BERCHEM, Max van

Müellif:
BERCHEM, Max van
Müellif: SEMAVİ EYİCE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1992
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/berchem-max-van
SEMAVİ EYİCE, "BERCHEM, Max van", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/berchem-max-van (20.09.2019).
Kopyalama metni

Flaman asıllı olup ecdadı İsviçre’ye 1765’te gelmişti. İlk ve orta öğrenimini Cenevre’de yaptı. 1881’de o sıralarda Almanya’nın sınırları içinde olan Strasbourg’a giderek Arap dili üzerinde yüksek öğrenimine başladı; daha sonra öğrenimini Berlin ve Leipzig üniversitelerinde sürdürüp Arap dili yanında sanat tarihi derslerine de devam etti. 1886’da Leipzig Üniversitesi’nin felsefe fakültesinden La propriété territoriale et l’impôt foncier sous les premiers califes, Étude sur l’impôt du Kharag (Genève 1886) başlıklı teziyle doktor unvanını aldı. Arapça kitâbeleri okuyup anlama hususunda bilgisini artırmak için mutlaka İslâm memleketlerinde incelemeler yapması gerektiği düşüncesiyle 1886-1887 kışında Mısır’a, ertesi yıl da daha doğuya giderek Kahire’den başka Filistin, Suriye ve Anadolu’ya kadar uzanan bir seyahat yaptı.

Max van Berchem 1888-1889 kışında Paris’te tanınmış Fransız şarkiyatçılarından Barbier de Meynard, Charles Schefer ve Ch. Clermont-Ganneau’nun yanlarında çalıştı; ertesi kışı ise tekrar Kahire’de geçirdi ve ilk yazılarını yayımlamaya başladı. 1892-1894 yılları arasında Mısır, Suriye ve Filistin’de, 1895’te de Kuzey Suriye’de dolaştı. Son Suriye seyahatinden sonra on sekiz yıl bir daha Doğu’ya gitmedi ve Avrupa’da ilim âlemiyle temaslarını sürdürerek çeşitli kongrelere ve ilmî toplantılara katıldı. 1913’te Paris’te İlimler Akademisi’ne üye seçildi. Aynı yılın sonlarında İstanbul’a gidip Kudüs’te yapmayı planladığı çalışmalar için Halil Ethem Eldem’in (ö. 1938) desteğini sağladı ve 1914 ilkbaharında çalışmalarına başlayarak eski yıllarda burada kaydettiği kitâbeleri yeniden inceledi. Yurduna döndüğünde I. Dünya Savaşı çıkmak üzereydi. Çeşitli ülkelerden dostlarının birbirlerine düşman duruma girmeleri onu son derece üzmüştü; bir mektubunda artık çalışma azmi kalmadığını bildirir.

Vaktiyle Berlin’deki İlimler Akademisi üyelerinin eski Grek ve Latin kitâbelerinin kopyalarını derleyerek Corpus inscriptionum graecarum ve Corpus inscriptionum latinarum başlıkları altında büyük ciltler halinde yayımlamış olmaları ve Paris Akademisi üyelerinin de Corpus inscriptionum semiticarum başlığı altında Sâmî dillerde yazılmış kitâbeleri yayımlamaları, onu aynı çalışmayı Arapça kitâbeler için yapmaya yöneltmişti. Bunun için rastladığı bütün kitâbeleri sistemli biçimde toplamaya, bunların kopya ve fotoğraflarını almaya ve okuduğu metinler için gerek dil gerekse muhteva bakımından açıklamalar hazırlamaya girişmişti. Sanat tarihini çok sevdiğinden başlangıçta kitâbelerin ait oldukları yapıları da inceliyordu. Sonra bu çok geniş programdan vazgeçerek yalnız kitâbeler üzerinde çalışma yolunu tercih etti. Bu kitâbeleri Materiaux pour un corpus inscriptionum arabicarum başlığı altında yayımlaması, ilk derlemelerinin nihaî olmayıp büyük bir yayının hazırlığı durumunda olduğunu gösterir.

1888’de Mémoires de l’Institut égyptien’de (II, 605-619) “Une Mosquée du temps des Fatimites au Caire: Gāmi’el Goyûshi” ve aynı yıl Journal Asiatique’te (II, 440-470) “Le Château de Bânias” başlıklı makaleleri yayımlandı. M. van Berchem’in ilk kitâbe derlemeleri Kahire ve Kudüs’te gördükleri hakkında oldu. Kendisi İslâm ülkelerinde seyahatler yaparak kitâbe kopyaları alırken başkalarının topladıklarını da onların yayınları içinde işliyordu. C. Lehmann-Haupt’un 1907’de Göttingen’de basılan Materalien zur aelteren Geschichte Armeniens und Mesopotamiens başlıklı kitabının otuz beş sayfalık bir bölümünde Doğu Anadolu’dan Meyyâfârikīn (Silvan), Harput, Âmid (Diyarbakır), Bayburt, Siirt ve Salmas kitâbelerini resim ve tercümeleriyle tanıtmıştı. Anadolu’daki kitâbeleri derlemesinde ise İstanbul müzeleri müdürü Halil Ethem Bey ona yardımcı oldu. Sivas ve Divriği kitâbeleri 1910’da ikisinin imzası ile basıldı; fakat Konya kitâbeleri yayımlanamadı.

Max von Oppenheim’in 1899’da topladığı kitâbeleri de onun Inschriften aus Syrien, Mesopotamien und Kleinasien adlı (Leipzig 1909) eserinde inceledi. Ünlü Avusturyalı sanat tarihçisi J. Strzygowski’nin, İngiliz Miss Gertrude L. Bell’in de katkısıyla 1910’da basılan Amida başlıklı büyük eserinde Diyarbakır’daki kitâbeleri ayrı bir bölüm halinde işledi. E. Herzfeld ile Fr. Sarre’nin 1907-1908 yıllarında yaptıkları inceleme gezisi sonunda 1911-1920’de yayımlanan Archaeologische Reise in Euphrat und Tigrisgebiet adlı eserde bu seyahatte elde ettikleri kitâbeleri inceleyerek bunları bu dört ciltlik büyük eserin 1911’de Berlin’de basılan ilk cildinde yayımladı. Son olarak da Avusturyalı İslâm sanatı uzmanı E. Diez’in Asya’da yaptığı inceleme gezisinde bulduğu kitâbeleri, onun 1918’de basılan Churasanische Baudenkmaeler başlıklı kitabı için işledi. Diez 1921’de basılan diğer eserini van Berchem’in hâtırasına ithaf etmiş, ayrıca kitabın başında onun ilmî değerini belirten bir anma yazısına da yer vermiştir (bk. bibl.).

M. van Berchem, Kahire’de Fransız Arkeoloji Enstitüsü tarafından bastırılmakta olan Kudüs kitâbelerine dair kitabının provalarını görmek üzere 1920 Kasımında Mısır’a gittiğinde sağlığı iyice bozulmuş durumda idi. Creswell’in iddiasına göre, baskı hususunda enstitünün ileri sürdüğü bazı istekler van Berchem’in büyük bir üzüntüye kapılmasına sebep olmuş ve bu durumda İsviçre’ye dönmek üzere yola çıkmıştır. Yolda şiddetli bir zatürreye yakalanmış ve İsviçre’ye geldiğinden birkaç hafta sonra da 7 Mart 1921’de ölmüştür.

Hayatı boyunca serbest çalışan ve herhangi bir üniversitede görev almayan van Berchem, İslâm sanatı üzerinde araştırma yapan ilim adamlarının buldukları kitâbeleri büyük bir vukufla okuyup tercüme ederek onlara yardımcı olmuştur. Bundan dolayı dünyanın her köşesinden ona kitâbe fotoğrafları veya kopyaları gönderilerek yardımı istenmiştir. Yukarıda gösterilenler dışında, Rusya’da bulunan bazı İslâmî gümüş eşya üzerindeki yazıları Journal Asiatique’te (XIV [1909], s. 401-413), Busrâ’daki bazı kitâbeleri de E. Brünnov ile A. von Domaszewski’nin 1904-1909’da basılan Die Provincia Arabia adlı kitaplarının III. cildinde (s. 210-215) işledi. Ayrıca kitâbeler hususunda her isteyene yardımcı olan van Berchem’in bu husustaki yazışmaları da Cenevre’de muhafaza edilen arşivinde bulunmaktadır.

M. van Berchem’in hazırladığı Arapça kitâbeler külliyatının ilk kitabı Materiaux pour un corpus inscriptionum arabicarum, Première Partie: Egypte adıyla Kahire’deki Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün yayınları arasında (XIX, 1) basıldı (Paris 1894) ve bunu 1896’da ikinci, 1900’de üçüncü, 1903’te de dördüncü bölümler takip etti. Aynı dizinin ikinci kısmı Deuxième Partie: Syrie du nord başlığı ile önceki yayınlar serisi içinde (XXV, 1) basıldı (Kahire 1909); bu ciltte M. Sobernheim tarafından toplanan malzeme verilmişti. Bir yıl sonra çıkan Troisième Partie: Asie Mineure’de ise Halil Ethem Bey’in yardımıyla elde ettiği Sivas ve Divriği kitâbelerini işledi. Bu Anadolu fasikülünün devamı olarak ince bir fasikül daha basılmıştır (Kahire 1917). Dizinin ikinci kısmının Güney Suriye-Kudüs bölümü de van Berchem’in sağlığında basıldı (Kahire 1920, aynı seri, XLV, 1-2); bu ciltte yalnız levhalar halinde resimler bulunuyordu. Kudüs bölümünün metinleri van Berchem’in ölümünden sonra G. Wiet’in gayretiyle kalın birer cilt halinde yayımlandı (Kudüs I, Şehir, aynı seri, XLIII, 1-2, Kahire 1922-1923; Kudüs II, Harem-i Şerif, aynı seri, XLIV, 1-2, Kahire 1925-1927). Kudüs hakkındaki bu üç cildin indeksi ise ancak 1949’da yayımlanabilmiştir (aynı seri, XLV, 3).

Max van Berchem bir taraftan İslâmî kitâbeleri derleme işlerini Mısır-Suriye bölgesi üzerinde toplarken bir taraftan da daha uzak çevrelerle ilgilenmekten geri kalmıyordu. Olcaytu Han’ın bir kitâbesini Mélanges Hartwig Derenbourg’da (Paris 1909, s. 367-378), Çin’de Ts’ivan-Tcheou’daki Arapça kitâbeleri T’oung-Pao’da (Leiden 1911, XII, 707-727) ve Nijerya’daki Arapça kitâbeleri de kendisine teslim edilen fotoğraf ve estampajlara dayanarak işledi (Comptes rendu de l’Académie des Inscriptions et Belles-Lettres’te, Paris 1913, sy. 150-152). Van Berchem’in Anadolu ile ilgili iki yayını daha vardır. Bunlardan biri Zeitschrift für Assyriologie’de çıkan (XXVII [1912], s. 85-91) “Epigraphie des Danishmendides” başlıklı yazısı, diğeri ise Prusya İlimler Akademisi yayınları arasında basılan Die muslimischen Inschriften von Pergamon adlı yirmi üç sayfalık araştırmasıdır (Berlin 1912).

Berchem İslâmî kitâbe çalışmalarının dışında İsviçre’nin, özellikle Cenevre’nin tarihî yapıları üzerine de incelemeler yayımlamıştır. Suriye’de 1895 yılının Nisan-Haziran aylarında at üstünde ve çadırda geceleyerek İsviçreli mimar E. Fatio ile yaptığı gezinin seyahatnâmesi de Voyage en Syrie adıyla Kahire’de 1913-1915 yıllarında ve resimli iki cilt halinde Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün yayınları arasında (XXXVII-XXXVIII) basılmıştır.

Max van Berchem’in Kudüs’te bir asır önce çektiği fotoğraflar, kızı Marguerite Gautier-van Berchem ile Solange Ory tarafından La Jérusalem musulmane dans l’oeuvre de Max van Berchem adıyla basılmış (Lausanne 1978), ayrıca aynı yıl onun çeşitli dergi ve periyodiklerde dağılmış olan makaleleri de Opera Minora başlığı altında yayımlanmıştır (I-II, Genève 1978). İlmî çalışmalarının tamamının listesi ise ince dizgi ile on dokuz sayfalık bir bibliyografya oluşturmuştur. Van Berchem’in bırakmış olduğu bütün malzeme, fotoğraflar ve çeşitli ülkelerden ilim adamları ile yaptığı yazışmalar, Cenevre’de kendi adına kurulan vakıf tarafından muhafaza edilmektedir.

Max van Berchem daha 1890’larda kaleme aldığı bir yazısında İslâmî eserlerin bakımsızlık yüzünden harap olduğunu, bunların vakit kaybedilmeden fotoğraf ve kopyalarının alınması gerektiğini bütün dünya ilim adamlarına duyurmaya çalışmış ve bilhassa yayımladığı Corpus ile İslâm epigrafyasının kurucusu olmuştur.


BİBLİYOGRAFYA

M. van Berchem, Opera Minora (nşr. A. Louca), Genève 1978, I, nâşirin girişi, s. VII-XV, XVII-XXXVI.

J. Fück, “Max van Berchem”, Die Asiatischen Studien in Europa, Leipzig 1955, s. 290-292.

Necîb el-Akīkī, el-Müsteşriḳūn, Kahire 1965, II, 15-16.

E. Herzfeld, “Max van Berchem”, , XII (1922), s. 206-213.

A. Bossier, “Max van Berchem”, Revue Archéologique (5. seri), XVII, Paris 1923, s. 148-154.

E. Diez, “Max van Berchem”, Persien-Islamische Baukunst in Churâsân, Hagen-Darmstadt-Gotha 1923, s. 9-10.

K. A. C. Creswell, “In Memoriam-Max van Berchem”, (1963), s. 117-118.

G. Wiet, “Max van Berchem (1863-1921), Créateur de l’épigraphie Arabe”, Schweizerische Zeitschrift für Geschichte-Revue Suisse d’histoire, XIII, Svizzera 1963, s. 379-388.

Semavi Eyice, “Max van Berchem, Opera Minora”, , XLV/178 (1981), s. 115-136.

S. Ory, Catalogue de la phototèque, Archives Max van Berchem. Conservées à la Bibliothèque Publique et Universitaire de Genève, I, Genève 1975 [M. van Berchem arşivinin fototek katalogudur].

Bu madde ilk olarak 1992 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 5. cildinde, 484-485 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.