ARÂİSÜ’l-BEYÂN

عرائس البيان
ARÂİSÜ’l-BEYÂN
Müellif: M. NAZİF ŞAHİNOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.02.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/araisul-beyan
M. NAZİF ŞAHİNOĞLU, "ARÂİSÜ’l-BEYÂN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/araisul-beyan (25.02.2020).
Kopyalama metni
Baklî, eserin mukaddimesinde, rabbânî bilgi ve hikmete iyice daldıktan ve mânevî âlemde çok yükseklere tırmandıktan sonra tefsir yazmaya başladığını ve bunun için ilk asırlarda yaşayan büyük mutasavvıfların işârî tefsir*lerini inceleyerek onların yolundan gittiğini söylemektedir. Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’in zâhirî ve bâtınî mânalarının sonsuz olduğunu, her kelimesi altında bir sır denizi, bir nur deryası bulunduğunu, hiç kimsenin onun kemaline ulaşamayacağını ve mânalarının derinliğine varamayacağını belirtmekte, kendisinin ise Kur’ân-ı Kerîm’in ezelî denizlerinden avuç avuç hikmetler ve işaretler sunmak istediğini, önce kalbine doğan mâna ve işaretleri veciz ve güzel sözlerle dile getirdiğini, sonra da işârî tefsirlerden beğendiği ibare ve mânaları naklettiğini, böylece kısa ve faydalı bir tefsir yazdığını ifade etmektedir.

Ona göre Kur’ân-ı Kerîm ibare, işaret, letâif ve hakāikten meydana gelen dört şeyi ihtiva eder. Bunlardan ibare sıradan kişiler (avâm), işaret seçkin kimseler (havâs), letâif velîler, hakāik de peygamberler içindir. Bununla birlikte Baklî, tefsirinde Kur’an’ın sadece bâtınî mânaları üzerinde durmuştur. Sülemî’nin el-Ḥaḳāʾiḳ ve Kuşeyrî’nin Leṭâʾifü’l-işârât adlı işârî tefsirlerinden çok faydalandığı bu eserini yazarken Allah’ın muradına, Resulü’nün sünnetine uygun olması için Cenâb-ı Hakk’a dayanıp Ondan yardım istediğini söylemekle beraber, zikrettiği pek çok şeyin Bâtıniyye yorumlarına benzer bir şekilde akıl ve mantık sınırlarının dışına çıktığı görülmektedir. Bunun örneklerini görmek için Tevbe sûresinin doksan birinci, Nahl sûresinin seksen birinci, Neml sûresinin yirmi ve yirmi birinci, Hac sûresinin de yirmi altıncı âyetlerinin tefsirlerine bakmak yeterlidir.

Mukayeseli işârî tefsir açısından önemli bir eser olan ve sahasında kaynak niteliği taşıyan Arâʾisü’l-beyân’ın muhtelif yazma nüshaları vardır. İlk defa Hindistan’da 1000 sayfayı aşkın bir hacimle iki cilt halinde basılmıştır (Haydarâbâd 1301). İlmî neşri Mısır asıllı ve İran uyruklu Salâh Sâvî tarafından hazırlanmışsa da henüz basılmamıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Baklî, ʿArâʾisü’l-beyân, Haydarâbâd 1301; Keşfü’z-zunûn, II, 1131; Brockelmann, GAL, I, 442, 527; Suppl., I, 735; II, 280; M. Hüseyin ez-Zehebî, et-Tefsîr ve’l-müfessirûn, Kahire 1381/1961-62, III, 56-58; Ferheng-i Fârsî, V, 1166; VI, 1813; Ö. Nasuhi Bilmen, Büyük Tefsir Tarihi, Ankara 1960, II, 318-319; Süleyman Ateş, İşârî Tefsîr Okulu, Ankara 1974, s. 136-139; Âdil Nüveyhiz, Muʿcemü’l-müfessirîn, Beyrut 1403/1983, I, 191-192.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 3. cildinde, 265 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.