ALUS, Sermet Muhtar - TDV İslâm Ansiklopedisi

ALUS, Sermet Muhtar

Müellif:
ALUS, Sermet Muhtar
Müellif: ALİM KAHRAMAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.10.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/alus-sermet-muhtar
ALİM KAHRAMAN, "ALUS, Sermet Muhtar", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/alus-sermet-muhtar (28.10.2021).
Kopyalama metni
28 Mayıs 1887 tarihinde İstanbul Saraçhanebaşı’nda doğdu. Asıl adı Osman Sermet’tir. “Sermed” kelimesi ebced hesabına göre doğum tarihi olan 304 (1304) yılını vermektedir. Babası Askerî Müze Müdürü Ferik Ahmed Muhtar Paşa, annesi Osman Âbid Paşa’nın kızı, Hanımlara Mahsus Gazete’de F. K. imzasıyla yazıları yayımlanan Fatma Kevser Hanım’dır. Başlangıçta Osman Sermet Muhtar, daha sonra yazılarında Sermet Muhtar adını kullandı. Eğitimine Sultanahmet’teki Fîruz Ağa Camii imamı Mustafa Efendi’den aldığı özel derslerle başladı, Muhacir Ârif Efendi ile devam etti. Küçük yaşlarda Fransızca ve Almanca öğrendi. On yaşında iken dedesi Âbid Paşa’nın sürgünde bulunduğu Halep’e gitti. Dönüşünde son sınıfına kaydedildiği Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi’nden 1906’da mezun oldu. Aynı yıl girdiği Mekteb-i Hukuk’u birincilikle bitirdi (1910). Avrupa’da hukuk doktorası yapma arzusu gerçekleşmeyince sınavla Askerî Müze’ye Umûr-ı Fenniyye ve Târîhiyye kâtibi olarak girdi. Bu sırada müze için hazırladığı rehberler üç cilt halinde yayımlandı. Babasının ölümünün (1926) ardından müzedeki görevinden ayrıldı. Hayatının son döneminde geçimini gazete ve dergilere yazdığı yazılarla sağlamaya çalıştı. 18 Mayıs 1952’de öldü. Bilgili, kibar, zeki, nüktedan, sohbeti aranan, cömert kişiliğiyle tanınan Sermet Muhtar zaaflarını, maddî sıkıntılarını dışa yansıtmayan bir terbiyeye sahipti.

Sermet Muhtar’ın çocukluğu, köklü ve zengin kültür birikimine sahip bir aile ortamı içinde dedesi Âbid Paşa’nın Saraçhanebaşı’nda ve Göztepe’deki konaklarında geçmiş, konak hayatı kişiliğinin şekillenmesinde etkili olmuştur. Çocukluğundan itibaren Şehzadebaşı’nda ve Kadıköy yakasındaki tiyatrolarda çok sayıda oyun izleme imkânı bulmuştur. Jules Verne’in çeviri romanları yanında F. Alcan’ın “Bibliothèque de philosophie contemporaine” dizisindeki kitapları okumuş, Illustration dergisinin hemen tamamını edinmiştir. Servet-i Fünûn şair ve yazarlarının eserlerine duyduğu hayranlıktan dolayı, ilk evliliğinden olan kızına Cenab Şahabeddin’in “Elhân-ı Şitâ” şiirinden ilhamla Elhan adını vermiştir. Babasının ölümünün ardından annesinden hiç ayrılmamış, üçüncü evliliğinden sonra bir daha evlenmeyerek annesi ve tek çocuğu Elhan’la beraber yaşamış, kızının yetişmesi ve eğitimiyle bizzat ilgilenmiştir. Annesi Fatma Kevser Hanım tarafından devrin başbakanı İsmet İnönü’ye hitaben yazılan ve Göztepe’deki köşklerinin sanatoryum yapılmak üzere satın alınmasını talep eden dilekçeden, ailenin özellikle Ahmed Muhtar Paşa’nın hastalıklarla geçen son yıllarında geçim sıkıntısı içine düştüğü anlaşılmaktadır.

Müziğe olan ilgisi yanında resme de merak sarmış, ilk gençlik yıllarında evlerine gelip giden (1904) Hoca Ali Rızâ Bey’le alıştırma çalışmaları yapmıştır. Eserlerinin önemli bir kısmını kendi resimlediği gibi yağlı boya tablo çalışmaları da bulunmaktadır. Fotoğrafçılıkla ilgisi, evlerinde bir karanlık oda düzeni kurmaya ve zamanla İstanbul içinde şehir fotoğrafları çekmeye kadar varmıştır. Galatasaray’da edebiyat, felsefe ve tiyatro üzerine konuşan bir arkadaş çevresine dahil olmuş, ilk yazıları Samiha Necdet takma adıyla Çocuklara Mahsus Gazete’de çıkmıştır (1907). II. Meşrutiyet’in ilânından sonra iki arkadaşıyla birlikte Elüfürük adlı kısa ömürlü bir mizah dergisi yayımlamış, Davul’da yazı ve çizgileriyle görünmüş, çeşitli dergilerde Necdet takma adıyla hikâyeler yazmıştır. Düzenli yazmaya 1931’de Akşam gazetesinde başlamıştır. Dönemin çeşitli yayın organlarında yazılarına rastlanmaktadır. Bir ara Cemal Nadir’in çıkardığı Amcabey’in imtiyaz sahibi olarak görünür (1943). Gazete yazılarında geleneksel İstanbul yaşayışını bütün zenginliğiyle ve iyimser bir bakış açısıyla anlatır. Bu yazılarda çocukluk ve gençlik anılarına, aile, dost ve arkadaş çevresine, okuduğu kitaplara da yer verir. Okuduklarına ve gördüklerine duyduklarını da katar. Balkan ve I. Dünya savaşlarının yıkıcı etkilerine yakından şahit olan yazar, roman ve piyeslerinde savaş şartlarını kendi çıkarlarına kullanarak bir anda servet sahibi olan, sonradan görme harp zenginlerini nükteli bir dille hicveder.

Eserleri. İstanbul Yazıları. 1. İstanbul Yazıları (nşr. Faruk Ilıkan, İstanbul 1994). Eski İstanbul yaşayışı üzerine yazdığı yazılardan bir seçmedir. 2. İstanbul Kazan Ben Kepçe (İstanbul 1995). İstanbul’un çeşitli semtlerini anlattığı, Ekim 1938 – Mart 1939 tarihleri arasında Akşam gazetesindeki tefrikalarından oluşmaktadır. 3. Masal Olanlar (İstanbul 1997). Önce Akşam gazetesinde yayımlanmıştır (Mart-Nisan 1932). 4. Eski Günlerde (İstanbul 2001). Müellifin, Ekim 1939 – Mayıs 1940 arasında yine Akşam gazetesinde çıkan yazılarında başta ramazan günleri olmak üzere eski İstanbul yaşayışının çeşitli ayrıntıları ele alınmıştır. 5. 30 Sene Evvel İstanbul (İstanbul 2005). Akşam gazetesinde 12 Mart – 27 Eylül 1931 tarihleri arasında yayımlanan elli altı yazıdan meydana gelen kitapta 1900’lerin başındaki İstanbul hayatı anlatılmaktadır.

Alus’un yine eski İstanbul hayatı üzerine gazete ve dergilerde tefrika edilip henüz kitap halinde basılmamış başka yazıları da vardır: “Eski Defterdekiler” (Akşam, Mart-Nisan 1932); “Bir Varmış Bir Yokmuş” (Yedigün, Haziran-Ekim 1934); “Eski Konaklar Bize Neler Anlatıyor” (Tan, Ekim-Aralık 1936); “Kırk Yıl Evvelkiler” (Akşam, Mart-Haziran 1939); “35 Yıl Evvelki Demlerinde” (Akbaba, Ekim 1939 – Şubat 1940); “Gördüklerim Duyduklarım” (Akşam, Ocak 1941 – Ağustos 1944, aralıklarla); “Eski Ramazan Geceleri” (Yeni Sabah, Eylül-Aralık 1942); “Pazar Sohbetleri” (Yeni Sabah, Aralık 1942 – Mart 1943); “Dünden Bugünden” (Amcabey, Akşam, 1943-1947, aralıklarla); “Bugünden Dünden” (Aydede, Akşam, 1949-1951).

Roman: Kıvırcık Paşa (İstanbul 1933, filme alınmıştır, 1941), Pembe Maşlahlı Hanım (İstanbul 1933), Harp Zengininin Gelini (İstanbul 1934), Eski Çapkın Anlatıyor (İstanbul 1944), Onikiler (İstanbul 1949; haz. Eser Tutel – Faruk Ilıkan, İstanbul 1999). Gazetelerde tefrika halinde kalan romanları: “Rüküş Hanımlar” (Akşam, 1934), “Dünün Genci Anlatıyor” (Cumhuriyet, 1935), “Kırkından Sonra” (Kurun, 1936), “Anasını Gör Kızını Al” (Kurun, 1937), “Nanemolla” (Akşam, 1938), “Şahende Hala” (Amcabey, 1943), “Banker Arif” (Amcabey, 1943), “Bebek Emine” (Vatan, 1943), “Molla Beyin Baldızı” (Aydede, 1949) (romanlarının geniş bir tahlili için bk. bibl. Demiryürek).

Oyun: “Derd”, “Zincirleme”, “Kof Ramiz”, “İnci Sultan”. Uyarlama: “At Martini” (La souriante Mme Beudet); “Ev İlâcı” (La gloire ambulancière, Şair dergisinde tefrika edilmiştir, nr. 12-15, 1919); Helâl Mal (Dozulé’den, Temaşa dergisinde tefrika edilmiş, kitap olarak da basılmıştır, 1336); “Sevk-i Tabiî” (H. Kistemaeckers’den Faruk Nafiz Çamlıbel ile birlikte, 1925’te sahnelenmiştir); “Kalem Efendileri” (Yusuf Ziya Ortaç ile birlikte).

Diğer Eserleri. 1. Topkapı Saray-ı Hümâyûnu Meydanında Kâin Müze-i Askerî-i Osmânî Züvvârına Mahsus Rehber / Guide: Musée Militaire Ottoman Situé à Ste.Irène, Place de Top-Kapou-Sérail (İstanbul 1336/1920, 1922). Üç ciltten oluşan rehber Fransızca ve Türkçe olarak ayrı ayrı hazırlanmıştır. 2. Türkçe-Fransızca Yeni Lugat / Nouveau Dictionnaire Turc-Français (İstanbul 1930; genişletilmiş 2. bs. 1935). 3. Yeniçeriler ve Eski Türk Ordusu (İstanbul 1933). Sermet Muhtar, Reşat Ekrem Koçu tarafından çıkarılan İstanbul Ansiklopedisi’ne çeşitli maddeler yazmış, bazılarına notlarıyla katkı sağlamış, bunların toplamı 135’e ulaşmıştır. “Meşrutiyet Tarihi” de 1916’da Ebüzziya takviminde yayımlanmıştır. Müellifin ayrıca basılmamış bir “Küçük İstanbul Rehberi” bulunmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA

Yusuf Ziya Ortaç, Bizim Yokuş, İstanbul 1966, s. 315-320; Meral Demiryürek, Bir İstanbul Bilgesi Sermet Muhtar Alus, İstanbul 2005; Semavi Eyice, “Unutulmuş Bir Yazar: Sermet Muhtar Alus”, Şehir, sy. 17, İstanbul 1988, s. 56-61; Taha Toros, “Sermet Muhtar Alus”, TT, XXII/122 (1994), s. 35-42; “Alus, Sermet Muhtar”, İst.A, II, 755-756; “Alus, Sermet Muhtar”, TDEA, I, 128; “Alus, Sermet Muhtar”, DBİst.A, I, 232; “Alus, Sermet Muhtar”, Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi, İstanbul 2001, I, 84-85.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul’da basılan (gözden geçirilmiş 2. basım) EK-1. cildinde, 90-91 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER