ÂZİFE

الآزفة
Müellif:
ÂZİFE
Müellif: BEKİR TOPALOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/azife
BEKİR TOPALOĞLU, "ÂZİFE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/azife (20.09.2019).
Kopyalama metni
Âzife, “bir şeyin vaktinin yaklaşması” ve “acele etmek” mânalarına gelen ezf veya uzûf masdarından türetilmiş sıfat olup “yaklaşan, vukuu yakın olan” demektir. Kur’an’da yer aldığı iki âyetten birinde (el-Mü’min 40/18) “yevmü’l-âzife” (yaklaşan gün) şeklinde geçmekte olup tercih edilen görüşe göre kıyamet günü, ayrıca ölümün gelip çattığı veya zalimlerin cehenneme gireceği gün diye tefsir edilmiştir. Diğer âyette ise (en-Necm 53/57) “ezifeti’l-âzife” (âzife büsbütün yaklaşmıştır) şeklinde geçer. Buradaki âzifeye de kıyamet mânası veren müfessirler bulunmakla birlikte ardından gelen âyetlerle bunları takip eden Kamer sûresinin ilk âyetleri, âzifeden “sâat”in yani kıyametin kopacağı günün kastedildiği görüşüne ağırlık kazandırmaktadır.

Çeşitli âyetlerde sâatin mutlaka geleceği, gelmesinin yakın olduğu ifade edildiği gibi (bk. el-Hicr 15/85; el-Ahzâb 33/63) Hz. Peygamber’in de şahadet parmağı ile orta parmağını birleştirerek, “Benim nübüvvet çağımla kıyametin kopması şu ikisi kadar birbirine yakındır” buyurduğu sahih olarak rivayet edilmiştir (Buhârî, “Riḳāḳ”, 39; Müslim, “Fiten”, 132-135). Bütün müfessirler, kıyametin yakın olduğunu bildiren âyet ve hadislerin insanları ikaz etme hedefi güttüğünü belirtirler. Özellikle çağdaş müfessirler âlemin yaratılmasından Kur’an’ın indirildiği zamana kadar milyonlarca yıl geçmiş olduğunu hatırlatarak naslarda ifade edilen yakınlığın bu açıdan düşünülmesi hususuna dikkat çekerler (bk. Âlûsî, XXIV, 85; XXVII, 77).

BİBLİYOGRAFYA
Lisânü’l-ʿArab, “ezf” md.; Buhârî, “Riḳāḳ”, 39; Müslim, “Fiten”, 132-135; Taberî, Tefsîr, XXIV, 34-36; Fahreddin er-Râzî, Tefsîr, XXVII, 49-50; XXIX, 26; Âlûsî, Rûḥu’l-meʿânî, XXIV, 85; XXVII, 77.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 4. cildinde, 326 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.