ÇAVULDUR - TDV İslâm Ansiklopedisi

ÇAVULDUR

Müellif:
ÇAVULDUR
Müellif: FARUK SÜMER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1993
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 27.06.2022
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/cavuldur
FARUK SÜMER, "ÇAVULDUR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/cavuldur (27.06.2022).
Kopyalama metni

Boyun adı kaynaklarda Çavundur, Çavdur ve Çavdır şekillerinde de geçer. Kâşgarlı Mahmud (XI. yüzyıl) bu boyun adını Çavuldur olarak zikretmekte, hayvanlarına vurdukları damganın şeklini de vermektedir.

İlhanlı Veziri Reşîdüddin Fazlullah, XIV. yüzyılın başlarında yazmış olduğu tarihindeki Oğuz boyları listesinde Çavuldurlar’a Üçoklar arasında yer vererek taşıdıkları adın “şerefli ve ünü yaygın” mânasına geldiğini, ülüşünün (şölenlerde koyun etinden yiyeceği kısım) “sol karı yağrın” (sol kürek kemiği), onkununun ise (totem kuşu) sungur (sunkur) olduğunu bildirmekte ve damgasının şeklini göstermektedir.

Osmanlı müellifi Yazıcıoğlu Ali Efendi’nin (XV. yüzyılın birinci yarısı) Oğuz boyları listesi Reşîdüddin’inkine dayanır. Ancak Ali Efendi Çavuldur boyunun adını Çavundur olarak yazmıştır. Bu şekil, boyun adının XV ve XVI. yüzyıllarda Anadolu’daki en yaygın söyleniş şeklidir. Bu yüzyıllardaki yirmi bir yer adından sadece üçünün boyun eski adı olan Çavuldur, diğer üçünün de Çavdur olarak yazılmış olduğu görülür. Hazar ötesi Türkmenler’i arasındaki Çavuldurlar’ın da son asırlarda umumiyetle Çavdır şeklinde anıldıkları anlaşılmaktadır.

İlk yazılışı XIII. yüzyılın ortalarına kadar giden Dânişmendnâme’de Çavuldur Çaka adlı bir beyin adı geçer. Çavuldur Çaka, Emîr Kara Tona ve Emîr Turasan Sivas’ta Dânişmend Gazi ile vedalaşıp İstanbul yönüne doğru yola çıkarlar. Dânişmendnâme’de bir daha ondan söz edilmez. Reşîdüddin’in Câmiʿu’t-tevârîḫ’indeki Selçuklular bölümünde de Alparslan’ın Malazgirt Savaşı’na katılan kumandanları arasında Çavuldur da zikredilir. Emîr Çavuldur aynı esere göre Maraş ve Sarız (Sarus) yörelerini fethetmiştir. Câmiʿu’t-tevârîḫ’te adı geçen bu emîr, Dânişmendnâme’de geçen Çavuldur Çaka’dan başkası değildir. Bu Çavuldur Çaka’nın da Anadolu’ya yapılan akınlardan birinde çok genç yaşta Bizanslılar’ca esir alınarak sarayda yetiştirilen Çaka Bey olduğunda şüphe yoktur. 1083 yılından sonra İstanbul’dan İzmir’e kaçan Çaka Bey’in orada bir beylik kurduğu ve meydana getirdiği donanma ile Sakız ve diğer bazı adaları idaresi altına aldığı bilinmektedir.

XV. yüzyılda Anadolu’da yirmi bir yer adından başka Boz-ulus ile Çorum’da Çavundur adlı oymaklar da görülür. Boz-ulus arasındaki Çavundur oymağı, II. Selim devrinde (1566-1574) iki kola ayrılmış olup bunlardan Duyar Kethüdâ’nın idaresindeki kol 174, Pîr Ahmed Kethüdâ’nın idaresindeki kol da 50 vergi nüfusuna sahipti. Çorum sancağında yaşayan Çavundur oymağının ise Osmancık’a bağlı Akçasu köyünde yerleşmiş olduğu görülür.

Çavuldurlar’ın, nüfusu çok kalabalık bir kolu batıya göç etmeyerek Hazar ötesi Türkmenler’i arasında kalmıştır. Bunlar XVI. yüzyılda Mangışlak yarımadasında yaşıyorlardı. Yarımadadaki diğer Türkmen oymakları gibi bu yüzyılda Mangıtlar’ın, daha sonraları da Kalmuklar’ın hücumlarına uğradılar. Hatta Kalmuklar, İğdir, Soynacı ve Çavuldurlar’a (=Çavdur) mensup kollardan oluşan bir topluluğu Kuzey Kafkasya’ya göçe zorladılar. Bunlar varlıklarını zamanımıza kadar sürdürdüler. Mangışlak’ta kalmış olan Çavuldurlar’a gelince, onlar da XIX. yüzyılda Kazaklar tarafından buradan çıkarıldılar. 1863 yılında Aral gölünün güney kıyısı ile Karaboğaz arasında oturuyorlardı. O zaman nüfusları 12.000 çadır tahmin edilen Çavuldurlar Kara Çavdur, Abdal, Bozacu, Esenlü, Buruncuk ve diğer birçok obadan meydana gelmişlerdi.

Kaynaklarda bu Çavuldurlar’ın da her yerde aranılan güzel halılar dokudukları haber verilir.


BİBLİYOGRAFYA

, I, 56.

, I, 56; a.e. (Dankoff), I, 107.

Reşîdüddin, Câmiʿu’t-tevârîḫ (nşr. Behmen Kerîmî), Tahran 1338 hş., I, 49; a.e.: Ẕikr-i Târîḫ-i Âl-i Selçûḳ  (trc. Ahmed Ateş), Ankara 1960, s. 33, 39.

Yazıcızâde Ali, Târîh-i Âl-i Selçûk, TSMK, Revan Köşkü, nr. 1390, vr. 24a-b.

A. Comnèna, The Alexiad (trc. E. A. S. Dawes), London 1967, s. 198, 219, 220, 273, 280, 281, 360.

Ebülgazi Bahadır Han, Şecere-i Terâkime (nşr. A. N. Kononov), Moskva-Leningrad 1958, s. 61.

I. Mélikoff, La Geste de Melik Dānişmend: Étude critique du Dānişmendnāme, Paris 1960, I, 72, 73, 81, 85-88, 118, 122, 196, 201, 404; II, 14, 17.

A. Vámbéry, Travels in Central Asia, London 1864, s. 303.

V. Barthold, A History of the Turkman People (trc. V. Minorsky – T. Minorsky, Four Studies on the Central Asia, Leiden 1962, III içinde), s. 137, 157-159.

Faruk Sümer, Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri, Boy Teşkilâtı, Destanları, İstanbul 1980, s. 324-326, 444.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1993 yılında İstanbul’da basılan 8. cildinde, 235-236 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER