AHMED FÂİZ EFENDİ

Müellif:
AHMED FÂİZ EFENDİ
Müellif: MUSTAFA UZUN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-faiz-efendi
MUSTAFA UZUN, "AHMED FÂİZ EFENDİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-faiz-efendi (20.11.2019).
Kopyalama metni
Çok sayıda âlim yetiştiren ve Berzencîler adıyla tanınan seyyid bir aileden gelmektedir. Babası, Berzenciyye şeyhlerinden Mahmud Efendi’dir. 1842’de Musul yakınlarındaki Süleymaniye’ye bağlı Addân (عدّان) köyünde doğdu. Özel hocaların yanında başladığı tahsilini Süleymaniye ve Kerkük medreselerinde tamamladıktan sonra Süleymaniye’de Nevtuşîzâde Müftü Efendi Medresesi’nde dersiâm oldu (4 Eylül 1859). Uzun süre bu görevi yürüttükten sonra ailesinin kalabalıklaşıp geçim zorluğu çekmeye başlaması üzerine 1868’de Merke kazası nâibliğine tayin edilerek idarî göreve geçti. Köysancak (Musul), Karadak, Kûtül‘amâre ve Müntefek nâibliklerinde bulunduktan sonra Kerbelâ sancağı nâibi oldu. İdarî ve ilmî çalışmalarındaki başarıları sebebiyle kendisine İzmir pâyesi verildi (1886). Kerbelâ’daki görevinde süresini tamamlayınca Dersim sancağı nâibliğine getirildi (1888). Bir yıl sonra Urfa nâibliğine tayin edildi ve burada üç ay kadar mutasarrıf vekilliği de yaptı. Bu vazifedeyken kendisine Kudüs pâyesi verildi. 1891’de Kastamonu merkez nâibi oldu. Burada ayrıca yedi ay valiliğe vekâlet etti 1892’de Musul vilâyeti nâibliğine getirildi. 1896’da Musul’dan ayrılarak Meclis-i Maârif üyesi oldu (24 Ağustos 1897) ve aynı yıl bilâd-ı hamse pâyesini aldı. 1901’de Haremeyn-i muhteremeyn pâyesine yükseltildi. 1 Şubat 1906’da Edirne vilâyeti merkez nâibliğine tayin edildi. 1907’de emekli oldu. Bu tarihten sonraki hayatı hakkında bilgi yoktur.

Eserleri. Faal bir idareci olan Ahmed Fâiz Efendi, aynı zamanda İslâmî ilimlerin çeşitli dallarında Türkçe, Arapça ve Farsça eserler yazmıştır. Hakkında bilgi bulunabilen basılmış veya yazma halindeki eserleri şunlardır: 1. Enfesü’l-fevâʾid fi’l-kelâm ve’l-ʿaḳāʾid. Dersim nâibliği sırasında kaleme aldığı fevâid* türündeki bu Arapça eserde, başlıcaları kelâm, akaid ve fıkıh olmak üzere çeşitli İslâmî ilimlerle ilgili konular işlenmiştir. Ehl-i sünnet kavramını açıklayan bir bölümle başlayan eser 283 varaktır. Sonunda 284a’dan 289a’ya kadar devam eden bir ilâve kısımda müellif Hz. Hüseyin’e varan nesebi, doğum yeri ve tarihi, tahsili, eserleri, mansıpları ve rütbeleriyle ilgili bilgiler vermektedir. 1889 yılında tamamlanan eserin bir nüshası İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ndedir (AY, nr. 4783). 2. Hayrü’l-eser fi’n-nusûsi’l-vârideti fî hakkı âli seyyidi’l-beşer. Muteber kitaplarda yer alan Ehl-i beyt, ashap ve Hz. Muhammed hakkındaki bilgilerden derlenmiş elli yedi varak hacminde bir eserdir. Önsözünde belirtildiğine göre, 1888 Ramazanı başlarında, gece gündüz çalışılarak on iki günde tamamlanmıştır. Müellifin ta‘lik hattıyla yazdığı bir nüsha İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ndedir (AY, nr. 4840). 3. Kitâbü İkdi’l-leâl fîmâ havâ tarîfâti’l-ulûm ve yukraü alâ isney aşere minvâl. Gubârî ta‘lik hatla yazılmış küçük bir risâledir. Ahmed Fâiz Efendi’nin sanatkâr yönünü de ortaya koyan eser, satranç usulüyle hazırlanmıştır. Sağdan sola ve yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda kelâm, tefsir, hadis, rivayet usulü, fıkıh, ilm-i hikmet, mantık, meânî, bedî ve beyân gibi ilimlerin tarif edilip konularının açıklandığı görülmekte, sonunda ise aynı tarzda yazılmış Türkçe bir kaside yer almaktadır. Arapça olan kitabın kullanılışı önsözde Türkçe olarak açıklanmıştır. Sultan II. Abdülhamid’in doğum yıldönümü gününe rastlayan 21 Eylül 1895’te tamamlanan eserin bulunabilen tek nüshası İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ndedir (AY, nr. 4691). 4. Evzahu’l-beyân fî vücûbi itâati’s-sultân. Nassü’l-Kurân fî vücûbi itâati’s-sultân ismini de taşıyan bu Arapça eser (Hediyyetü’l-ârifîn, I, 193) saray tercümanlarından Abdülhamid Hamdi Baban tarafından Türkçe’ye tercüme edilerek Sultan II. Abdülhamid’e sunulmuştur (İÜ Ktp., TY, nr. 9913). Arapça aslı elde mevcut olmayan bu tercümenin önsözünde müellif, görevli olarak bulunduğu yerlerdeki göçebe halkın “halife” veya “sultan” mefhumlarını bilmediğine şahit olduğunu, bundan dolayı halk arasında öldürme ve yağmalama hadiselerinin tabii görüldüğünü söylemekte, eserini buna engel olmak ve devlete itaat etmenin vâcip olduğunu cahil halka öğretmek maksadıyla kaleme aldığını belirtmektedir. Hacim itibariyle küçük olmasına rağmen konunun işlenişi yönünden dikkate değer bir eserdir. 5. Cilâü’t-tarf fî ilmi’s-sarf (İstanbul 1300). Arapça bir dil bilgisi kitabıdır. 6. Tuhfetü’l-ihvân fî şerhi Fethi’r-rahmân (İstanbul 1300). İlm-i meânîden bahseden Türkçe bir eserdir. 7. Hamîdiyye (İstanbul 1303). Arap gramerinden bahseden Türkçe bir kitaptır. 8. Teshîlât-ı Berzenciyye der Avâmil-i Cedveliyye (İstanbul 1303). Türkçe olan eser Avâmil’in yeniden tertip edilmiş şeklidir. 9. Hamîdiyye fî ihtisâri’s-sarf ve’n-nahv bi’l-lugati’t-Türkiyye (Kastamonu 1310). 10. Ebhe’l-kalâid fî telhîsi Enfesi’l-fevâid (Musul 1314). Çeşitli dinî meselelerden bahseden Enfesü’l-fevâid adlı eserinin Arapça bir hülâsasıdır.

Ahmed Fâiz Efendi Enfesü’l-fevâid adlı eserinin sonunda (vr. 288a) yazdığı kitapların bir listesini vermektedir. Bunlardan hakkında ayrıca bilgi bulunamayanlar aşağıda gösterilmiştir. Müellif bu eserlerin adlarını, konularını ve kaleme alındıkları diller ile yazıldıkları yer ve yılları şu şekilde belirtmiştir: Ravzatü’l-ezhâr fî şerhi Gayeti’l-ihtisâr (fıkıh, Farsça, Süleymaniye 1277); Ḫulâṣatü’l-ʿAḳīde fî şerḥi Dürreti’l-ferîde (akaid, Arapça, Süleymaniye 1278); el-Bedrü’l-kâmil fî ihtisâri’t-tasrîf ve’l-avâmil (Arap grameri, Türkçe, İstanbul 1300); es-Seyfü’l-meslûl fi’l-kati bi-necâti usûli’r-Resûl (Arapça, Dersim 1306); Zübdetü’l-âmâl fî tercemeti Nusûsi’l-âl (Türkçe, Urfa 1307); ed-Dürerü’l-manzûm fî îzâhı me’ştemele alâ sebati ulûm (Arapça, İstanbul 1308); Behcetü’l-bünyân hâşiyetü Tuhfeti’l-ihvân (Arapça, Kastamonu 1311).

BİBLİYOGRAFYA
Ahmed Fâiz Efendi, Enfesü’l-fevâid fi’l-kelâm ve’l-akāʾid, İÜ Ktp., AY, nr. 4783, vr. 284a-289a; Mizancı Mehmed Murad, Devr-i Hamîdî Âsârı, İstanbul 1308, s. 23-24; Hediyyetü’l-ârifîn, I, 193; Karatay, Arapça Basmalar, I, 3, 127; Sadık Albayrak, Son Devir Osmanlı Ulemâsı, İstanbul 1980, I, 134-135.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 64-65 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.