DEVRAKĪ, Ahmed b. İbrâhim

أحمد بن إبراهيم الدورقي
DEVRAKĪ, Ahmed b. İbrâhim
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 26.05.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/devraki-ahmed-b-ibrahim
M. YAŞAR KANDEMİR, "DEVRAKĪ, Ahmed b. İbrâhim", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/devraki-ahmed-b-ibrahim (26.05.2019).
Kopyalama metni
168’de (784) Bağdat’ta doğdu. Devrakī nisbesini hangi sebeple aldığı kesin olarak bilinmemekle beraber bu konuda üç ihtimal ileri sürülmektedir. Bunlardan birincisi Ahvaz’a bağlı bir kasaba olan Devraklı olması, ikincisi ailesinin uzun bir başlık türü olan devrakıyye imal etmesi, üçüncüsü de babasının yaşadığı devirde dindar gençlere -herhalde giydikleri başlık sebebiyle- devrakī denilmesidir. Bu ihtimallerden en isabetlisinin üçüncüsü olduğu, Abdullah b. Ahmed b. Hanbel’in bizzat Ahmed ed-Devrakī’den yaptığı rivayetten anlaşılmaktadır. Ailesi Abdülkays kabilesinden Benî Nükre’nin âzatlısı olduğu için ayrıca Abdî, Kaysî ve Nükrî nisbeleriyle de anılır.

Devrakī çocuk denecek yaştan itibaren ilim tahsiline başladı. Büyük hadis hâfızı ve münekkitlerinin yetiştiği bir dönemde yaşaması sebebiyle Bağdat, Basra, Kûfe ve Vâsıt gibi ilim merkezlerini dolaşarak Hüşeym b. Beşîr, Cerîr b. Abdülhamîd, Vekî‘ b. Cerrâh, Abdurrahman b. Mehdî, Affân b. Müslim ve Ebû Nuaym Fazl b. Dükeyn gibi hocalardan hadis öğrendi. Eserlerinden günümüze geldiği bilinen Müsnedü Sad b. Ebî Vakkāṣ’taki (aş.bk.) hocalarının sayısı elli altıdır. Kendisinden de Müslim, İbn Mâce, Ebû Dâvûd, Bakī‘ b. Mahled, Tirmizî, Ebü’l-Kāsım el-Begavî gibi büyük muhaddisler faydalandı.

Ebû Hâtim er-Râzî’nin sadûk* dediği Devrakī’yi Ukaylî ve İbn Hibbân sika* olarak nitelendirmişlerdir. Sâlih Cezere Ahmed ed-Devrakī ağabeyi Ya‘kub ed-Devrakī ile mukayese ederek Ahmed’in daha çok hadis rivayet ettiğini, hadis bilgisinin daha iyi olduğunu, Ya‘kub’un ise rivayet konusunda daha titiz davrandığını söylemiş, bununla beraber her ikisinin de güvenilir birer muhaddis olduklarını belirtmiştir. Ahmed ed-Devrakī’nin oğlu İbnü’d-Devrakī diye tanınan Ebü’l-Abbas Abdullah da babasının hocalarından Affân b. Müslim ve Ebû Seleme et-Tebûzekî ile Yahyâ b. Maîn gibi otoritelerden hadis öğrenmiş, İbn Sâid el-Hâşimî, Mehâmilî, Muhammed b. Mahled ve İbn Kani‘ gibi tanınmış âlimlere hocalık yapmış bir muhaddisti.

Devrakī 22 Şâban 246’da (11 Kasım 860) Sâmerrâ’da vefat etti.

Eserleri. Zehebî’nin güzel eserler verdiğini söylediği Devrakī’nin bilindiği kadarıyla günümüze gelen tek eseri Müsnedü Sad b. Ebî Vakkāṣ’tır. Devrakī bu kitabında Sa‘d b. Ebû Vakkās’ın Hz. Peygamber’den rivayet ettiği hadisleri bir araya getirmeyi hedef almakla beraber Hz. Âişe, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Mes‘ûd, Abdullah b. Amr b. Âs, Ebû Hüreyre ve Zührî’nin sözü olan altı rivayeti de eserine almıştır. Bu rivayetlerin Sa‘d b. Ebî Vakkās’la ilgisi yoktur. Kitabı neşreden (Beyrut 1407/1987) Âmir Hasan Sabrî, içindeki 134 rivayetin yetmiş sekizini sahih, yirmisini hasen, yirmi sekizini zayıf, ikisini çok zayıf olarak değerlendirmiş, altısı hakkında ise karar verememiştir. Sa‘d’dan gelen rivayetler Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde 184’ü, Bakī‘ b. Mahled’in el-Müsned’inde 200’ü bulduğuna göre Devrakī’nin onun bütün rivayetlerini toplamadığı anlaşılmaktadır.

Devrakī’nin bundan başka Sîretü Ömer b. Abdilazîz ve zühdühû (beş cüzden ibaret olup talebesi Bakī‘ b. Mahled tarafından rivayet edildiği belirtilmektedir), Zühdü İbn Sîrîn ve Eyyûb ve Vüheyb b. el-Verd ve İbrâhîm b. Edhem ve Süleymâne’l-Havvâs (Bunu da Bakī‘ b. Mahled rivayet etmiştir) ile Müsnedü Alî b. Ebî Tâlib adlı eserlerinin bulunduğu da kaydedilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
Ahmed b. İbrâhim ed-Devrakī, Müsnedü Saʿd b. Ebî Vaḳḳāṣ (nşr. Âmir Hasan Sabrî), Beyrut 1407/1987; Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, II, 6; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, II, 39; İbn Ebû Ya‘lâ, Ṭabaḳātü’l-Ḥanâbile, I, 21; Sem‘ânî, el-Ensâb, V, 353-355; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, IV, 6-7; Mizzî, Tehzîbü’l-Kemâl, I, 249-251; Zehebî, Tezkiretü’l-huffâz, II, 505; a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâ, XII, 130-133; İbn Hacer, Tehzîbü’t-Tehzîb, I, 10-11; Süyûtî, Ṭabaḳātü’l-ḥuffâẓ (Ömer), s. 220; Sezgin, GAS, I, 112; Muhammed Câsim Hammâdî el-Meşhedânî, Mevâridü’l-Belâzürî âni’l-üsreti’l-Ümeviyye fî Ensâbi’l-eşrâf, Mekke 1407/1986, II, 528-556.
Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 9. cildinde, 247-248 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.