ÇAVLI, Emin Âli - TDV İslâm Ansiklopedisi

ÇAVLI, Emin Âli

Müellif:
ÇAVLI, Emin Âli
Müellif: NURETTİN ALBAYRAK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 26.11.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/cavli-emin-ali
NURETTİN ALBAYRAK, "ÇAVLI, Emin Âli", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/cavli-emin-ali (26.11.2020).
Kopyalama metni
İstanbul Kadırga’da doğdu. Babası Âli Bey, günümüzde Bulgaristan’da bulunan Eski Zağra’nın Çavlı köyündendir ve bu köyün timarına sahip bir sipahinin torunudur. Annesi Hidayet Hanım, Eski Zağralı olup 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı esnasında muhacir olarak İstanbul’a gelmiş ve Âli Bey’le burada evlenmiştir. Emin Âli ilk tahsilini babasının memuriyeti dolayısıyla Çanakkale Eceabat’ta yaptı. Daha sonra İstanbul’da özel Mekteb-i Tefeyyüz Rüşdiyesi’ne yatılı olarak girdi ve buradan birincilikle mezun oldu (1901). Babasının işlerinin bozulması yüzünden öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Uzunköprü’nün Kavaklı köyünde yaşayan halasının yanına gönderildi. Orada üç yıl kalarak İstanbul’a döndü ve imtihanla İstanbul İdâdîsi’ne girdi (1904). Büyük bir gayretle burayı iki yılda bitirdi. Ancak aşırı çalışmaktan dolayı hastalandı ve bir yıl Edirne’de babasının yanında dinlendi. 1907’de Mekteb-i Mülkiyye’ye kaydoldu. Mülkiyeyi bitirince (1910) idarecilik yerine öğretmenliği tercih etti ve Bursa Sultânîsi’ne tarih öğretmeni oldu. Bu sırada yazdığı ve İslâmiyet’in doğuşunun sosyal sebeplerini anlattığı, beş forması yayımlanmış İslâm tarihiyle ilgili eserinden dolayı azledildi. Ardından Maarif Nezâreti kendisini Fransa’ya öğrenci müfettişi olarak gönderdi (1913). Çavlı, Lille Üniversitesi’nde tarih metodolojisi derslerine devam etti. Annesinin hastalanması üzerine ertesi yıl İstanbul’a döndü ve İstanbul Lisesi’ne tarih öğretmeni tayin edildi. Bir süre sonra gönüllü olarak orduya katıldı. Fakat Maarif Nezâreti buna izin vermediğinden beş ay sonra tekrar öğretmenliğe başladı. 1914-1920 yıllarında İstanbul Sultânîsi’nde ve çeşitli liselerde tarih öğretmenliği yaptı. 1920’de ikinci defa Bursa Sultânîsi tarih öğretmenliğine gönderildiyse de gitmediği için istifa etmiş sayıldı. Açıkta kaldığı üç yıllık sürede Kantariye Şirketi ve Kadınları Çalıştırma Cemiyeti’nde çalıştı. 1923’te tekrar öğretmenliğe getirildi. Ağustos 1926’da hükümetin izniyle Afganistan’a gitti ve Afganistan Maarif Vezâreti müşaviri oldu. Bu görevi sırasında Hindukuş geçitlerini gördü, Orta Asya Türk hayatını inceleyip belge toplamak amacıyla yaptığı gezilerin birinde uyku hastalığına yakalandı. Kâbil elçiliğinde dört ay kadar tedavi görmesine rağmen iyileşemeden felçli halde Türkiye’ye döndü. Bir gözünü kaybetmiş olarak sağlığı düzelince 15 Eylül 1928’de Kadıköy Orta Mektebi ve İstanbul Erkek Muallim Mektebi’nde yeniden başladığı tarih öğretmenliğine birçok lisede devam etti. Yüksek Muallim Mektebi müdürlüğü ve Güzel Sanatlar Akademisi medeniyet tarihi öğretmenliği görevlerinde bulundu. Beyoğlu Kız Lisesi tarih öğretmeni iken 8 Eylül 1950’de emekliye ayrıldı ve 10 Kasım 1968’de öldü.

Heyecanlı konuşmaları, geniş ansiklopedik bilgisi ve takvim konusundaki uzmanlığıyla tanınan Emin Âli Çavlı, az sayıdaki eserinden ziyade çeşitli hâtıralarda yer alan sohbetleri ve talebelerinin naklettiği ders takrirleriyle bilinmektedir. Talebelerinden Enver Behnan Şapolyo, Fehmi Yavuz ve özellikle İstanbul Sultânîsi’nde dört yıl kendisinden ders okuyan ve ölünceye kadar dostu olan Hilmi Ziya Ülken onun müfredata bağlı kalmadan ders anlattığını, o zamana kadar liselerde okutulan Mizancı Murad, Celâl Nûri ve Ahmed Refik’in eserlerini eleştirerek bunların indî görüşlerle dolu olduğunu, İbn Haldûn’dan kalma yükselme ve gerileme dönemi kavramlarının sosyolojik bir esasa dayanmadığını ileri sürdüğünü belirtmektedir. O yıllarda mevcut ittihâd-ı İslâm ve Turan gibi klişe fikirlerin mücerret ve hayalî sayıldığını, gerçek milliyetçiliği vatan içinde ve sosyal realitede aramak gerektiğini söylemiş; devir, çağ, tarihî vak‘a, millet, din, laiklik gibi temel kavramlarla ilgili alışılmış kalıpları reddedip bunların tariflerini öğrencilerine buldurmak gibi Kartezyen ve Sokratik metotlar uygulamıştır. Ülken’e göre ilim prensiplerinde kesinlikle pozitivist olan Emin Âli’nin Türk Ocağı’ndaki tartışmalı sohbetlerinden Ziya Gökalp de faydalanmıştır. Cumhuriyet döneminde düzenlenen Millî Eğitim şûralarına katılan Emin Âli, II. Şûra’da yaptığı konuşmada tek kitap sistemine ve öğrencilerin kitap okuma özgürlüğü konusunda bakanlığın otoriter davranmasına da karşı çıkmıştır.

Emin Âli, Afganistan dönüşünde Rousseau’nun eserlerinin tercümesi ve neşriyle de uğraşmış, çeşitli makalelerinde tarihte usul, usulde tarih, metotlu araştırma, yazının menşei, eğitim meseleleri, eğitim kurumlarının tarihi gibi konular üzerinde durmuştur. Yazıları genelde Yeni Mecmua, Meslek, Cumhuriyet, İş ve Düşünce, Çınaraltı gibi dergi ve gazetelerde yayımlanmıştır. Hilmi Ziya, Emin Âli’nin “Tarihte Usul ve Usulde Tarih” adlı kitabının müsveddeleriyle tarih derslerinin programları hakkındaki notlarını kendisine bıraktığını belirtmişse de bunlar ortaya çıkmamıştır. Hilmi Ziya ayrıca onun son yıllarında son asır Türkiye tarihi üzerinde bir çalışma yaptığını da bildirmektedir. Emin Âli’nin ilk ve orta okullarla liseler için yazdığı tarih kitaplarından başka Yunan Sanatı (İstanbul 1949), Kırım Harbi (İstanbul 1957), Bayezit Hamamı Meselesi: 1730 Patrona İhtilâli (İstanbul 1957) gibi eserleri vardır.

BİBLİYOGRAFYA :

Hilmi Ziya Ülken, Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, İstanbul 1966, II, 684-688; a.mlf., “Elli Yıllık Hoca: Emin Âli Çavlı”, Cumhuriyet, İstanbul 14 Ocak 1969, s. 2; Ali Çankaya, Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler, Ankara 1968-69, IV, 1267-1270; Necip Fazıl Kısakürek, Bâbıâli, İstanbul 1975, s. 45-51; Aziz Nesin, Böyle Gelmiş Böyle Gitmez: Yokuşun Başı, İstanbul 1977, s. 124-126; Ziyaeddin Fahri [Fındıkoğlu], “Emin Âli Çavlı”, Bilgi, XXII/259, İstanbul 1968, s. 7-8; “Çavlı (Emin Âli)”, İst.A, VII, 3786-3787.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-1. cildinde, 286-287 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER