DERDÎR

الدردير
DERDÎR
Müellif: AHMED ALÂEDDİN ABDÜLHAMÎD DA‘BER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 11.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/derdir
AHMED ALÂEDDİN ABDÜLHAMÎD DA‘BER, "DERDÎR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/derdir (11.12.2019).
Kopyalama metni

1127’de (1715) Yukarı Mısır’daki Asyût vilâyetine bağlı Menfelût kasabasında doğdu. Rivayete göre dedesi Ahmed b. Ebû Hâmid doğduğu gece Derdîr adlı bir kabile reisi bu ailenin misafiri bulunuyordu. Bundan dolayı yeni doğan Ahmed’e Derdîr lakabı verilmiş, daha sonra Ahmed’in oğlu Muhammed ve torunu Ebü’l-Berekât Ahmed de bu lakapla tanınmışlardır. Derdîr ilk öğrenimine âlim ve dindar bir kişi olan babasının yanında başladı. On yaşında iken babasını kaybedince tahsiline devam etmek için Kahire’ye gitti ve Ezher’e girdi. Mâlikî fakihlerinden, o dönemde Mısır’ın en büyük âlimi olarak bilinen Ebü’l-Hasan Ali es-Saîdî’den fıkıh okudu. 1160’ta (1747) Kutbüddin el-Bekrî’nin halifesi ve Halvetiyye’nin Hifniyye kolunun kurucusu Şeyh Şemseddin Muhammed el-Hifnî’ye intisap etti. Ahmed es-Sabbâ ve Ahmed b. Abdülfettâh gibi âlimlerin derslerine devam etti. Mısır’ın ünlü âlimleri arasına girdi. Hocası Ali es-Saîdî’nin 1189’da (1775) vefat etmesi üzerine onun yürüttüğü bütün faaliyetleri Ahmed ed-Derdîr üstlendi. Bu suretle Mâlikîler’in Ezher şeyhi ve Mısır müftüsü oldu; bundan dolayı kendisine “Küçük Mâlik” denilirdi. Saîdîler’in medresesinde dersler verdi, vakıflarına nezaret etti. 1172’de (1758) Şeyh Hifnî’den icâzet aldıktan sonra tasavvufta da büyük ün kazanan Derdîr Halvetiyye tarikatının yayılmasına önemli katkılarda bulundu. Mısır’ın en meşhur âlim ve şeyhi haline geldiği bu dönemde Mısır’da Osmanlı valisinin otoritesi fiilen hemen hemen ortadan kalktığı için bu boşluğu emîrler doldurmaya başlamıştı. Hiçbir hukukî ve siyasî disiplin tanımayan bu emîrler gerek halka gerekse âlimlere her çeşit haksızlığı reva görüyorlardı. Ahmed ed-Derdîr bu zorbalara karşı halkın da desteğiyle sözlü, yazılı ve fiilî olarak cesur ve tesirli bir mücadele yürüterek onları sindirdi. Mâlikî mezhebinde müctehid mertebesine ulaşan Şeyh Derdîr Ahmed es-Sâvî, Sâlih es-Sibâî, Arefe ed-Desûkī, Abdülalîm es-Senhûrî ve Mustafa el-Ukbâvî gibi sonradan tanınmış birer âlim olan birçok kişiye hocalık yapmıştır.

6 Rebîülevvel 1201’de (27 Aralık 1786) Kahire’de vefat eden Derdîr zâviyesinin hazîresinde toprağa verildi. Tarikat silsilesi Şeyh Hifnî ve Kutbüddin el-Bekrî vasıtasıyla Halvetiyye’nin Şâbâniyye-Karabaşiyye koluna ulaşır.

Tasavvuf, tarikat evrâdı, akaid, fıkıh konularında yirmiden fazla eseri olan Şeyh Derdîr’in basılı eserleri şunlardır: 1. Aḳrebü’l-mesâlik li-meẕhebi’l-İmâm Mâlik. Mâlikî fıkhına dair bir eser olup 1193 (1779) yılında telif edilmiştir (Kahire 1287, 1299). 2. eş-Şerḥu’ṣ-ṣaġīr ʿalâ Aḳrebi’l-mesâlik. “Bâbü’l-cinâye” faslına kadar telif ettiği eseri talebesi Şeyh Mustafa el-Ukbâvî tamamlamıştır (Bulak 1281; Kahire 1282, 1326, 1972). 3. eş-Şerḥu’l-kebîr ʿalâ Muḫtaṣarı Sîdî Ḫalîl. Mâlikî fıkhıyla ilgili olan bu eser Muhammed ed-Desûkī’nin hâşiyesiyle birlikte basılmıştır (Kahire 1303, 1310). 4. el-Ḫarîdetü’l-behiyye. Akaid ile ilgili yetmiş bir beyitlik manzum bir eserdir (Kahire 1279; İskenderiye 1281). 5. Şerḥ ʿale’l-ʿaḳīde. Kutbüddin el-Bekrî’nin Fevâʾidü’l-ferâʾid adlı akaide dair eserinin şerhidir (Bulak 1314). 6. Tuḥfetü’l-iḫvân fî ʿilmi’l-beyân (Kahire, ts.). 7. Ḥâşiye ʿalâ Kıṣṣati’l-miʿrâc. Necmeddin el-Gazzî’nin mi‘rac hadisesiyle ilgili eserinin hâşiyesidir. Gazzî’nin eserinin kenarında birçok defa basılmıştır (Bulak 1284; Kahire 1294, 1305). 8. Tuḥfetü’l-iḫvân fî âdâbi ehli’l-ʿirfân. Tarikat âdâbıyla ilgili olan bu risâleyi Harîrîzâde Tibyân’da (II, vr. 7b-19b) iktibas etmiştir (Kahire 1281, 1332). 9. Mevlidü’n-nebî. İbrâhim el-Bâcûrî’nin esere yazdığı hâşiye ile birlikte yayımlanmıştır (Kahire 1304). 10. Şevâriḳu’l-envâr. Bazı salavat metinlerini ihtiva eden bu risâleyi de Harîrîzâde Tibyân’da (II, vr. 19b-26a) iktibas etmiştir.


BİBLİYOGRAFYA

Cebertî, ʿAcâʾibü’l-âs̱âr, Bulak 1297, II, 147.

, II, vr. 6b-26a.

, s. 87.

, I, 393-394.

, I, 869-870.

, II, 464-465; Suppl., II, 470, 480.

Abdülhalîm Mahmûd, Ebü’l-Berekât Sîdî Aḥmed ed-Derdîr, Kahire 1947.

, I, 340-341.

, I, 181.

, I, 244.

Abdürrezzâk el-Baytâr, Ḥilyetü’l-beşer fî târîḫi’l-ḳarni’s̱-s̱âlis̱ ʿaşer, Dımaşk 1961, I, 172.

Ahmed Alâeddin Abdülhamîd Da‘ber, Ebü’l-Berekât ed-Derdîr ve es̱eruhû fi’l-fıḳh (yüksek lisans tezi, 1982), Kahire Câmiatü’l-Ezher.

Ahmed Hanefî Nassâr el-Kûsî, “es-Seyyid Aḥmed ed-Derdîr”, , XLI/2 (1389/1969), s. 133-137.

Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 9. cildinde, 168-169 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.