DEVRAK

دورق
Müellif:
DEVRAK
Müellif: TAHSİN YAZICI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/devrak
TAHSİN YAZICI, "DEVRAK", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/devrak (24.08.2019).
Kopyalama metni
Adını Farsça Derâk’tan alan Devrak, Ortaçağ’da Devrakulfürs ve bazan da sadece Medine adlarıyla anılmıştır. Devrak vaktiyle Âzer, Âcem, Mîrâkıyân, Mîrâsiyân gibi şehirleri de içine alan ve aynı adı taşıyan bir idarî bölgenin merkeziydi. Bu idarî bölge daha sonra Sürrak adıyla anılmıştır (Taberî, IV, 77). Hz. Ömer zamanında Basra Valisi Ebû Mûsâ el-Eş‘arî tarafından 17-21 (638-642) yılları arasında fethedilen Devrak, Hûzistan bölgesinde Cerrâhiye ırmağının Devrak adı verilen kolunun iki kıyısı üzerinde kurulmuştur. Devrak ırmağı kanalla Kârûn nehrine bağlanmıştı. Su kanalları sayesinde verimli bir hale getirilen bu bölge ziraata elverişliydi. Kirman ve Fars’tan hacca gidip gelenler burada konaklardı. IV. (X.) yüzyıla kadar şehirde görülebilen âteşkedeler ve Sâsânîler dönemine ait birtakım önemli binalar, Devrak’ın bu dönemdeki önemli merkezlerden biri olduğunu göstermektedir. IV. (X.) yüzyılın başlarında yazılan Hudûdü’l-âlem adlı coğrafya kitabında Devrak güzel ve halkı refah içinde yaşayan bir şehir olarak gösterilir. Arap coğrafyacıları da burayı geniş bir alana yayılmış, çarşı ve pazarları bulunan bir yer olarak tanıtırlar. Şehir ayrıca kükürtlü sıcak suları ile de meşhurdu. Bölge ve şehir X. (XVI.) yüzyılda bir Arap kabilesi olan Benî Temîm tarafından işgal edildiyse de Muşa‘şa‘ hânedanından Hûzistan valisi olarak şöhret bulan Seyyid Mübârek 1000 (1591-92) yılında bu kabileyi ülkeden çıkardı. 1029’da (1619-20) Fars beylerbeyi Devrak ve bölgesini ele geçirdi. Çok geçmeden bölgeyi bu defa bir Afşar kabilesi işgal etti. Ancak bunlar Nâdir Şah döneminde (1736-1747) Kâ‘b kabilesinden Şeyh Selmân tarafından bölgeden uzaklaştırıldılar. Şeyh Selmân Devrak’ın 8 km. güneyinde, Basra körfezine 35 km. mesafede Cerrâhiye ırmağının oluşturduğu deltada Fellâhiye adıyla yeni bir şehir kurdu. Bu yüzden Devrak eski önemini kaybederek sonradan harap olmaya yüz tuttu. Şeyh Selmân, Hüvele ve diğer düşman kabilelerin saldırılarından korunmak için Fellâhiye’nin içinde müstahkem bir kale ve onu çevreleyen 3 km. uzunluğunda bir sur yaptırdı.

1933’te Şâdegân adını alan Fellâhiye, bugün Hûzistan eyaletine bağlı Şâdegân vilâyetinin (Şehristan) merkezidir. Yörede hurma, çeltik ve buğday üretimi yapılır. Şehrin nüfusu 1986’da 37.049 idi. Basra körfezi sahiliyle Şâdegân arasındaki bataklık bugün hâlâ Devrakistan olarak anılmaktadır.

Devrak’a nisbet edilen tanınmış âlimler arasında muhaddis iki kardeş Ebû Yûsuf Ya‘kūb b. İbrâhim ed-Devrakī (ö. 252/866), Ebû Abdullah Ahmed b. İbrâhim ed-Devrakī (ö. 246/860) ile yine muhaddis Ebû Bekir el-Bezzâz Ahmed b. İbrâhim b. Hasan ed-Devrakī (ö. 383/993) ve oğlu Ebû Ali Hasan b. Ebû Bekir ed-Devrakī (ö. 425/1034) zikredilebilir. Bu baba ve oğul İbn Şâzân diye tanınmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Belâzürî, Fütûh (Fayda), s. 554, 604; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), IV, 77; İbn Rüste, el-Alâku’n-nefîse, s. 188; İstahrî, Mesâlik (de Goeje), s. 34, 88-89, 95-96; Makdisî, Ahsenü’t-tekasîm, s. 27, 57, 258, 406, 411, 419; İbn Havkal, Sûretü’l-arz, s. 39, 170-172; Hudûdü’l-âlem (Minorsky), s. 130; Sem‘ânî, el-Ensâb, V, 352-356; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, II, 483; Kazvînî, Âsârü’l-bilâd ve ahbârü’l-ibâd, Beyrut, ts., s. 194; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, I, 383; II, 545; IV, 311; VII, 308; VIII, 185; IX, 572; G. le Strange, The Lands of the Eastern Caliphate, Cambridge 1905, s. 242; Abdülhüseyin Saîdiyân, Serzemîn ü Merdûm-i Îrân, Tahran 1369 hş., s. 501; Kāmûsü’l-a‘lâm, III, 2174; DMF, I/2, s. 1004; M. Streck, “Devrak”, İA, III, 562; Dihhudâ, Luġatnâme, XIV/A, s. 321; L. Lockhart, “Dawrak”, EI2 (İng.), II, 181.
Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 9. cildinde, 246-247 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.