbeye göre de Hayreddin Paşa’nın ölümünden sonra 794’te (1392) inşaat tamamlanmıştır. Dış kapı üzerindeki kitâbede yapının mimarının Hacı b. Mûsâ olduğu yazılıdır. Külliyede günümüze ulaşmayan bir dârülhadisle bir imaretin varlığı bilinmektedir. Ayrıca caminin güneydoğusunda harap durumda bugüne intikal eden bir hamam kalıntısı bulunmaktadır. XIX. yüzyılın sonlarından itibaren bakımsızlıktan harap olan cami Yunan işgali esnasında tahrip edilmiştir. Cami 1956-1960, minare ise 1961-1965 yılları arasında esaslı bir onarımdan geçirilmiştir.

Adını sırlı tuğla ve çinilerle süslü minaresinden alan caminin cepheleri hafif sarımtırak renklerde düzgün kesilmiş mermer bloklarla kaplıdır. Yapının dikdörtgen planlı ve kubbeyle örtülü, üç birimli son cemaat yeri oldukça derin tutulmuştur. Ön cephede üç, yanlarda ikişer sivri kemerli açıklıklı olarak düzenlenen son cemaat yerinde köşelerde “L” şeklinde pâyeler, ortada ön cephede iki, yanlarda ise birer sütun mevcuttur. Sütunlarda mukarnaslı, pâyelerde ise mukarnaslı ve bitkisel süslemeli başlıklar vardır. Cephede ortadaki açıklığın içine sütun başlıkları kesilip iri mukarnaslı söve ve lento yerleştirilmiştir. Taçkapı görünümü kazanan girişte lento üzerinde yapının kitâbesi yer almaktadır. Kapının iki yanındaki sütunların arkasına birer sütun yerleştirilerek ortada bir küçük, bir büyük kemerli düzen elde edilmiştir. Son cemaat yerinde orta birim, mihrap ekseninde iki yarım tonoz arasında mukarnaslı geçişli yüksek sekizgen kasnak üzerinde onaltı dilimli bir kubbe ile örtülüdür. Kubbenin kasnağında dört yönde sivri kemerli birer küçük pencere görülür. İki yanda bulunan birimler ise aynalı tonozla örtülü olup tonozlar dıştan kurşun kaplı çatı altına gizlenmiştir. Son cemaat yerinde oldukça yüksek tutulan yan birimlerin cepheleri rûmîli ve palmetli bordürle çevrelenmiş, geometrik kompozisyonlu ve ajurlu taş şebekelerle kapatılmıştır.

Mihrap ekseninde yer alan kapı, mukarnaslı başlıklara oturan sivri kemer altında iki renkli taş geçmeli ve basık kemerli bir açıklığa sahiptir. Sivri kemerin üstünde üç dilimli bir palmetten oluşan tepelik görülür. Kapı açıklığının köşeleri farklı başlıkları olan yivli sütunçelerle yumuşatılmış, sütunçelerin etrafı lotus-palmet dizisiyle çevrilmiştir. Kapının sağındaki pencerenin üzerinde girift bir süsleme bulunmaktadır. Lento üzerinde kûfî hatlı bir besmele yazılıdır. Sivri kemerli alınlık içinde lotus-palmet ve rûmîlerden meydana gelen bitkisel bezeme, köşeliklerde iri rûmîli bir düzenleme, üstte ise palmetli bordür mevcut olup pencere dıştan rûmîli bir diziyle çevrelenmiştir. Soldaki pencere sivri kemerli alınlıklıdır, alınlığın ortasında palmet dolgulu iri bir rozet vardır. Birkaç basamakla ulaşılan harim dikine dikdörtgen planlıdır ve mihrap yönünde prizmatik üçgenlerle geçişi sağlanan dıştan çokgen kasnaklı sivri kubbe ile örtülüdür. 11 m. çapındaki kubbenin göbeğinde kalem işi olarak asimetrik dilimler halinde düzenlenmiş mavi, turuncu, kiremit kırmızısı, siyah ve beyaz renklerin kullanıldığı bitkisel dekorlu bir madalyon bulunmaktadır. Kuzey yönünde mekân, mukarnas başlıklı iki sütuna oturan sivri kemerli üç birimle bir kademe genişletilmiştir. Ortadaki birim iri mukarnaslı geçişli sekiz dilimli bir kubbe ile örtülü olup kubbe ortasında muhtemelen sonradan kapatılmış olan küçük bir aydınlık feneri vardı. İki yanda yer alan birimler aynalı tonozla örtülmüştür. Sağdaki birimde vaktiyle ahşap bir mahfilin bulunduğu, duvarla sütun ve başlığındaki izlerden anlaşılmaktadır. Harimin duvarları 3,34 m. yüksekliğe kadar mermer levhalarla kaplıdır. Gri damarlı mermerler simetrik yerleştirilip dekoratif bir görünüm elde edilmiştir. Yer yer siyah ve kırmızımsı renklerde taşlarla panolar meydana getirilerek daha etkileyici bir mekân oluşturulmaya çalışılmıştır. Cephelerde alt sırada ikişerli yer alan dikdörtgen açıklıklı pencereler dıştan sivri kemerli alınlıklıdır ve her biri farklı düzenlenmiştir. Eskiden bu pencerelerin üstlerindeki ahşap tavanların boyalı olduğu bilinmektedir. Üst sıra pencereler sivri kemerli açıklıklı olup mihrap yönünde iki, yan duvarlarda tekli olarak ele alınmıştır. Ayrıca kasnakta dört yönde sivri kemerli birer pencere vardır. Zengin süslemeli mermer mihrap iki yandan sütunçelerle sınırlanmış ve süslemesiz bir bordürle çevrelenmiştir. Mihrap nişinin iki köşesi de sütunçelerle yumuşatılmış, ancak sağ köşedeki sütunçe tahrip olmuştur. Beş kenarlı nişin içinde ortada geometrik kompozisyonlu madalyon, iki yanda yine geometrik kompozisyonlu sekiz kollu yıldızlar yer almaktadır. Üstte iri silmeli altıgenlerden meydana gelen zencerek bordürden sonra mukarnaslı yaşmak mevcuttur. Yaşmağın üzerinde mukarnaslı çıkmalı kûfî kitâbede, “Bi’smi’l-meliki’l-aliyyi’l-âlî el-müteâlî” (her şeye hükmedici, yüce, ulu ve her şeyi kuşatıcı olan Allah’ın adıyla) yazılıdır. Mihrap üç yönden geometrik kompozisyonlu bir bordürle çevrelenmiştir. Üstte yüksek kabartma olarak işlenmiş rûmî kompozisyonlu üç dilimli bir tepelik görülmektedir. Camideki ahşap minber ve vaaz kürsüsü yenidir.

Harimin batı köşesinde beden duvarları üzerinde yükselen minare mermer kaplamalı onikigen kaideye sahiptir. Mukarnaslı bilezikten sonra silindir biçiminde devam eden gövdenin alt kısmı iki renkli taştan geometrik düzenlemelidir. Bunun üzerinde sırlı tuğla ve çinilerle kaplı olan bölümde mangan moru zemin üzerinde, fîrûze renkli altıgen ve dokuzgenlerin kesişmesiyle elde edilen geometrik süslemeli bir kuşak bulunmaktadır. Yine fîrûze renkli küçük zencerek motifli bordürden sonra gövdenin büyük bir kısmının tuğlaları arasında mangan moru ve fîrûze renkli sırlı tuğlalarla elde edilmiş zikzak deseni mevcuttur. Fîrûze renkli zikzakların uçlarındaki piramidal çıkıntılar gövdeye hareket kazandırmıştır. Üstte mangan moru zemin üzerinde fîrûze altıgenlerden meydana gelen zencerek motifinin ardından yine aynı renklerin kullanıldığı geometrik geçmeli bir kuşak şerefe altında yer almaktadır. Üç sıra mukarnaslı şerefede mangan moru ve fîrûze sırlı çiniler, kalıp tekniğiyle oluşturulmuş kabarık geometrik süslemeli çiniler ve küçük sarkıtlar bulunmaktadır. Korkulukta fîrûze ve kobalt mavisi renkli çinilerle yapılmış kaplamalar vardır. Petek kısmında mangan moru, fîrûze ve sırsız tuğlalarla dikeyde zikzak düzenleme teşkil edilmiştir. Üstte kurşun kaplı külâhla sonlanan minareye yapının içinde pencereden geçilerek ulaşılmaktadır. Hamamın XV. yüzyılda inşa edilerek külliyeye dahil edildiği tahmin edilmektedir. Çifte hamam olduğu anlaşılan yapının güneydoğu yönünde bir bölümü yola gitmiş, diğer kısımları da büyük ölçüde yıkılmış ve üst örtüleri çökmüştür. Moloz taş ve tuğla malzeme ile inşa edilen hamamın XVII. yüzyılda fonksiyonunu yitirdiği, daha sonra içine bir çini fırınının yapıldığı yakın zamanda kalıntılar içinde yapılan temizlik çalışması ile anlaşılmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
K. Otto-Dorn, Das Islamische İznik, Berlin 1941, s. 20-33; Ayverdi, Osmanlı Mi‘mârîsi I, s. 309-320; Yıldız Demiriz, Osmanlı Mimarisi’nde Süsleme I: Erken Devir 1300-1453, İstanbul 1979, s. 595-614; Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, İstanbul 1986, s. 4-5; S. Yıldız Ötüken v.dğr., Türkiye’de Vakıf Abideleri ve Eski Eserler, Ankara 1986, IV, 259-265; Semavi Eyice, İznik: Tarihçesi ve Eski Eserler, İstanbul 1988, s. 35-37, 47; Ahmet Sipahioğlu, İznik’te İsmail Bey Hamamı ve Diğerlerinin Değerlendirilmesi (yüksek lisans tezi, 1988), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 98-110; Abdülhamit Tüfekçioğlu, Erken Dönem Osmanlı Mimarîsinde Yazı, Ankara 2001, s. 42-47; E. Emine Naza Dönmez, “İznik Yeşil Camii ve Türk Mimarisindeki Yeri”, Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu’na 65. Yaş Armağanı, Antalya 2008, s. 1-25; C. Gurlitt, “Die Islamitischen Bauten von Isnik-Nicea”, OA, III (1912), s. 56-57; Ali Saim Ülgen, “İznik’te Türk Eserleri”, VD, sy. 1 (1938), s. 53-69; Faruk Şahin, “İznik Yeşil Camii Minaresi ve Unutulmuş Bir Çini Tekniği”, STAD, II/4 (1989), s. 48-54.
Bu madde ilk olarak 2013 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 43. cildinde, 495-496 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.