AHMED BEY - TDV İslâm Ansiklopedisi

AHMED BEY

Müellif:
AHMED BEY
Müellif: MEHMET MAKSUDOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.09.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-bey
MEHMET MAKSUDOĞLU, "AHMED BEY", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-bey (22.09.2021).
Kopyalama metni

Osmanlı hâkimiyetine karşı çıkması ve ülkesinde Batılılaşma hareketini başlatması ile tanınır. Babası Mustafa Bey’in ölümü üzerine 1837’de bey oldu. Beyliğinin ilk on yılında Osmanlı yönetimi ile münasebetleri iyi gitmedi. Trablusgarp’ta hâkimiyetini yeniden güçlendirmiş olan Osmanlı Devleti’nden çekindiği için, Cezayir’e yerleşmiş bulunan ve Afrika’da Türk nüfuzunu istemeyen Fransız yönetimi ile ilişkilerini geliştirmeye çalıştı. Ülkesini askerlik, idare ve eğitim alanlarında Avrupa tesirinde modernleştirmeye gayret etti; köle ticaretini yasakladı ve bir müddet sonra da köleliği tamamen kaldırdı (1846). Fransızlar’ın Tunus’ta okul açmalarına izin verdi; ayrıca eğitim için Avrupa’ya öğrenci gönderdi. Düzenli ve kuvvetli bir ordu ve donanma kurmak gayesiyle Fransa’dan subay ve uzmanlar getirtti, aynı zamanda bir askerî okul açtırdı. Orduda askerlerin sayısını beş binden yirmi bine çıkardı ve askeri Avrupa tarzında giydirdi. Dışarıdan on iki gemilik bir filo satın aldı. Ayrıca gemi inşası için bir tersane kurdurduysa da bundan başarılı bir sonuç alınamadı.

Ahmed Bey’in yönetimindeki Tunus ile Fransa arasında her alanda ilişkiler geliştirildi. Fransa Tunus’un bağımsızlığı konusunda ona destek sağladı. Nitekim Osmanlı hâkimiyetini güçlendirmek için İstanbul hükümetinin Kaptan Tâhir Paşa kumandasında Tunus’a gönderdiği bir donanma, Fransa’nın Ahmed Bey’e bir donanma ile yardım göndermesi üzerine geri çekilmek zorunda kaldı (1839). Bu olaydan sonra Ahmed Bey’in İstanbul’a yaptığı müracaat kabul edilerek kendisine paşalık ve Tunus beyliği verildi. Ancak Osmanlı Devleti’nin Tunus üzerindeki hâkimiyetini bir defa daha teyit için 1842’de Tunus’a yıllık vergi almak üzere gönderdiği memur eli boş çevrildi. 1846’da İstanbul hükümeti nezdindeki Avusturya büyükelçiliği tarafından Tunus’a gönderilen başkonsolosu reddeden Ahmed Bey, bağımsızlığını elde ettikten sonra 1848’de bizzat Avusturya hükümeti tarafından gönderilen konsolosu kabul etti.

Osmanlı Devleti’nin Tunus üzerinde hâkimiyetini sürdürmek istemesine karşılık Ahmed Bey, Fransa ile kurduğu yakın ilişkilere güvenerek bağımsızlığını Osmanlı yönetimine kabul ettirmek istiyordu. Fransa Kralı Louis-Philippe’in oğullarının 1845’te Tunus’u ziyaret etmelerinden sonra, maiyetiyle birlikte ertesi yıl kralın kendisine gönderdiği bir gemiyle Fransa’yı ziyaret etti ve burada debdebeli bir şekilde karşılandı. Fransa’da bağımsız bir hükümdar gibi muamele görmesini Osmanlı sefiri Süleyman Bey protesto ettiyse de bir tesiri olmadı. Programında Londra ziyareti de varken, İngiltere hükümetinin kendisini kraliçeye Osmanlı sefirinin takdiminde ısrar etmesi üzerine bu ziyaretten vazgeçti.

Osmanlı-Tunus münasebetlerindeki bu çatışma hali, Fransa’nın Tunus’a yerleşmesini kendi menfaatleri açısından daha tehlikeli gören İngiltere’yi harekete geçirdi ve İngiliz başkonsolosu Sir Stratford Canning’in aracılığı ile uzlaşmayla sonuçlandı. Neticede Ahmed Bey isteklerini Osmanlı yönetimine kabul ettirdi; üzerinde hatt-ı hümâyun bulunan bir ferman gönderilerek halefleri için geçerli olmamak üzere yalnız kendisine bağımsızlık tanındı (1848). Bundan sonra Ahmed Bey padişaha çeşitli hediyeler yolladı. Kırım Savaşı’nda Ruslar’a karşı Osmanlı ordusunda savaşmak için bir Tunus kıtasını İstanbul’a göndermesinden memnun olan Sultan Abdülmecid, onu iftihar nişanı ve çeşitli hediyelerle ödüllendirdi.

Debdebe ve israf içinde yaşayan Ahmed Bey 30 Mayıs 1855’te öldü. Beyliği döneminde halktan sık sık zorla para toplamaya kalkışması üzerine çeşitli isyanlar olmuş, büyük masraflarla inşa ettirdiği Muhammediyye Sarayı da tamamlanamamıştır. İsraf derecesinde gösteriş ve sefahate düşkünlüğü kendisini tarih önünde töhmet altında bıraktığı gibi takip ettiği iç ve dış politika, beyliği içeride çöküntüye, dışarıda ise Fransa’nın sömürgesi olmaya doğru götürmüştür.


BİBLİYOGRAFYA

İbn Ebû Dînâr, el-Müʾnis fî aḫbâri İfrîḳıyye ve Tûnis, Tunus 1350/1932.

İbn Ebü’d-Diyâf, İtḥâfü ehli’z-zamân bi-aḫbâri mülûki Tûnis ve ʿahdi’l-emân (VI. bl. Devletü Aḥmed Bey, nşr. Ahmed Abdesselem), Tunus 1935.

Muhammed es-Senûsî, Müsâmerâtü’ẓ-ẓarîf bi-ḥüsni’t-taʿrîf, Tunus 1926, s. 54.

Aziz Samih İlter, Şimali Afrikada Türkler, İstanbul 1937, II, 170-171.

K. J. Perkins, Tunisia, Colorado 1986, s. 69-72.

Jamil M. Abu’n-Nasr, A History of the Maghrib in the Islamic Period, Cambridge 1987, s. 272-276.

André Martel, “L’armée d’Ahmed Bey d’après un instructeur français”, Les Cahiers de Tunisie, sy. 4, Tunus 1956, s. 373-407.

Ahmed Abdesselem, “Contribution à l’étude de la politique et de l’administration d’Ahmad Bey (1837-1855) La délégation de pouvoirs de 1846”, a.e., XIX/73-74 (1971), s. 109-118.

G. Yver, “Ahmed Bey”, , I, 180-181.

a.mlf. – M. Emerit, “Aḥmad Bey”, , I, 281-282.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1989 yılında İstanbul’da basılan 2. cildinde, 48-49 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER