BENDE

بنده
BENDE
Müellif: ABDÜLKADİR ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1992
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/bende
ABDÜLKADİR ÖZCAN, "BENDE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bende (22.09.2019).
Kopyalama metni

Sözlükte “bağlı, bağlanmış” mânasına gelen ve Eski Farsça’da bendeke, daha sonra bendek, Yeni Farsça’da ise bende şeklinde söylenen bu kelime, önceleri daha ziyade “hizmetçi, sadık, tâbi” anlamlarını ifade eder, “köle” karşılığında pek kullanılmazdı. Darius kitâbelerinde kelimenin en eski örneklerine rastlanmaktadır. Başına getirilen bazı isimlerle “hudâbende”, “hezârbende”, “şahbende” şeklinde de kullanılan kelime, bazan “İsmâilbend”, “Ferrûhbend”, “hudâvend” örneklerinde görüldüğü gibi “bend” veya “vend”e dönüşmüştür. “Hoşnud”daki “nud” eki de “vend”den gelmektedir. Ancak bu tür isimlerin sonuna Türkçe “kulı” kelimesi getirilerek Rıza Kulı, Abbas Kulı gibi özel isimlerin ortaya çıktığı da görülmektedir.

Aynı şekilde sonuna getirilen bazı kelimelerle “bendeperver”, “bendenüvâz”, “bendehâne” gibi birleşik kelimeler de yapılan bende, Osmanlılar zamanında mülkî ve askerî görevlerde bulunanların üst makamlara yazdıkları yazılarda “bende, vâlî-i Bağdâd” gibi imzaları üstüne koydukları bir tabirdi. Ayrıca arzuhallerin başında “arz-ı bende-i bî-mikdâr budur ki” şeklinde de yer almıştır. “Bendeniz”, “bende-i dîrîneleri” gibi nezâket ifadesi olarak da kullanılan kelimenin “bendegân” biçimindeki çokluk şeklinin kullanımı ise oldukça yaygındı.

İran’da hüküm süren Kaçar sülâlesinden Feth Ali Şah zamanında yaşamış olan şair Tebrizli Mirza Muhammed Râzî (ö. 1807) ise bu kelimeyi şiirlerinde mahlas olarak kullanmıştır.


BİBLİYOGRAFYA

, s. 304.

, I, 742.

, I, 203.

, III-IV, 1221-1222.

Cl. Huart, “Bende”, , II, 515.

R. Ekrem Koçu, “Bende”, , V, 2491-2492.

W. Eilers, “Banda”, , III, 682-683.

C. Herrenschmidt, “Banda”, a.e., III, 683-685.

Bu madde ilk olarak 1992 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 5. cildinde, 431 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.