BAHTİYÂR

بختيار
Müellif:
BAHTİYÂR
Müellif: ERDOĞAN MERÇİL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 11.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/bahtiyar
ERDOĞAN MERÇİL, "BAHTİYÂR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bahtiyar (11.12.2019).
Kopyalama metni
331’de (942-43) doğdu. Babası tarafından önce 344’te (955), daha sonra da 350’de (961) iki defa veliaht tayin edilen Bahtiyâr onun ölümü üzerine tahta geçti (356/967). İlk iş olarak Batîha Emîri İmrân b. Şâhin ve Musul Hamdânî Emîri Ebû Tağlib ile barış yaptı. Bu arada başkumandan Sebük Tegin ile anlaşmazlığa düştü. Bahtiyâr’ın, kâtibi Şîrzâd b. Sürhab’ın etkisi altına girmesinden rahatsız olan Türkler Sebük Tegin’e Şîrzâd’dan şikâyetçi oldular. Bahtiyâr Bağdat’tan kaçmak zorunda kalan Şîrzâd’ın bütün mallarına el koydu. Veziri Ebü’l-Fazl İmrân b. Şâhin’in tâbilik şartlarını yerine getirmeyerek yıllık vergiyi ödememesi üzerine Batîha bölgesine bir sefer düzenledi (360/971), ancak bir sonuç elde edemedi. Bu sırada İmparator İoannes Çimiskes kumandasındaki bir Bizans ordusu Nusaybin’e kadar geldi. Bölge hâkimi Ebû Tağlib’in yardım isteği üzerine Bahtiyâr, Bizans ordularına karşı koyma görevini Sebük Tegin’e verdi (361/972). Cihad çağrısına Bağdat ve çevresinden gelen büyük bir kalabalık katıldı, ancak Sünnîler’le Şiîler’in birbirleriyle çatışmaya girmesi yüzünden başarı sağlanamadı.

Bahtiyâr’ın daha sonra veziri İbn Bakıyye’nin teşvikiyle Musul’a Hamdânoğulları üzerine düzenlediği sefer, taraflar arasında yapılan bir anlaşmayla sonuçlandı (363/974).

Bahtiyâr Bağdat’a döndükten sonra kendisine karşı Hamdânî Emîri Ebû Tağlib ile gizlice anlaşan Sebük Tegin’i bertaraf etmek istedi. Çok geçmeden Ahvaz’da Türkler’le Deylemliler arasında kavga çıktı. Bu olay sırasında Bahtiyâr Deylemliler’in tavsiyesiyle Ahvaz’daki Türk kumandanı Bah Tegin’i ve Türkler’in ileri gelenlerini tutuklattı ve mallarına el koydu. Aynı şekilde Sebük Tegin’i de tevkif etmek istedi. Fakat o karşı hareketle Bahtiyâr’ın kardeşleri Ebû İshak ve Ebû Tâhir’i anneleriyle birlikte tutuklattı ve 9 Zilkade 363 (1 Ağustos 974) tarihinde Bağdat’a hâkim oldu. Bu sırada hasta olan Halife Mutî‘-Lillâh Sebük Tegin’in çağrısıyla halifeliği Tâi‘-Lillâh lakabını alan oğlu Ebû Bekir’e bıraktı (13 Zilkade 363 / 5 Ağustos 974). Tâi‘-Lillâh Bahtiyâr’ın kızı Şâh-ı Zenân ile evlendi.

Bahtiyâr bir süre sonra Bah Tegin’i serbest bıraktı ve onu “hâcibü’l-hüccâb” tayin ederek ordusunun başına getirdi. Daha sonra Sebük Tegin’e karşı Büveyhî hükümdarı ve ailenin büyüğü olan amcası Rüknüddevle ile oğlu Adudüddevle’den ve Ebû Tağlib ile İmrân b. Şâhin’den yardım istedi. Ancak Sebük Tegin Vâsıt’a doğru harekete geçtiği sırada öldü (24 Muharrem 364 / 14 Ekim 974). Bunun üzerine Türkler Alp Tegin’in etrafında toplandılar. Bahtiyâr ona karşı başlattığı mücadeleden bir sonuç elde edemeyince yeğeni Adudüddevle’ye başvurdu. Zor durumda kalan Alp Tegin önce Bağdat’a çekildi, sonra da Büveyhîler’e yenilerek buradan ayrıldı ve Dımaşk’a yerleşti (975). Ancak Bahtiyâr’ın Bağdat’taki hâkimiyeti pek uzun sürmedi ve Bağdat’a hâkim olmak isteyen Adudüddevle tarafından tutuklandı (26 Cemâziyelâhir 364 / 13 Mart 975). Bu durum Rüknüddevle’ye bildirildiği zaman çok üzüldü ve oğlundan ısrarla Bahtiyâr’ı serbest bırakmasını istedi. Adudüddevle babasının tehdidi karşısında Bahtiyâr’ı serbest bıraktı ve Bağdat’tan ayrılarak Fars bölgesine gitti (Şevval 364 / Haziran 975). Adudüddevle babasının ölümü üzerine ertesi yıl tekrar Bağdat’ı ele geçirmek için seferber oldu. Ahvaz’da meydana gelen savaşta mağlûp olan Bahtiyâr Vâsıt’a çekildi, bütün malları ve ağırlıkları yağmalandı (11 Zilkade 366 / 1 Temmuz 977). Daha sonra Adudüddevle’ye elçi göndererek barış teklifinde bulundu. Neticede iki taraf anlaştı ve Bahtiyâr Adudüddevle’ye tâbi olarak Suriye’ye doğru yola çıktı. Adudüddevle de Bağdat’a girdi (367/978). Bahtiyâr Bağdat’tan ayrıldıktan sonra Musul’a giderek Adudüddevle’ye karşı Ebû Tağlib ile anlaştı. İki müttefik Bağdat’a doğru ilerlediler. Adudüddevle durumu öğrenince onlara karşı harekete geçti. Sâmerrâ yakınlarında Kasrülcis denilen yerde meydana gelen savaşta mağlûp olan Bahtiyâr, Arslan Görmüş ile bir Türk arkadaşı tarafından yakalandı ve Adudüddevle’nin emriyle savaş meydanında öldürüldü (12 Şevval 367 / 23 Mayıs 978).

Güçlü kuvvetli bir kişi olan Bahtiyâr zevk ve eğlenceye düşkünlüğü sebebiyle hükümet yönetimini vezirlere emanet etmişti. Ayrıca askerleri arasında disiplini sağlayamadığı için meydana gelen mücadelede Türkler’e karşı Deylemliler’in tarafını tuttu. Bağdat’ta Sünnî - Şiî çatışmalarına sebep olan bu olaylar Bahtiyâr’ın sonunu hazırlamıştır. Üzerlerinde resimler bulunan sikkeleri dikkat çekicidir.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Miskeveyh, Tecâribü’l-ümem, II, 231-381; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, VIII (trc. Ahmet Ağırakça), İstanbul 1987, s. 441, 596; İbn Hallikân, Vefeyât, I, 267-268; Ebü’l-Ferec, Târih, I, 265, 268-269; Mafizullah Kabir, The Buwayhid Dynasty of Baghdad (334/946-447/1055), Calcutta 1964, s. 15-41; H. Busse, Chalif und Grosskönig die Buyiden im Iraq (945-1055), Beyrut 1969, s. 31, 34, 39-50, 52; a.mlf., “Iran Under the Būyids”, CHIr., IV, s. 265-269; H. İbrâhim Hasan, İslâm Tarihi (trc. İsmail Yiğit v.dğr.), İstanbul 1985, III, 402-404; Ahmet Ağırakça, “Büveyhîler Devrinde Türk Kumandanları I: Sebüktekin”, TTK Belleten, LIII/207-208 (1989), s. 607-635; a.mlf., “Büveyhîler Devrinde Türk Kumandanları II: Alptekin”, MÜTAD, sy. 4 (1989), s. 1-18; “Bahtiyâr”, İA, II, 240-241; Fikret Işıltan, “Tâyiʿ”, a.e., XII/1, s. 68-69; Cl. Cahen, “Bakhtiyār”, EI2 (İng.), I, 954-955; a.mlf., “Baḫtiyâr”, UDMİ, IV, 130-131.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 4. cildinde, 523-524 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.