EBÛ ZEKERİYYÂ el-CENÂVÜNÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

EBÛ ZEKERİYYÂ el-CENÂVÜNÎ

أبو زكريّا الجناوني
EBÛ ZEKERİYYÂ el-CENÂVÜNÎ
Müellif: ORHAN ŞENER KOLOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 17.06.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-zekeriyya-el-cenavuni
ORHAN ŞENER KOLOĞLU, "EBÛ ZEKERİYYÂ el-CENÂVÜNÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-zekeriyya-el-cenavuni (17.06.2021).
Kopyalama metni
Ataları, bugün Libya sınırları içinde kalan Cebelinefûse’nin Câdû bölgesindeki İcnâvün (günümüzde Cenâvün) bölgesindendir. Döneminde önde gelen İbâzî âlimlerinden olan Ebü’l-Hayr Tûzîn el-Cenâvünî’nin torunudur. Doğum ve ölüm tarihleri hakkında bilgi yoktur. Dedesi, ismini ve künyesini doğduğu gün Cenâvün’de olan ve kendisi için hayır duada bulunan İbâzî âlimi Ebü’l-Hayr Tûzîn ez-Zevâgī’den almıştır. Zevâgī, 1016-1061 yılları arasında Kayrevan’da hüküm süren Zîrî Emîri Muiz b. Bâdîs döneminde yaşadığına göre Ebû Zekeriyyâ da V. (XI.) yüzyılın son çeyreğiyle VI. (XII.) yüzyılın ilk yarısında yaşamış olmalıdır. Muhtemelen ilk eğitimini dedesinden aldıktan sonra erken yaşlarda tahsil için o dönemde ilim merkezlerinden olan Ebnâyin’e gitmiştir. Burada uzun süre (Ceytâlî’ye göre otuz iki yıl) Ebü’r-Rebî‘ Süleyman b. Ebû Hârûn el-Malûşâî el-Bârûnî’nin mescidindeki derslerini takip etti. Ardından memleketine döndü ve halkın fıkhî konularda danıştığı ve fetva ihtiyacını karşıladığı bir âlim haline geldi. Aynı zamanda tedris faaliyetinde de bulundu. En tanınmış öğrencileri Ebû Süleyman Dâvûd b. Hârûn ve Ebü’r-Rebî‘ Süleyman b. Hârûn’dur.

Çeşitli ilim dallarında yetkin bir şahsiyet olan Ebû Zekeriyyâ özellikle fıkıh alanındaki birikimiyle öne çıkmıştır. Şemmâhî’nin, kendi zamanına kadar devam eden İbâzî ilim geleneğini bu geleneğin başlangıcını oluşturan “hameletü’l-ilm” âlimlerine bağlayan silsile içinde zikrettiği Cenâvünî’nin yaşadığı dönemden itibaren bilhassa Cebelinefûse İbâzîleri arasında şöhret kazandığı anlaşılmaktadır. Nitekim Şemmâhî, kendi devrinde bile Cebelinefûse âlimlerinin fıkhî konularda büyük oranda onun eserlerini temel aldığını, hatta ezberlediğini, eserlerinin çokluğu sebebiyle dedesinden daha çok tanındığını kaydeder. Yine Şemmâhî’nin Ebû Zekeriyyâ döneminde yaşayan âlimleri “Ebû Zekeriyyâ’nın çağdaşları” şeklinde nitelendirmesi (Kitâbü’s-Siyer, II, 180-182), onun yaşadığı döneme damgasını vuracak derecede tanınmış bir âlim olduğunu göstermektedir. Fıkhın hemen her alanında eser veren Cenâvünî’nin hangi konuda olursa olsun kendisine sorulan sorulara cevap verdiği kaydedilmektedir. Cenâvünî ilmî faaliyetleriyle, Cebelinefûse bölgesinde İbâzîliğin yeniden canlandırılmasına büyük katkılarda bulunan ve Ebü’l-Abbas el-Fursattâî ile (ö. 504/1110) birlikte Doğu (Uman ve Hadramut) İbâzî fıkıh ekolüne paralel olarak Mağrib’de bir İbâzî fıkıh ekolünün gelişmesini sağlayan önemli bir şahsiyet kabul edilir (The Encyclopaedia of Islam Three, fas. 2, s. 161).

Eserleri. 1. Kitâbü’l-Vażʿ. Müellifin en önemli eseri olup Kitâbü’l-Lümaʿ olarak da bilinir. Yedi bölümden oluşan eser akaidle başlayıp tahâret, namaz, oruç, zekât, hac ve yeminlerle sona erer. Muhaşşî lakabıyla tanınan Muhammed b. Ömer Ebû Sitte el-Kasbî eser üzerine bir hâşiye yazmış, Muhammed b. Yûsuf Ettafeyyiş ise kitabı ihtisar etmiş, çağdaş İbâzî âlimlerinden Saîd b. Halef el-Harûsî de eseri Ḳavâʿidü’ş-şerʿ fî naẓmi Kitâbi’l-Vażʿ adıyla nazma çekmiştir (Maskat 1983, 2007). İlk defa Ebû Sitte el-Kasbî’nin hâşiyesiyle birlikte basılan eseri (litograf, Kahire 1305) daha sonra Ebû İshak İbrâhim Ettafeyyiş Kitâbü’l-Vażʿ muḫtaṣar fi’l-uṣûl ve’l-fıḳh adıyla neşretmiş (Kahire 1381) ve bu neşir defalarca basılmıştır (Tunus 1986; Maskat, ts.). Ersilia Francesca eserin zekâtla ilgili bölümü üzerine çalışmış ve bu bölümü İtalyanca’ya çevirmiştir (bk. bibl.). 2. Kitâbü’ş-Şeyḫ Ebî Zekeriyyâ Yaḥyâ el-Cenâvünî. Kaynaklarda ismi geçmeyen eserin “eṣ-Ṣıyâm (eṣ-Ṣavm), en-Nikâḥ ve’ṭ-ṭalâḳ, el-Veṣâyâ, el-Ḳażâʾ, el-İcârât, Beyʿu’s-selef ve’r-rehn” başlıklı yedi bölümden meydana geldiği belirtilmektedir (Motylinski, Bulletin, III, 22). Eserin bölümlerinden her biri müstakil bir kitap görünümü arzeder. Nitekim eserin nikâhla ilgili bölümünü gören Şemmâhî bunu müstakil bir eser olarak kabul etmiştir. Ancak yazmalara düşülen kayıtlar bunların tek bir eserin bölümleri olduğunu göstermektedir. Öte yandan kitabın bölümlerine ait bir kısım yazmalardaki kayıtlardan bazı kaynaklarda Dîvânü Ebî Zekeriyyâ Yaḥyâ b. el-Ḫayr adıyla zikredilen eserin de (Şemmâhî, II, 199) aynı eser olduğu anlaşılmaktadır. Kitabın özellikle nikâh ve talâkla ilgili bölümü İbâzîler arasında yaygınlık kazanmıştır. Bu bölüm, günümüz Cezayir İbâzîleri’nin fıkhî konularda temel metinleri olan Abdülazîz es-Semînî’nin (ö. 1223/1808) Kitâbü’n-Nîl ve şifâʾü’l-ʿalîl adlı eserinin nikâhla ilgili bölümünün de kaynağıdır. Ebû Sitte el-Kasbî’nin üzerine hâşiye yazdığı bölüm ilk defa bu hâşiyeyle birlikte yayımlanmış (litograf, Kahire, ts.), daha sonra Kitâbü’n-Nikâḥ adıyla müstakil olarak Süleyman Ahmed Avnullah ve Muhammed Sâmî Zağdûd tarafından neşredilmiştir (Kahire 1396). Eserin oruca dair bölümü önce Kitâbü’ṣ-Ṣıyâm başlığıyla basılmış (litograf, Kahire 1310), ardından Süleyman b. Mûsâ el-Cenâvünî ve Ali Sâlim Allûş tarafından Kitâbü’ṣ-Ṣavm adıyla yayımlanmıştır (Beyrut 1393/1973). 3. Kitâbü’l-Aḥkâm. Esas itibariyle muâmelâta dair hükümleri içeren bir eserdir. Ayrıca emir bi’l-ma‘rûf ve nehiy ani’l-münker, yargılama esasları (âdâbü’l-kazâ) ve şahitlik konularında bilgi içerir. İbâzî âlimlerinden Ebû Sitte el-Kasbî ve Ebû Ya‘kūb Yûsuf b. Muhammed el-Mus‘abî eser üzerine birer hâşiye yazmış, kitap Ahmed Kerrûm ve Ahmed Bâzeyn tarafından bu hâşiyelerle birlikte neşredilmiştir (Gardâye 1999). 4. ʿAḳīdetü’t-tevḥîd. İbâzî akîdesine dair bu metin ʿAḳīdetü Nefûse olarak da bilinir. Pierre Cuperly, Cenâvünî’nin akîdesinin iki versiyonu bulunduğunu, bunlardan birinin Kitâbü’l-Vażʿın başındaki “et-Tevḥîd”, diğerinin ise ilkinden biraz daha farklı olan müstakil bir akaid metni olduğunu söyler. Ancak literatürde ʿAḳīdetü’t-tevḥîd ve ʿAḳīdetü Nefûse adları ikisi için de kullanılır. Kitâbü’l-Vażʿın Ebû Sitte hâşiyesiyle birlikte basılmış ilk metni üzerinde çalışan Roberto Rubinacci bu metni Ebû Hafs İbn Cemî‘in Muḳaddimetü’t-tevḥîd adlı risâlesiyle karşılaştırmış ve İtalyanca’ya çevirmiştir (bk. bibl.). İkinci metin üzerinde çalışma yapan ve metni yine İbn Cemî‘in akaid risâlesiyle mukayese eden Pierre Cuperly ise 1325’te (1907) bir risâle içinde basıldığını söylediği metni yeniden yayımlamıştır (bk. bibl.). Ayrıca bazı İbâzî âlimlerinin kendilerine yöneltilen sorulara verdikleri cevaplarla birlikte Cenâvünî’ye sorulan sorulara onun verdiği cevapları içeren Ecvibe ve mesâʾil ʿadîde li’l-meşâʾiḫ adlı bir eser bulunmaktadır (Cerbe, Mektebetü’l-Bârûnî, nr. 562.162). Öte yandan Cenâvünî’nin Rebî‘ b. Habîb el-Ferâhîdî’nin (ö. 180/796 [?]) el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ adlı müsnedinin Ebû Ya‘kūb el-Vercelânî tarafından düzenlenmiş şekli olan et-Tertîb üzerine bir hâşiye yazdığı söylenirse de (Encyclopaedia Islamica, II, 767) Vercelânî’nin ölüm tarihi göz önüne alındığında bunun mümkün olmadığı görülür.

BİBLİYOGRAFYA :

Ebû Zekeriyyâ el-Cenâvünî, Kitâbü’l-Vażʿ (nşr. Ebû İshak İbrâhim Ettafeyyiş), Tunus 1986, neşredenin girişi, s. 3-16; Ceytâlî, Ḳanâṭırü’l-ḫayrât, Maskat 1409/1989, I, 65; Berrâdî, el-Cevâhirü’l-münteḳāt, Kahire 1302, s. 219; Şemmâhî, Kitâbü’s-Siyer (nşr. Ahmed b. Suûd es-Seyyâbî), Maskat 1407/1987, II, 28, 178-179, 180-182, 199, 215; Brockelmann, GAL Suppl., I, 692; Ali Yahyâ Muammer, el-İbâżıyye fî mevkibi’t-târîḫ, Kahire 1414/1993, II, 93-95; Saîd b. Yûsuf el-Bârûnî, Fihrisü maḫṭûṭâti Mektebeti’l-Bârûnî, Tunus 1998, s. 84, 86, 92-97; Muhammed b. Mûsâ Bâbâammî v.dğr., Muʿcemü aʿlâmi’l-İbâżıyye, Beyrut 1420/2000, II, 389, 390, 456; Ali Ekber Ziyâî, Muʿcemü meṣâdiri’l-İbâżıyye, Tahran 1424/2003, s. 117-118, 239, 243, 244, 386, 454-455, 456; Martin H. Custers, Bîbliyûġrâfya’l-İbâżıyye (trc. Muhammed Ümâdî – Hadîce Kerîr), Maskat 1433/2012, I, 354-370; A. de Calassanti Motylinski, “Bibliographie du Mzab”, Bulletin de correspondance africaine, III, Alger 1885, s. 15-72; a.mlf., “Ebû Zekeriyyâ”, İA, IV, 61; a.mlf. – T. Lewicki, “Abū Zakariyyāʾ al-Djanāwunī”, EI2 (İng.), I, 166-167; R. Basset, “Les sanctuaries du Djebel Nefousa”, JA, XIII (1899), s. 423-470; R. Rubinacci, “La professione di fede di al-Gannawūnī”, Annali, XIV, Napoli 1964, s. 553-595; J. van Ess, “Untersuchungen zu einigen ibāḍitischen Handschriften”, ZDMG, CXXVI (1976), s. 24-63; P. Cuperly, “Une profession de foi ibāḍite: La profession de foi d’Abū Zakariyyā’ Yaḥyā Ibn al-Ḫayr Ibn Abī l-Ḫayr al-Ğannāwunī”, BEO, XXXII-XXXIII (1980-81), s. 21-54; E. Francesca, “L’elemosina rituale secondo gli İbāḍiti”, Studi magrebini, XIX, Napoli 1987, s. 1-64; Ahmed Pâketçî, “Ebû Zekeriyyâ Cenâvünî”, DMBİ, V, 494-495; a.mlf., “Abū Zakariyyā al-Janāwunī”, Encyclopaedia Islamica, London 2009, II, 766-768; Abdurrahman al-Salimi, “al-Jannāwunī, Abū Zakariyyāʾ”, The Encyclopaedia of Islam Three, Leiden 2008, fas. 2, s. 161-162; Muhammed Îsâ Mûsâ, “el-Cenâvünî, Yaḥyâ b. Ebi’l-Ḫayr”, Mv.AU, V, 465-466.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul’da basılan (gözden geçirilmiş 2. basım) EK-1. cildinde, 376-377 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER