BENÂRES - TDV İslâm Ansiklopedisi

BENÂRES

BENÂRES
Müellif: A. S. BAZMEE ANSARI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1992
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 29.11.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/benares
A. S. BAZMEE ANSARI, "BENÂRES", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/benares (29.11.2020).
Kopyalama metni

Aynı zamanda Kaşî olarak da bilinen Benâres (Vârânasi), ismini şehrin güney ve kuzey kesimlerinde yer alan ve yalnız muson mevsiminde akan Vârûna ve Âssî adlı iki küçük nehirden almıştır. Ganj nehrinin solunda bulunan ve milâttan önce 1200 yıllarında Suhotra’nın oğlu Kaşyâ tarafından kurulduğu söylenen bu eski şehir, bir Hindu merkezi ve aynı zamanda kutsal bir yerdir. Nüfusu 1981’de 720.755 idi.

Benâres 1193’te Gūrî Hükümdarı Muizzüddin Muhammed b. Sâm tarafından ele geçirildi. 1356 yılında Tuğluk hânedanının üçüncü hükümdarı Fîrûz Şah Tuğluk Bengal seferi dönüşünde Benâres hâkimiyle yaptığı savaşı kazanarak bölgeyi idaresi altına aldı. 1394’te şehir ve çevresi (pargana) Tuğluk hânedanının altıncı hükümdarı Muhammed Tuğluk tarafından veziri Hâce Cihan’a bırakıldı. 1529’da Bâbürlü İmparatorluğu’nun kurucusu Bâbür Şah tarafından hâkimiyet altına alındı. Bâbürlüler’in en büyük hükümdarı olan Ekber Şah zamanında (1556-1605) mimari açıdan zenginleştirilirken buraya bir de rasathâne inşa edildi. Yine Bâbürlüler’den Şah Cihan (1628-1658), en büyük oğlu Dârâ Şükûh’u şehre yönetici olarak tayin etti. Daha sonraki Bâbürlü Hükümdarı Evrengzîb (1658-1707) buradaki müslüman öğrencilerin hocaları arasında Brahmanlar’ın da bulunduğunu öğrenince medreselerin kapatılmasını emretti. Ayrıca fesat yuvası haline geldiği gerekçesiyle yıktırdığı eski bir Hindu mâbedinin yerine bugün Evrengzîb Camii adıyla bilinen camiyi inşa ettirdi. Bu dönemde şehrin adı Muhammedâbâd olarak değiştirildi ise de bu isim yaygınlık kazanamadı; sadece burada basılan paralarda yer aldı. Bâbürlü Hükümdarı Muhammed Şah Rangilâ Benâres’in yönetimini Rajputlu toprak sahibi (zemindâr) Mense Ram’a bıraktı (1725). Bir Hindu olan Mense Ram şehirde Hindu yönetimi kurdu. 1764’te oğlu Balwant Sing ise nevvâb (yönetici) olduktan sonra bağımsızlığını ilân etti; ancak 1775’te şehrin idaresini İngilizler’e bırakmak zorunda kaldı. Şehir İngilizler zamanında bir ticaret merkezi olma durumunu sürdürdü ve 1911’de ayrı bir devlet haline gelen Benâres bölgesinin başşehri oldu. 1949’da Hindistan birliğinin kuruluşu sırasında ise Uttar Pradeş eyaletine bağlı Benâres bölgesi içinde bir şehir olarak idarî taksimatta yerini aldı.

Şehirde 1916 yılında kurulan bir üniversite bulunmaktadır. Meşhur Hint tasavvuf şairi Kebîr bu bölgede yaşadığı gibi İranlı şair Ali Hazîn’in de kabri buradadır. Yine Urdu edebiyatının meşhur tiyatro yazarı Ağa Haşr da burada doğmuştur. Benâres, müslüman dokumacılar tarafından imal edilen ipekli ve bir çeşit kabartmalı kumaş olan brokar ile meşhurdur.


BİBLİYOGRAFYA

Babur, Bābur-nāma (trc. A. S. Beveridge), New Delhi 1979, s. 502, 652-654, 657.

Minhâc-ı Sirâc el-Cûzcânî, Ṭabaḳāt-ı Nâṣırî (nşr. Abdülhay Habîbî), Quetta 1949, s. 471, 479, 489, 520, 528.

Gulâm Hüseyin Han, Târîḫ-i Zemîndârân-ı Benâres, Bankipûr Ktp., yazma eser.

Şah Muhammed Yâsin, Menâḳıbü’l-ʿârifîn, Farsça bir yazma olan bu eserin Urduca özeti: Maʿârif, IV-V/74, A‘zamgarh 1954.

Narrative of the Insurrection at Benares, Roorkee 1855.

Hayreddin Muhammed, Tuḥfe-i Tâze, Allahâbâd 1875.

A. D. Frederickson, Ad Orientam, London 1889, s. 84-90.

Muhammed Rafî Rızavî, Târîḫ-i Benâres, Lahor 1315/1887.

E. B. Havell, Benares, Calcutta 1906.

Gulâm Hüseyin Âfâk, Teẕkire-i Ḥazîn, Leknev, ts., tür.yer.

Mazhar Hüseyin, Târîḫ-i Benâres, Benares 1916.

Muinüddin Nedvî, Mücmelü’l-emkine, Haydarâbâd 1353, s. 12.

Serfirâz Han Hattak, Şeyḫ Muḥammed ʿAlî Ḥazîn, Lahor 1944, s. 135 vd.

S. Israel – B. Grewal, India, Singapore 1985, s. 112-113.

A. S. Bazmee Ansari, “Benares”, , I, 1165-1166.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1992 yılında İstanbul'da basılan 5. cildinde, 430 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER