BÂNÎCÛRÎLER

Müellif:
BÂNÎCÛRÎLER
Müellif: ERDOĞAN MERÇİL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1992
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 08.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/banicuriler
ERDOĞAN MERÇİL, "BÂNÎCÛRÎLER", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/banicuriler (08.12.2019).
Kopyalama metni

Ebû Dâvûdîler adıyla da bilinen bu hânedanın İran asıllı olduğu ileri sürülmüşse de, adının sonundaki “cûr”un Türkçe’de rütbe ve unvan olarak kullanıldığı dikkate alınırsa, Simcûrîler gibi onların da Türk olduğu söylenebilir. Bânîcûrîler’in soy kütükleri ve tarihleri hakkındaki bilgiler çok azdır. Hânedanın kurucusu Bânîcûr’un Abbâsî halifeleri Ebû Ca‘fer el-Mansûr ve Mehdî’nin çağdaşı olduğu sanılıyor. Bânîcûr’un oğlu Hâşim (ö. 243/857-58), Yukarı Ceyhun kenarında Vahş ve Helâverd dağlık bölgelerinin hâkimi idi. Ailenin kesin olarak bilinen ilk ferdi, Hâşim’in torunu olan Dâvûd b. Abbas’tır. Dâvûd 233’ten (847-48) itibaren Belh valisi idi. Belh dışındaki Nevşâd Sarayı ile şehirdeki bazı yapıları o inşa ettirdi. Saffârîler’den Ya‘kūb b. Leys 872’de Belh’i işgal ettiği zaman bütün bu yapılar tahrip edildi. Dâvûd Sâmânîler’in idaresindeki Semerkant’a kaçtıysa da kısa bir süre sonra Belh’e geri döndü ve orada öldü (259/873).

Dâvûd’un yeğeni Ebû Dâvûd Muhammed b. Ahmed, Bedahşan bölgesindeki Enderâbe ve Penchîr şehirlerini idaresi altına aldıktan sonra Belh’te hüküm sürdü (874-899). Saffârîler’den Amr b. Leys, Ebû Dâvûd ile birlikte Sâmânî Hükümdarı İsmâil b. Ahmed’i hâkimiyeti altına almak istediyse de Belh yakınındaki savaşta mağlûp oldu ve esir düştü (900). Bu tarihten itibaren Belh Sâmânîler’in idaresine geçti.

Bânîcûrîler’in Huttel’deki kolunun başında ise yaklaşık 272’de (885) Dâvûd b. Abbas’ın akrabası olan Hâris b. Esed bulunuyordu ve 293’te (905-906) hâlâ orada hüküm sürmekteydi. Aynı aileden Ca‘fer b. Ebû Ca‘fer Sâmânîler’e tâbi olarak Huttel’i idare ettiği sırada isyana teşebbüs edince Sâmânî Emîri II. Nasr’ın (914-943) gönderdiği ordu onu mağlûp etti ve esir alarak Buhara’ya getirdi. Ancak Sâmânî ailesi içindeki mücadele sırasında serbest kalan Ca‘fer Huttel’e giderek II. Nasr’a itaat arzetti. Daha sonra yerine oğlu Ahmed b. Ca‘fer geçti. Ahmed, Horasan Valisi Ebû Ali Çaganî isyan ettiği Sâmânîler’e mağlûp olduktan (947) sonra Yukarı Ceyhun vadisindeki mahallî hükümdarlarla bir ittifak oluşturdu. Bu ittifaka katılanlar arasında Ahmed b. Ca‘fer ile Reşt emîri ve Kumicîler adlı Türk kabilesi de vardı. Ancak Sâmânî ordusu Ebû Ali ve müttefiklerini tekrar mağlûp etti (948). Bânîcûrîler’in hangi tarihe kadar hüküm sürdüğü kesin olarak bilinmemekle beraber bu hânedanın Gazneli Sultan Mahmud devrinde (998-1030) sona erdiği anlaşılmaktadır. Nitekim Sultan Mahmud öldükten sonra oğulları Muhammed ve Mesud arasındaki taht mücadelesi sırasında, Mesud kendisine yardımcı kuvvet ararken Karahanlılar’dan Ali Tegin’e Huttel’i vermeyi vaad ettiği gibi Abbâsî Halifesi Kāim-Biemrillâh da Gazneliler’in Huttel’e hâkim olmalarını tasdik etmişti (1031).


BİBLİYOGRAFYA

, VI, 180.

Nerşahî, Târîḫu Buḫârâ (nşr. Müderris-i Razavî), Tahran 1317 hş., s. 102.

Ali b. Zeyd el-Beyhakī, Târîḫ-i Beyhaḳ (nşr. Ganî-Feyyâz), Tahran 1324 hş., s. 94, 210, 283, 291.

Gerdîzî, Zeynü’l-aḫbâr (nşr. Abdülhay Habîbî), Tahran 1347 hş., s. 139, 157.

İbnü’l-Esîr, el-Kâmil (trc. Ahmet Ağırakça), İstanbul 1986, VII, 206-207, 222; 1987, VIII, 184.

, s. 95.

, I, 172, 184, 189, 191.

C. E. Bosworth, “The Rulers of Chaghāniyān in Early Islamic Times”, IRAN, XIX, London 1981, s. 7, 10, 18.

a.mlf., “Bānīd̲j̲ūrids”, , s. 125.

a.mlf., “K̲h̲uttalān”, , V, 75-76.

R. Hartmann, “Belh”, , II, 485-487.

R. N. Frye, “Balk̲h̲”, , I, 1000-1001.

Bu madde ilk olarak 1992 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 5. cildinde, 59 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.