ABDULLAH b. EBÛ BEKİR es-SIDDÎK

عبد الله بن أبي بكر الصديق
ABDULLAH b. EBÛ BEKİR es-SIDDÎK
Müellif: MEHMET ALİ SÖNMEZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-ebu-bekir-es-siddik
MEHMET ALİ SÖNMEZ, "ABDULLAH b. EBÛ BEKİR es-SIDDÎK", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-ebu-bekir-es-siddik (22.10.2019).
Kopyalama metni
Esmâ ile öz kardeş, Âişe ile de baba bir kardeş olan Abdullah, Mekke’de doğdu. Hicret sırasında, Sevr mağarasında bulundukları üç gün boyunca Hz. Peygamber ile babasının istihbarat hizmetlerini üstlendiği zaman çocuk denecek yaşta idi. Abdullah, Kureyş müşriklerinin yaptıkları toplantıları takip edip Peygamber’in aleyhine alınan kararları öğrenir, akşam karanlığında gizlice Sevr mağarasına giderek olup bitenleri aktarırdı. Geceyi mağarada geçirdikten sonra alaca karanlıkta kimseye görünmeden tekrar Mekke’ye dönerdi. Hz. Âişe, üvey kardeşinin bu son derece tehlikeli işteki başarısını, onun cesur, akıllı ve becerikli oluşuyla açıklamıştır. Abdullah, Peygamber’in Medine’ye ulaştığını öğrenince ailesiyle birlikte oraya hicret etti.

Aşere-i mübeşşere*den Saîd b. Zeyd’in kız kardeşi Âtike ile evlenen Abdullah’ın, hanımına olan düşkünlüğü sebebiyle savaşlara katılma gibi bazı görevlerini yerine getiremediği ve bundan dolayı babasının emriyle ondan ayrılmak zorunda kaldığı rivayet edilir. Ancak bu ayrılığın üzüntüsünü içli şiirlerle terennüm ederek babasının merhametini celbetmiş ve Âtike ile tekrar bir araya gelmiştir.

Abdullah, Mekke fethine ve Huneyn Gazvesi’ne katıldı; Tâif muhasarasında yaralandı. Bir süre iyileşen bu yara daha sonra tekrar açıldı ve ölümüne sebep oldu. Cenaze namazını babası kıldırdı. Abdullah’tan, Begavî ve Hâkim’in eserlerinde naklettikleri sadece bir hadis rivayet edilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
Vâkıdî, Kitâbü’l-Meġāzî (nşr. M. Jones), London 1965-66 ⟶ Beyrut, ts. (Âlemü’l-Kütüb), I, 395, 402; III, 930, 931, 938; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳātü’l-kübrâ (nşr. İhsan Abbas), Beyrut 1388/1968 I, 229; Buhârî, “Menâḳıbü’l-enṣâr”, 45; Taberî, Târîḫ (nşr. Muhammed Ebü’l-Fazl), Kahire 1960-70 ⟶ Beyrut, ts. (Dâru Süveydân), II, 376, 378, İbn Abdülber, el-İstîʿâb (el-İṣâbe içinde), Kahire 1328, II, 258; III, 199; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, Kahire 1285-87, III, 299; İbn Kesîr, el-Bidâye, Beyrut 1967, V, 263, 338; Nevevî, Tehẕîbü’l-esmâ, Beyrut, ts. (Dârü’l-Kütübi’l-ilmiyye), I, 262; İbn Hacer, el-İṣâbe, Kahire 1328, II, 283.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 95-96 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.