CEBERTÎ, Abdurrahman b. Hasan

عبد الرحمن بن حسن الجبرتي
Müellif:
CEBERTÎ, Abdurrahman b. Hasan
Müellif: MEHMET MAKSUDOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1993
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ceberti-abdurrahman-b-hasan
MEHMET MAKSUDOĞLU, "CEBERTÎ, Abdurrahman b. Hasan", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ceberti-abdurrahman-b-hasan (19.11.2019).
Kopyalama metni

1167 (1753-54) yılında Kahire’de doğdu. Ataları Habeşistan’ın Cebert bölgesinden geldikleri için kendisi de Cebertî nisbesiyle şöhret buldu. Mensup olduğu Cebertî ailesi Hanefî mezhebinde ve İslâm’a çok bağlı kimseler olarak tanınmıştır. Hac için veya mücâvir* olarak Medine ve Mekke’ye yürüyerek gelmeleriyle meşhur olan bu aileye mensup âlimlerin Mescid-i Nebevî’de, Harem-i şerif’te ve Ezher’de ders verdikleri üç revak vardı. Babası Şeyh Hasan da Ezher âlimlerindendi. Cebertî on bir yaşında iken Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi. Babası oğlunda kabiliyet gördüğü için onun yetişmesine özen gösterdi. Ona büyük bir servet, kıymetli hocalar, öğrenciler ve devlet ileri gelenlerinden meydana gelen çok iyi bir çevre bıraktı. Cebertî Ezher’den mezun olduktan sonra astronomi, matematik, geometri alanlarındaki bilgisini arttırdı. Osmanlı Veziri Koca Yûsuf Paşa Cebertî’nin astronomi alanındaki engin bilgisine vâkıf olup ona takvimler hazırlattı ve bundan dolayı kendisini ödüllendirdi. Cebertî iyi yetişmiş Ezher âlimlerinin geleneğine uyarak öğretim halkaları teşkil etti, öğrenci yetiştirmeye önem verdi. Napolyon Mısır’ı işgal edince onu ülke yönetiminde bir vasıta olarak kullandığı âyan ve eşraf divanına üye tayin etti. Mehmed Ali Paşa’nın saray muvakkiti olarak da görev yapan Cebertî Hanefîler’le ilgili iftâ dairesine de nezaret etti.

Cebertî Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya baştan beri cephe aldı ve ölümüne kadar muhalefetini sürdürdü. 1822’de oğlu Halîl öldürüldü. Bu konuda birçok söylenti çıktı ve olayın, Cebertî’nin Mehmed Ali Paşa’nın idaresini tenkit etmesiyle ilgili olduğu dedikoduları yayıldı. Bu olaydan duyduğu büyük üzüntü sebebiyle Cebertî’nin gözleri görmez oldu, evine kapandı, vefatına kadar böyle kaldı. Onun bir suikasta kurban gittiği de söylenir. Cebertî ilmî usullere riayet eden objektif bir ilim adamı idi.

Eserleri. 1. ʿAcâʾibü’l-âs̱âr* fi’t-terâcim ve’l-aḫbâr. 1688’den 1821’e kadar meydana gelen olayları ihtiva eden dört ciltlik bir Mısır tarihidir (Bulak 1297). 2. Maẓharü’t-taḳdîs (Muẓhirü’t-taḳdîs) bi-ẕehâbi (zevâli) Devleti’l-Fransîs. Cebertî Mısır’ın Fransızlar tarafından işgalini (1798-1801) konu alan bu eserini 1216’da (1801-1802) tamamlayarak Osmanlı Veziri Yûsuf Paşa’ya ithaf etti. Kitabında kendisinin Fransızlar’la ilişkisinden, General Menou zamanında divanda üye olduğundan söz etmediği gibi ʿAcâʾibü’l-âs̱âr’daki fikirlerinin aksine Napolyon Bonapart’ı ve Fransızlar’ı küçük düşürücü tenkitlere, Osmanlılar’ı, padişah ve veziri öven ifadelere yer verir. Osmanlı Veziri Yûsuf Paşa İstanbul’a dönünce eseri III. Selim’e sundu. Eser padişahın isteği üzerine Hekimbaşı Behcet Mustafa Efendi tarafından Türkçe’ye tercüme edildi. 1807 yılında tamamlanan tercüme Târîh-i Mısır adıyla yayımlanmıştır (İstanbul 1282). Maẓharü’t-taḳdîs Mütercim Âsım Efendi tarafından da tercüme edilmiş (, I, 377), ayrıca Alexandre Cardin eseri Fransızca’ya çevirmiştir (Journal d’Abdurrahman Gabarti pendant l’occupation française en Egypte, İskenderiye 1835, Paris 1838). Muhammed Atâ Maẓharü’t-taḳdîs’in Arapça orijinalini Yevmiyyâtü’l-Cebertî adıyla iki cilt halinde neşretmiştir (Kahire 1958).

Cebertî’nin kaynaklarda zikredilen Muḫtaṣaru Teẕkireti’ş-Şeyḫ Dâvûd el-Anṭâkî, Naḳdün li-Kitâbi Elf leyle ve leyle ve Düstûru taḳvîmi’l-kevâkibi’s-sebʿa adlı üç eseri daha vardır (bk. Kehhâle, V, 133).


BİBLİYOGRAFYA

Cebertî, ʿAcâʾibü’l-âs̱âr, Beyrut, ts. (Dârü’l-Fâris), I-III.

a.mlf., Târîh-i Mısır (trc. Behcet Mustafa), İstanbul 1282.

, II, 730-731.

, I, 377.

, I, 675-676.

Muhammed Abdullah İnân, Müʾerriḫû Mıṣri’l-İslâmiyye ve meṣâdirü’t-târîḫi’l-Mıṣrî, Kahire 1388/1969, s. 177-189.

Süleyman Ahmed es-Saîd, Teʾṣîl mâ verede fî târîḫi’l-Cebertî mine’d-daḫîl, Kahire 1979, tür.yer.

Leylâ Abdüllatîf Ahmed, Dirâsât fî târîḫ ve müʾerriḫî Mıṣr ve’ş-Şâm ebâni’l-ʿaṣri’l-ʿOs̱mânî, Kahire 1980, s. 190-214.

Halil Mardem Bey, Aʿyânü’l-ḳarni’s̱-s̱âlis̱ ʿaşer, Beyrut 1981, s. 144.

Abdülfettâh ed-Dîdî, Yenâbîʿu’l-fikri’l-Mıṣriyyi’l-muʿâṣır, Kahire 1982, s. 9-15.

Ali Berekât, Rüʾyetü’l-Cebertî li-ezmeti’l-ḥayâti’l-fikriyye, Kahire 1987.

Muhammed Enîs, “el-Cebertî beyne Maẓhari’t-taḳdîs ve ʿAcâʾibi’l-âs̱âr”, Mecelletü Külliyyeti’l-âdâb, XVIII/1, Kahire 1956, s. 59-70.

David Ayalon, “The Historian al-Jabartī and his Background”, , XXIII (1960), s. 217-249.

a.mlf., “D̲j̲abartī”, , II, 355-357.

P. M. Holt, “Al-Jabartī’s Introduction to the History of Ottoman Egypt”, , XXV (1962), s. 38-51.

S. Moreh, “Reputed Autographs of ‘Abd al-Raḥmān al-Jabartī and Related Problems”, a.e., XXVIII (1965), s. 524-540.

Ismail K. Poonawala, “The Evolution of al-Ğabartī’s Historical Thinking as Reflected in the Muzhir and the ʿAčāʾib”, Arabica, V, Leiden 1968, s. 270-288.

D. B. Macdonald, “Cebertî”, , III, 39-40.

Ahmed Abdürrahîm Mustafa, “ʿAcâʾibü’l-âs̱âr fi’t-terâcim ve’l-aḫbâr li-ʿAbdirraḥmân el-Cebertî”, , IV, 553-563.

Bu madde ilk olarak 1993 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 7. cildinde, 190-191 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.