EBÜ’l-BEKĀ er-RUNDÎ

أبو البقاء الرندي
EBÜ’l-BEKĀ er-RUNDÎ
Müellif: ABDÜLKERÎM HALÎFE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebul-beka-er-rundi
ABDÜLKERÎM HALÎFE, "EBÜ’l-BEKĀ er-RUNDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebul-beka-er-rundi (21.09.2019).
Kopyalama metni
601 Muharreminde (Eylül 1204) Runde’de (Ronda) doğdu. Berberî kabilelerinden Nefze’ye mensuptur. İbnü’z-Zübeyr es-Sekafî, İbn Abdülmelik ve Lisânüddin İbnü’l-Hatîb gibi ilk müellifler tarafından Ebü’t-Tayyib künyesiyle anılır. Makkarî (ö. 1041/1631) Ezhârü’r-riyâz adlı eserinde (I, 47) onu bu künye ile, Nefhu’t-tîb’de ise (IV, 486) Ebü’l-Bekā künyesiyle zikreder. Doğu İslâm dünyasında XI. (XVII.) yüzyıldan itibaren, muhtemelen meşhur Endülüs mersiyesiyle birlikte yaygınlık kazanan bu künyesiyle tanınmıştır. İlk bilgileri babasından alan Ebü’l-Bekā daha sonra Ebü’l-Hasan ed-Debbâc, İbnü’l-Fahhâr, Ebü’l-Hüseyin İbn Katrâl, Ebü’l-Hasan İbn Zerkūn, Ebü’l-Kāsım İbnü’l-Ced’den ders okudu. Ayrıca Gırnata, Sebte (Ceuta), Mâleka ve Merakeş gibi şehirleri gezerek oralardaki ilim adamları ile tanıştı, bazılarının derslerine devam etti. Nitekim İbnü’z-Zübeyr, Mâleka’daki kısa hocalığı esnasında Ebü’l-Bekā’nın kendi derslerine düzenli şekilde devam ettiğini belirtmektedir (Sılatü’s-Sıla, II, 529). Başta ez-Zeyl ve’t-tekmile sahibi İbn Abdülmelik el-Merrâküşî olmak üzere birçok âlim kendisinden ders almıştır.

Hayatından bahseden kaynakların hemen hepsinde hayır sever ve dindar bir kişi olarak anılan Ebü’l-Bekā’nın Nasrî hükümdarları ile münasebeti oldukça iyi idi. Ölüm, doğum, bayram vb. vesilelerle onlara kasideler yazmıştır. Nitekim Ravzatü’l-üns’ü Nasrîler’in kurucusu Gālib-Billâh I. Muhammed’e ithaf etmiştir. Ebü’l-Bekā el-Vâfî fî nazmi’l-kavâfî adlı eserinde yer yer Nasrîler (Benî Ahmer) sarayı, karşılaştığı veya mektuplaştığı vezirler, fakihler ve ediplerle bazı kasidelerine nazîre yazanlar hakkında bilgi verdiği gibi babası, oğlu ve eşi hakkında yazdığı mersiyeler münasebetiyle aile bağlarına dair bilgiler de vermektedir.

Kaynaklar, 684 (1285) yılında vefat eden Ebü’l-Bekā’nın mezar taşına yazılmasını vasiyet ettiği iki beyitlik şiirini kaydetmekle birlikte (İbnü’l-Hatîb, III, 375) öldüğü yer hakkında bilgi vermemektedir.

Ebü’l-Bekā methiye, gazel ve mersiyeleriyle meşhur olmuştur. Kaynaklarda şiirlerinin bir divan halinde toplandığı kaydediliyorsa da sadece Endülüs mersiyesiyle şiirlerinden bazı parçalar ve el-Vâfî fî nazmi’l-kavâfî adlı eserinde şâhid* olarak zikrettiği irili ufaklı elli şiiri günümüze kadar gelebilmiştir.

Eserleri. 1. “Risâü’l-Endelüs” (“el-Kasîdetü’n-nûniyye fî risâi’l-Endelüs”). Endülüs’ün büyük bir bölümünün müslümanların elinden çıkıp hıristiyanların hâkimiyeti altına girmesi münasebetiyle yazılmış bir mersiyedir. Endülüs’te ölümlerinden sonra çeşitli kişiler için yazılan mersiyeler yanında savaşlarda harap olan veya düşman eline geçen şehirlere ve yıkılan hânedanlara da mersiyeler söylenmiştir. Nitekim daha önce İbnü’l-Lebbâne’nin (ö. 507/1113) İşbîliye mersiyesi, İbn Abdûn’un (ö. 529/1134) Eftasîler için yazdığı mersiye ve İbnü’l-Ebbâr’ın (ö. 658/1260) Belensiye mersiyesi bu türün örnekleri arasında sayılabilir. Endülüs mersiyesi, 665 (1267) yılında Nasrî Hükümdarı I. Muhammed’in birçok şehir ve kaleyi Kastilya Kralı X. Alfons’a terketmesi üzerine kaleme alınmıştır (İbn Ebû Zer, s. 112). Makkarî, Ebü’l-Bekā’nın ölümünden sonraki yıllarda düşman eline geçen Gırnata, Besta (Baza) ve diğer bazı şehirlerin de bu mersiyede anılır olduğunu, ancak şiire yapılan bu ilâvelerin hemen farkedildiğini belirtir (Nefhu’t-tîb, IV, 488). Şehâbeddin el-Hafâcî Reyḥânetü’l-elibbâ adlı eserinde (I, 370-374) mersiyeyi yanlış olarak Yahyâ el-Kurtubî’ye (İbn Sa‘dûn) isnat eder. Kırk üç beyitten meydana gelen bu şiiri (metni için bk. İbn Ebû Zer, s. 112-114; Makkarî, Nefhu’t-tîb, IV, 487-488; a.mlf., Ezhârü’r-riyâz, I, 47-50) muhtevası bakımından üç bölüme ayırmak mümkündür: Her şeyin bir sonunun olduğunu, en güçlü devletlerin bile yıkıldığını, bundan ibret alınması gerektiğini ifade eden 1-12. beyitler; Endülüs şehirlerinin düşman eline geçmesini ve Endülüs müslümanlarının başına gelen musibetleri tasvir eden 13-27. beyitler; cihada davet eden, özellikle Kuzey Afrika’da hüküm süren Merînîler’den yardım isteyen ve Endülüs müslümanlarının başına gelen kanlı trajedinin umumi bir tasvirine yer veren 28-43. beyitler. Yazıldığı günden beri önemini koruyan bu mersiye, özellikle İslâm ülkelerinin sömürgeci Batılı devletleri tarafından işgal edilmesi üzerine tekrar yaygınlık kazanarak edebiyat kitaplarına alınmış, Fransızlar’ın Emeviyye Camii’ni yakmaları üzerine meşhur şair Ahmed Şevkī buna nazîre olarak bir mersiye yazmıştır (Butrus el-Bustânî, III, 292). Şam Birinci Türk Sultânîsi ikinci müdürü Mehmed Nizâmeddin’in 1913’te manzum olarak Türkçe’ye çevirdiği mersiye (Konrapa, s. 165-169), Bekir Topaloğlu ve Hayrettin Karaman tarafından da nesir halinde tercüme edilmiş (Arap Dili ve Edebiyatından Tercümeler, İstanbul 1967, s. 87-89), ayrıca Sezai Karakoç tarafından manzum olarak günümüz Türkçe’sine uyarlanmıştır (İslâmın Şiir Anıtlarından, İstanbul 1985, s. 83-90). M. Granfert de Lagrange Anthologie arabe (Paris 1828), Graf von Schack Poesie und Kunst der Araber in Spanien und Sicilien (Berlin 1865), Juan Valera Poesía y arte de los Arabes en España y Scilia (Madrid 1867-1871) adlı eserlerine bu mersiyeyi almışlar, A. R. Nykl de eksik ve hatalı bir tercümesine Hispono-Arabic Poetry and its Relations with the Old Provençal Troubadours (Baltimore 1946) adlı eserinde yer vermiştir (Ahmed Benhamouda, s. 193; Ebied-Young, LVI/1, 3031; bu son makalede mersiyenin yeni bir İngilizce tercümesi yapılmıştır). 2. el-Vâfî fî nazmi’l-kavâfî. Edebî tenkide dair olan ve dört cüzden meydana gelen eser şiirin önemi, şairlerin tabakaları, şiir yazımı, âdâbı, çeşitleri, şiirde bedî‘ ve belâgat sanatları, şiirin kusurları, aruz ve kafiye gibi konularla müellifin bazı şiirlerini ihtiva etmektedir. Ebü’l-Bekā bu eserinde aruz bahirlerine bazı ilâvelerde de bulunmuştur (DİA, V, 485). Ca‘fer Mâcid eser hakkında bir makale yazmış (bk. bibl.; eserin muhtevası için bk. M. Rıdvân ed-Dâye, Târîhu’n-nakdi’l-edebî fi’l-Endelüs, s. 452-486), Nebîl Edîb Rahhâl da eser üzerinde Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde bir profesörlük tezi hazırlamış ve edisyon kritiğini yapmıştır (Mevkıfü müʾellifin Endelüsiyyin min nakdi’ş-şiʿr kemâ yettazıhu fî Kitâbi’l-Vâfî fî nazmi’l-kavâfî, 1966). 3. Ravzatü’l-üns ve nüzhetü’n-nefs. Genel kültüre dair olup I. Muhammed’e ithaf edilmiştir (Rabat Umumi Kütüphanesi, Kettâniyye, nr. 1730). 4. Urcûze fi’l-ferâʾiz (yazmaları için bk. Brockelmann, GAL Suppl., I, 860).

Ayrıca kaynaklarda Ebü’l-Bekā’nın Makāmât adlı eseriyle “Hadîsü Cibrîl” üzerine bir şerhinden söz edilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’z-Zübeyr, Sılatü’s-Sıla (İbn Abdülmelik, ez-Zeyl ve’t-tekmile li-Kitâbeyi’l-Mevsûl ve’s-Sıla [nşr. Muhammed b. Şerîfe], içinde), Rabat 1984, II, 528-529; İbnü’l-Hatîb, el-İḥâṭa, III, 360-375; İbn Ebû Zer, ez-Zahîretü’s-seniyye fî târîhi’d-devleti’l-Merîniyye, Rabat 1972, s. 112-114; Himyerî, er-Ravzü’l-miʿtâr, s. 269; Makkarî, Nefḥu’ṭ-ṭîb, IV, 486-490; a.mlf., Ezhârü’r-riyâz (nşr. Mustafa es-Sekkā v.dğr.), Kahire 1358/1939, I, 47-50; Hafâcî, Reyḥânetü’l-elibbâ, I, 370-374; Muhammed Fehmî, Târîh-i Edebiyyât-ı Arabiyye, İstanbul 1919, s. 535-556; Ahmed Benhamouda, “Al Wāfā fı nazm al-kawāfī, d’Abu’l-Bakā’ b. Šarīf al-Rundī”, Mélanges Gaudefroy-Demembynes, Le Caire 1935-45, s. 189-195; Brockelmann, GAL Suppl., I, 860; II, 925; Ömer Ferruh, Târîhu’l-edeb, VI, 286-291; A. G. Palencia, Târîhu’l-fikri’l-Endelüsî (trc. Hüseyin Mûnis), Kahire 1955, s. 131-132; Abbas b. İbrâhim, el-İʿlâm, VII, 355-359; Abdülazîz Atîk, el-Edebü’l-ʿArabî fi’l-Endelüs, Beyrut 1396/1976, s. 319-328; Butrus el-Bustânî, Üdebâʾü’l-ʿArab, Beyrut 1979, III, 292; M. Rıdvân ed-Dâye, Târîhu’n-nakdi’l-edebî fi’l-Endelüs, Beyrut 1401/1981, s. 449-487; a.mlf., Ebü’l-Bekā er-Rundî: şaʿiru resaʾi’l-Endelüs, Beyrut 1406/1986; İhsân Abbas, Târîhu’n-nakdi’l-edebî ʿinde’l-ʿArab, Beyrut 1404/1983, s. 538-539; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), III, 198; Abdullah M. ez-Zeyyât, Risâʾü’l-müdün fi’ş-şiʿri’l-Endelüsî, Bingazi 1990, s. 363-381, 746-750; Abdullah Kennûn, “Ebü’l-Bekā er-Rundî ve kitâbühû el-Vâfî fî nazmi’l-kavâfî”, Revista, VI/1-2, Madrid 1958, s. 205-220; Zekai Konrapa, “Endülüs Mersiyesi-Nizâmî Tercümesi ve Endülüs Tarihine Kısa Bir Bakış”, İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü Dergisi, sy. 2, İstanbul 1964, s. 165-184; Câ‘fer Mâcid, “Kitabü’l-Vâfî fî nazmi’l-kavâfî”, Havliyyâtü’l-câmiʿati’t-Tûnisiyye, VI, Tunus 1969, s. 171-201; R. Y. Ebied – M. J. L. Young, “Abu’l-Baqā al-Rundī and His Elegy on Muslim Spain”, MW, LVI/1 (1976), s. 29-34; Nihad M. Çetin, “Bahir”, DİA, IV, 485.
Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 10. cildinde, 298-299 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.