CEHCÂH el-GIFÂRÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

CEHCÂH el-GIFÂRÎ

جهجاه الغفاري
Müellif:
CEHCÂH el-GIFÂRÎ
Müellif: ALİ YARDIM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1993
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/cehcah-el-gifari
ALİ YARDIM, "CEHCÂH el-GIFÂRÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/cehcah-el-gifari (21.09.2020).
Kopyalama metni

Mekke ile Medine arasında bulunan Gıfâr kabilesindendir. Babasının adının Kays veya Mes‘ûd olduğu da söylenmektedir. Cehcâh kabilesinden bazı kimselerle Hz. Peygamber’e gelerek müslüman oldu. Bey‘atürrıdvân’da bulundu ve Benî Mustaliḳ kabilesiyle yapılan Müreysî‘ Gazvesi’ne (Şâban 5 / Ocak 627) katıldı. Vâkıdî’nin rivayetine göre muhacirlerin fakirlerinden olduğu için bu sırada ücretli olarak Hz. Ömer’in hizmetini görüyor ve onun atını çekiyordu. Muharebe müslümanların zaferiyle sonuçlandıktan sonra Müreysî‘ Kuyusu başında su almak üzere bir kalabalık toplanmıştı. Bu sırada Cehcâh ile ensardan Cüheyneli Sinân b. Vebere arasında su yüzünden kavga çıktı ve Cehcâh Sinan’a birkaç tekme attı. Bunun üzerine Sinân b. Vebere, “Yetişin ey ensar!” diye bağırdı; Cehcâh da, “Yetişin ey muhacirler!” diye seslendi. Hz. Peygamber’i çok üzen bu kavga, orada bulunan ve aynı zamanda Sinân b. Vebere’nin dostu olan Abdullah b. Übeyy’in muhacirlere karşı beslediği kin ve öfkeyi açığa vurmasına ve Medine’ye döndüklerinde müslümanları oradan çıkaracaklarına dair Münâfikūn sûresinin 8. âyetinde, “Eğer bu savaştan Medine’ye dönersek andolsun ki şerefli kimseler alçakları oradan çıkaracaktır” şeklinde ifade edilen sözleri söylemesine sebep olmuştur.

Tabakat kitaplarında anlatıldığına göre Cehcâh bir gün Hz. Osman minberde hutbe okurken bilinmeyen bir sebeple dayandığı bastonu alıp sağ dizinde kırmış, kırılan bastonun kıymığı dizine batmış ve bundan sonra kemik erimesi hastalığına tutularak Hz. Osman’ın şehid edilmesinden birkaç ay sonra vefat etmiştir.

Atâ b. Yesâr ve Süleyman b. Yesâr ile İbn Ömer’in âzatlısı Nâfi‘in kendisinden hadis rivayet ettiği söyleniyorsa da Buhârî bunun doğru olmadığını kaydetmektedir. Tirmizî onun Hz. Peygamber’den rivayeti bulunduğunu söylemektedir (“Eṭʿime”, 20).


BİBLİYOGRAFYA

Buhârî, “Tefsîr”, 63/5.

a.mlf., et-Târîḫu’l-kebîr, II, 249.

Tirmizî, “Tefsîr”, 63, “Eṭʿime”, 20.

a.mlf., Tesmiyetü aṣḥâbi’n-nebî (nşr. Ali Yardım), İzmir 1985, s. 334.

, II, 415, 416, 435.

, II, 605.

, I, 252-253.

, I, 365-366.

a.mlf., el-Kâmil, II, 192; III, 168, 403.

, I, 253.

, VI, 5005.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1993 yılında İstanbul'da basılan 7. cildinde, 224 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER