ARGUN

ARGUN
Müellif: ABDÜLKERİM ÖZAYDIN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/argun--sind
ABDÜLKERİM ÖZAYDIN, "ARGUN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/argun--sind (24.08.2019).
Kopyalama metni
Hânedanın kurucusu, Horasan Hükümdarı Hüseyin Baykara tarafından XV. yüzyıl sonlarında Kandehar valiliğine tayin edilmiş olan Zünnûn Argun Bey’dir. Zünnûn Kandehar’da bulunduğu sırada bağımsızlığını ilân etmek için bazı teşebbüslerde bulunmuş ve 1479’da Belûcistan’ın Pişîn, Şâl ve Mustang gibi dağlık yörelerini ele geçirmiştir. İki oğlu Şah Şücâ‘ Bey ile Muhammed Mukim Han da Belûcistan’ın bir kısmını ele geçirerek (1485) bağımsız bir devlet kurulması için çalıştılar. Zünnûn’un, Özbek Hanı Şeybânî Han’ın Horasan’ı işgal ettiği sırada yapılan bir savaşta ölümü üzerine (1507) yerine geçen oğlu Şah Şücâ‘, Kandehar’da tutunabilmek için Şeybânîler’in hâkimiyetini tanımak zorunda kaldı. Şeybânî Han’ın ölümü (1510) Argunlular’a Özbek nüfuzundan kurtulma fırsatı verdi. Ancak bu defa da hem Bâbür’ün hem de Safevî Hükümdarı Şah İsmâil’in tehditlerine hedef oldu. Şah Şücâ‘ her iki devletin de başka meselelerle uğraşmasından faydalanarak Semmâ Hükümdarı Câm Fîrûz’un ordusunu mağlûp etti ve Güney Sind’in merkezi Tatta’yı yağmaladı. Sonunda taraflar arasında bir anlaşmaya varıldı. Ancak bir süre sonra Câm Fîrûz’un yapılan anlaşmayı tanımaması üzerine bölgeye ikinci bir sefer düzenledi ve böylece Argun hânedanı Sind’e tam olarak yerleşmiş oldu. Bâbürlüler 1522’de Kandehar’ı zaptedince Şah Şücâ‘ İndüs kıyısındaki Bakkar’ı başşehir yaptı. Şah Şücâ‘ Bey’in ölümü üzerine (1524) yerine, daha önce Bâbür’ün yanına kaçmış olan oğlu Hüseyin Şah Argun geçti ve hutbeyi Bâbür adına okutarak bağlılığını bildirdi. Ardından Mültan bölgesine hücum etti ve uzun süren bir kuşatmadan sonra Mültan’ı ele geçirdi (1526). Ancak Argunlular’ın buradaki hâkimiyetleri çok kısa sürdü. Bâbürlü Hümâyun ile Delhi Sultanı Şîr Şah arasındaki mücadele Argunlular’ı da etkiledi. Şîr Şah karşısında mağlûp olan Hümâyun Sind’e sığındı. Fakat Hüseyin Şah Argun Şîr Şah’tan çekindiği için onun yardım teklifini kabul etmedi. Hümâyun daha sonra Sind’e saldırıp Sihvân’ı kuşattı; ancak Hüseyin Şah Argun’un başarılı müdafaası ve Hümâyun’un yeğeni Yâdgâr Nâsır ile çok sayıda askerini muhasaradan vazgeçirmesi sebebiyle başarılı olamadı ve kuşatmayı kaldırıp Cûn’a hareket etti. Yaklaşık dokuz ay kadar burada kalan Hümâyun, Hüseyin Şah Argun’a karşı istikrarsız bir politika takip etti. Bir müddet sonra da Hüseyin Şah’ın temin ettiği develerle Kandehar’a doğru yola çıktı (1543).

Hüseyin Şah Argun’un son yıllarında muvazenesini kaybetmesi üzerine ileri gelen devlet adamları onu tahttan indirip yerine Mirza Muhammed Îsâ Tarhan’ı hükümdar seçtiler (1554). Hüseyin Şah Argun ertesi yıl çocuksuz olarak ölünce Argun hânedanı sona ermiş oldu (1555). Aynı aileye mensup olan Argun Tarhan hânedanı ise 1555-1591 yılları arasında hâkimiyetini sürdürdü. Bu dönemde Muhammed Îsâ Tarhan ile Sultan Mahmud Gökeltaş arasındaki mücadele Sind bölgesinin ikiye ayrılmasına yol açtı. Merkezi Tatta olan Aşağı Sind Muhammed Îsâ’nın, merkezi Bakkar olan Yukarı Sind ise Sultan Mahmud Gökeltaş’ın idaresine geçti. Ancak Ekber Şah 1573’te Yukarı Sind’i, 1591’de de Aşağı Sind’i ele geçirerek burayı Hint-Türk İmparatorluğu topraklarına kattı.

BİBLİYOGRAFYA
Babur, Vekayi (trc. ve nşr. Reşit Rahmeti Arat), Ankara 1946, I-II, 33-34, 44, 60, 131, 168, 172, 179, 188-189, 204-206, 211-212, 226-227, 234; Gülbeden Begüm, Hümayunnâme (trc. Abdürrebab Yelgar-Eymen Manyas), Ankara 1987, s. 170-184, 211; Seydi Ali Reis, Mir’âtü’l-memâlik, İstanbul 1313, s. 36 vd.; Muhammed Ma’sûm Bhakkarî, Târîh-i Ma‘sûmî, Poona 1938, III, 117-120, 126-127, 141-197; Nizâmeddin Ahmed, Ṭabaḳāt-ı Ekberî, Calcutta 1927-35, III, 520, 541-544; Abdülkādir el-Bedâûnî, Muntak̲h̲abu-t-tawārīk̲h̲ (trc. G. S. A. Ranking), Delhi 1986, I, 559-562, 566-567, 580; Firişte, Gülşen-i İbrâhimî, Lucknow 1281, II, 321-322; W. Erskine, A History of India Under the First Two Sovereigns of the House of Taimur-Baber and Humayun, London 1854; a.mlf., A History of İndia Under Babur, Delhi 1974, s. 334 vd., 357 vd., ayrıca bk. İndeks; Mirza Kalichbeg Fredunbeg, A History of Sind, Karaçi 1902, II, 67-68, 71-93; Zambaur, Manuel, s. 291; Bayur, Hindistan Tarihi, II, 13-14, 27, 48, 50-52; M. H. Siddiqi, “Humayun in Sind”, Sind Through the Centuries, Delhi 1981, s. 159-160; M. Longworth Dames, “Argun”, İA, I, 561-563; T. W. Haig, “Sind”, İA, X, 677; C. Collin Davies, “Arghun”, EI2 (İng.), I, 627-628; S. Digby, “Humayun”, EI2 (İng.), III, 575-577; A. S. Bazmee Ansarî, “Husayn Shah Arghun”, EI2 (İng.), III, 632-633.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 3. cildinde, 357 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.