ABDULLAH b. CÜBEYR

عبد الله بن جبير
Müellif:
ABDULLAH b. CÜBEYR
Müellif: MUSTAFA FAYDA
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-cubeyr
MUSTAFA FAYDA, "ABDULLAH b. CÜBEYR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-cubeyr (21.10.2019).
Kopyalama metni
Evs kabilesine mensup olup Birinci Akabe Biatı’ndan sonra İslâmiyet’i kabul etti. Medineli yetmiş kişi ile birlikte İkinci Akabe Biatı için Mekke’ye geldi. Biattan önce Hz. Peygamber’le görüşmek istedi ve birkaç arkadaşıyla birlikte Peygamber’in kalmakta olduğu Abbas’ın evine gitti. Fakat Abbas, Hz. Peygamber’in Medineliler’le olan münasebetini Kureyşliler’den gizlemenin gereğine inandığı için, onlara Peygamber’le ancak Akabe’de görüşebileceklerini söyledi. Abdullah da diğer ensar gibi Akabe’de Hz. Peygamber’e biat etti.

Abdullah b. Cübeyr Bedir ve Uhud savaşlarına katıldı. Uhud Savaşı’nda Hz. Peygamber, İslâm ordusuna arkadan gelebilecek saldırıya engel olmak maksadıyla sol taraftaki Ayneyn tepesine, Abdullah b. Cübeyr kumandasında elli kadar okçu yerleştirdi ve hiçbir şekilde oradan ayrılmamalarını emretti. Savaşın başlangıcında müslümanların galip gelmeye başladığını gören okçuların büyük bir kısmı ganimetten mahrum kalmamak için yerlerinden ayrılmaya başladılar. Abdullah Hz. Peygamber’in “bizim bozguna uğradığımızı, atlarımızı kuşların kaptığını görseniz bile, ben size haber gönderinceye kadar yerinizden ayrılmayınız” buyurduğunu anlatmaya çalıştıysa da, bütün gayret ve ısrarlarına rağmen çözülmeye engel olamadı ve yanında kalan on kişi ile birlikte Hâlid b. Velîd’in kumanda ettiği Mekkeli süvarilerle savaşmak mecburiyetinde kaldı. Okla savaşa başlayan Abdullah, oku bitince mızrağıyla, o da kırılınca kılıcıyla mücadeleye devam etti; nihayet İkrime b. Ebû Cehil ve arkadaşları tarafından şehid edildi. Müşrikler onu öldürmekle yetinmeyerek vücudunu delik deşik ettiler ve bağırsaklarını dışarı döktüler. Âl-i İmrân sûresinin 152. âyeti, şehid oluncaya kadar Hz. Peygamber’in emrini yerine getirmeye çalışan Abdullah ve arkadaşlarını övmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
Vâkıdî, Kitâbü’l-Meġāzî (nşr. M. Jones), London 1965-66 ⟶ Beyrut, ts. (Âlemü’l-Kütüb), I, 131, 160, 219-220, 229-230, 232, 284, 301-302, 323; İbn Hişâm, es-Sîre (nşr. Mustafa es-Sekkā v.dğr.), Kahire 1375/1955, I, 465, 689; II, 65, 113, 123; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳātü’l-kübrâ (nşr. İhsan Abbas), Beyrut 1388/1968, II, 39-40, 41, 42, 47; III, 53, 475-476; IV, 7; VIII, 31; Halîfe b. Hayyât, et-Târîḫ (nşr. Süheyl Zekkâr), Dımaşk 1967-68, s. 29, 34; a.mlf., eṭ-Ṭabaḳāt (nşr. Süheyl Zekkâr), Dımaşk 1966-67, I, 197; İbn Habîb, el-Muḥabber (nşr. Ilse Lichtenstadter), Haydarâbâd 1361/1942, s. 278-279; Belâzürî, Ensâbü’l-eşrâf, I (nşr. Muhammed Hamîdullah), Kahire 1959, s. 241, 265, 317, 319, 330; Taberî, Câmiu’l-beyân, Bulak 1323-29 ⟶ Beyrut 1398/1978, IV, 81-87; İbn Abdülber, el-İstîʿâb (nşr. Ali Muhammed el-Bicâvî), Kahire 1969, III, 877; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe (nşr. Muhammed İbrâhim el-Bennâ v.dğr.), Kahire 1390-93/1970-73, III, 194; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, II, 331; Makrîzî, İmtâʿu’l-esmâʿ, Kahire 1941, I, 101, 120, 128; İbn Hacer, el-İṣâbe, Kahire 1328, II, 286.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 93 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.