EBÛ KILÂBE er-REKĀŞÎ

أبو قلابة الرقاشي
Müellif:
EBÛ KILÂBE er-REKĀŞÎ
Müellif: İSMAİL L. ÇAKAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 18.07.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-kilabe-er-rekasi
İSMAİL L. ÇAKAN, "EBÛ KILÂBE er-REKĀŞÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-kilabe-er-rekasi (18.07.2019).
Kopyalama metni
190’da (806) Basra’da doğdu. Asıl künyesi Ebû Muhammed olduğu halde Ebû Kılâbe diye tanındı. Babası ve dedesi de muhaddisti. Tahsile çok erken yaşlarda başlayarak Buhârî ve Müslim’in hocalarından olan babası Muhammed b. Abdullah başta olmak üzere Yezîd b. Hârûn, Ravh b. Ubâde, Ebû Dâvûd et-Tayâlisî ve Ebû Âsım en-Nebîl gibi âlimlerden hadis öğrendi. “Basra muhaddisi” olarak bilinen Ebû Kılâbe, sonraları Bağdat’a yerleşerek vefatına kadar burada hadis rivayet etti. Kendisinden İbn Mâce, Ebû Bekir eş-Şâfiî, İbn Cerîr et-Taberî ve İbn Huzeyme gibi muhaddisler rivayette bulundular.

Ebû Dâvûd onun rivayetlerinin araştırıldıktan sonra kullanılabileceğini belirtmekte, Dârekutnî ise sadûk* olduğuna işaret etmekle beraber ezberinden hadis rivayet ettiği için çokça yanıldığını söylemektedir. Nitekim onun ezberinden 60.000 hadis rivayet ettiği kaydedilir. İbn Cerîr et-Taberî de hâfızası Ebû Kılâbe’den daha güçlü birini görmediğini söyler. Titizliğiyle tanınan İbn Huzeyme’nin, hocası Ebû Kılâbe hakkındaki değerlendirmelerinden onun muhtemelen hayatının sonlarına doğru hâfıza kaybına uğradığı anlaşılmaktadır. Kendisiyle ilgili değerlendirmelerin farklı oluşu da bunu göstermektedir.

Çirkin yüzlü bir kimse olan Ebû Kılâbe hayır severliği ve ibadete düşkünlüğü ile tanınmıştır. Sadece İbn Hacer el-Askalânî onun âmâ (darîr) olduğunu da kaydetmektedir.

Ebû Kılâbe 276 yılı Şevval ayında (Şubat 890) vefat etmiş ve Bağdat’ta Bâbü Horasan’a veya Bâbü’s-Selâme dışına defnedilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, V, 369-370; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, X, 425-427; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XIII, 177-179; a.mlf., Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, II, 580; a.mlf., Mîzânü’l-iʿtidâl, II, 663-664; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, VI, 419-421; IX, 277-279; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, II, 170.
Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 10. cildinde, 177 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.