ABDULLAH b. AHMED el-VÂSİḲ-BİLLÂH

عبد الله بن أحمد الواثق بالله
Müellif:
ABDULLAH b. AHMED el-VÂSİḲ-BİLLÂH
Müellif: HULUSİ YAVUZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 18.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-ahmed-el-vasik-billah
HULUSİ YAVUZ, "ABDULLAH b. AHMED el-VÂSİḲ-BİLLÂH", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-ahmed-el-vasik-billah (18.09.2019).
Kopyalama metni
Sultan Ahmed el-Mansûr’un üç oğlundan biri olup Merakeş valisi iken babasının vefatından birkaç gün sonra, 5 Eylül 1603’te aynı şehirde sultan ilân edildi. Ancak cülûsundan birkaç gün evvel kardeşi Zeydân da Fas şehri ulemâsı ve halkı tarafından sultan ilân edilmişti. Bu yüzden Fas ulemâsı, Zeydân’ın meşrû bir hükümdar olarak daha önce tahta geçtiğini ve Abdullah’ın annesinin âzatlı bir câriye olduğunu da ileri sürerek Abdullah’ı tanımadıklarını bildirdiler. Böylece kardeşler arasında taht kavgası başlamış oldu. Mücadele sonunda mağlûp olan Zeydân, Vecde’ye kaçıp oradaki Türkler’e sığındı. Abdullah, bu defa, isyan eden diğer kardeşi Muhammed eş-Şeyh ile uğraşmak zorunda kaldı. Ancak Aklim’de (veya Marsürremâd’da) meydana gelen çarpışmalarda Abdullah yenilerek Sûs’a kaçtı (1015/1606). Fakat tahta geçen Muhammed’in uyguladığı baskı ve sindirme politikası kısa zamanda halkın isyanına sebep oldu ve Zeydân tekrar hükümdar ilân edildi. Bu hadise Abdullah ile Muhammed’i barıştırdıysa da Zeydân’ın Türk kumandanı Mustafa Paşa’nın takibi üzerine Muhammed İspanya’ya giderek III. Philip’e sığındı. Öte yandan Abdullah b. Ahmed ile Muhammed’in oğlu Abdullah, Tâzâ şehri yakınlarında Zeydân’ın kuvvetlerine karşı mücadelelerini devam ettirdiler. Mustafa Paşa’nın savaşta öldürülmesi üzerine Zeydân’ın ordusu bozguna uğradı ve Abdullah ile yeğeni şehri zaptettiler (Temmuz 1609). Ebû Fâris Abdullah bu zaferden sonra kardeşi Muhammed’e karşı bir komplo hazırlattı. Ancak bu komplonun yeğeni tarafından öğrenilmesi üzerine bir gece evinde boğularak öldürüldü (Ağustos 1609).

Ebû Fâris Abdullah dindar ve zâhid bir kimse olarak tanınmıştır. Merakeş’te bir cami ile bir de kütüphane yaptırmıştır.



BİBLİYOGRAFYA
Auguste Cour, L’établissement des dynasties des chérifs au Maroc et leur rivalitié avec les Turcs de la Régence d’Alger, 1509-1830, Paris 1904, s. 149-152; Henry de Castries, Les Sources Inédites de L’Histoire du Maroc (Première série - Dynastie Saadienne, Archives et bibliothèques des Pays-Bas), Paris 1906, I, 116-129; C. E. Bosworth, İslâm Devletleri Tarihi (trc. Erdoğan Merçil – Mehmet İpşirli), İstanbul 1980, s. 47; Charles André Julien, Histoire de L’Afrique du Nord: Tunusie-Algéria-Maroc, Paris 1980, II, 217; Jamil M. Abu’n-Nasr, A History of the Maghrib in the Islamic period, London 1987, s. 220; A. Cour, “Abdullah”, İA, I, 29-30; a.mlf., “Sa’dîler”, İA, X, 43-44; R. le Tourneau, “Fas”, EI2 (İng.), II, 819.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 82 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.