ABDÜLKADİR ŞEYHÎ EFENDİ

Müellif:
ABDÜLKADİR ŞEYHÎ EFENDİ
Müellif: MEHMET İPŞİRLİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 18.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulkadir-seyhi-efendi
MEHMET İPŞİRLİ, "ABDÜLKADİR ŞEYHÎ EFENDİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulkadir-seyhi-efendi (18.07.2019).
Kopyalama metni
920’de (1514) İstanbul’da doğdu. Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi’nin kardeşi olan Şeyh Hacı Efendi’nin oğludur. Bundan dolayı Şeyhî lakabı ile tanınmıştır. İlk tahsilinden sonra Ebüssuûd Efendi’ye intisap etti ve ondan ders alarak mülâzım oldu. Öğretim hayatına Gelibolu’daki Sarıca Paşa ve Bursa’daki Yıldırım medreselerinde başladı. Daha sonra 1551-1562 yılları arasında sırasıyla Çorlu’da Ahmed Paşa, İstanbul’da Haseki, Sahn-ı Seman, Ayasofya ve Süleymaniye medreselerinde müderrislik, ardından Şam, Mısır, Bursa ve İstanbul’da kadılık yaptı. 1570’te Anadolu, 1571’de de Rumeli kazaskerliğine getirildi. 1573’te bu görevinden ayrıldı. 1583’te kendisine Süleymaniye Dârülhadisi müderrisliği verildi. 8 Mayıs 1587’de Çivizâde Mehmed Efendi’nin ölümü ile boşalan şeyhülislâmlığa getirildi. Şeyhülislâmlığı döneminde, çekilen malî sıkıntı yüzünden akçenin değerinin düşürülmesi ve bu değeri düşük akçenin askere ulûfe olarak verilmek istenmesi üzerine çıkan olaylar sırasında, bir grup sipahi Abdülkadir Efendi’ye, verilen bu “mağşûş akçe” ile esnaftan zorla alınan eşya ve yiyeceğin helâl olup olmadığını sormuştu. Abdülkadir Efendi’nin “haramdır” şeklindeki fetvası üzerine gelişen ve tarihe Beylerbeyi Vak‘ası adıyla geçen kanlı olaylar sonunda Rumeli Beylerbeyi Mehmed Paşa ve Başdefterdar Mahmud Efendi idam edilirken, Vezîriâzam Siyavuş Paşa, bazı vezirler ve devlet erkânı ile birlikte 2 Haziran 1589’da 250 akçe maaş ile o da azledildi. 27 Receb 1002’de (18 Nisan 1594) vefat etti; cenazesi Eyüp’te kendi yaptırdığı mescidin hazîresine defnedildi.

BİBLİYOGRAFYA
Selânikî, Târih, Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2259, vr. 104b, 119a-120b, 202a-203a; Atâî, Zeyl-i Şekāik, İstanbul 1268, s. 327; Ayvansarâyî, Hadîkatü’l-cevâmi‘, I, 269; Devhatü’l-meşâyih maa zeyl, s. 32-33; Sicill-i Osmânî, III, 345; İlmiyye Salnâmesi, s. 404-409 (6 fetva örneği); Tahsin Öz, İstanbul Camileri, Ankara 1962, I, 17; Nezihi Aykut, Hasan Beyzâde Târihi (doktora tezi, 1980), İÜ Ed.Fak., Tarih Seminer Kitaplığı, nr. 3277, II, 128-135, 155.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 244 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.