ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ

عبد الله بن الحارث الهاشمي
ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 01.12.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-haris-el-hasimi
M. YAŞAR KANDEMİR, "ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-b-haris-el-hasimi (01.12.2020).
Kopyalama metni

Dedesi Nevfel, Hz. Peygamber’in amcası Hâris’in oğludur. Babası ve dedesi sahâbî olan Abdullah, Peygamber’in vefatından iki yıl önce doğmuştur. Annesi Hind, Ebû Süfyân’ın kızı ve Peygamber’in baldızıdır. Doğumunun ilk günlerinde teyzesi Ümmü Habîbe’nin evine götürülen Abdullah’ı Hz. Peygamber bu evde gördü ve ağzına ilk lokmayı vererek (tahnîk) hayır duada bulundu. Küçüklüğünde Abdullah’ı severken annesinin söylediği bebbe (tombul çocuk) kelimesi, zamanla onun lakabı haline gelmiştir. Babası Hâris’in Basra’ya yerleşmesi sebebiyle Basralılar tarafından iyi tanınan, sevilip takdir edilen Abdullah’ı, Yezîd b. Muâviye’nin ölümü üzerine Basra halkı vali seçerek Abdullah b. Zübeyr adına kendisine biat etti (684). Fakat İbnü’z-Zübeyr daha sonra onu bu görevden aldı. Haccâc’a karşı savaşan İbnü’l-Eş‘as yenilince Abdullah b. Hâris Basra’dan kaçarak Uman’a gitti ve seksen yaşlarında iken orada öldü. İbn Hibbân, onun sam yeli vurması sonucu 698’de ölerek Ebvâ’ya gömüldüğünü söylüyorsa da bu şekilde ölen kendisi değil, oğlu Abdullah’tır.

Rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer alan ve Yahyâ b. Maîn, Ali b. Medînî, Nesâî tarafından sika kabul edilen Abdullah, Hz. Ömer, Osman, Ali, Abbas b. Abdülmuttalib, Übey b. Kâ‘b gibi sahâbîlerden çok sayıda hadis rivayet etmiştir. Doğrudan Hz. Peygamber’den olan rivayetleri ise mürseldir. Kendisinden de oğulları İshak, Abdullah ve Ubeydullah ile İbn Şihâb ez-Zührî, Ebû İshak es-Sebîî ve Ömer b. Abdülazîz rivayette bulunmuşlardır.


BİBLİYOGRAFYA

, V, 24-26; VII, 100.

, I, 451, 481; II, 581, 599.

, V, 63-64.

, V, 30-31.

, s. 70.

(el-İṣâbe içinde), II, 281-282.

, I, 211-212.

, III, 207-208.

, I, 200-201.

, V, 128-129.

, III, 58.

a.mlf., Tehẕîbü’t-Tehẕîb, V, 180-181.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1988 yılında İstanbul'da basılan 1. cildinde, 105 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER