el-CEVÂİB - TDV İslâm Ansiklopedisi

el-CEVÂİB

الجوائب
Müellif:
el-CEVÂİB
Müellif: ATİLLA ÇETİN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1993
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 30.10.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/el-cevaib
ATİLLA ÇETİN, "el-CEVÂİB", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/el-cevaib (30.10.2020).
Kopyalama metni

İlk resmî Osmanlı gazetesi olan Takvîm-i Vekāyi‘ 1 Kasım 1831’de yayına başladığı zaman Türkçe dışında Arapça, Rumca, Ermenice nüshaları da neşredilmişti. Ancak Osmanlı Devleti sınırları içinde Arapça konuşan tebaaya doğrudan hitap eden bir gazete 1861’de yayımlanabildi. Lübnanlı bir Mârûnî iken ihtida edip İstanbul’a yerleşen, Avrupa’yı ve Batı dillerini iyi bilen Ahmed Fâris eş-Şidyâk ile oğlu Selim Fâris bu yayını gerçekleştirdiler. Ahmed Fâris Tabhâne-i Âmire musahhihi iken aldığı irâde-i seniyye üzerine gazetenin ilk sayısını 21 Zilkade 1277 (31 Mayıs 1861) tarihinde yayımladı. İmtiyaz sahibi kendisi olan, müdürlüğünü oğlu Selim Fâris’in yaptığı 435 × 290 mm. boyutlarındaki gazete haftalık olarak çıkıyordu. 1861 yılı içinde otuz iki sayı neşredildi. el-Cevâʾib’in bu sayılarında iç ve dış haberlere, edebiyat, din, teknik vb. konulara yer verilmişti. Yazılarının çoğunu Ahmed Fâris’in yazdığı gazete, basım masraflarının fazlalığı, müşteri azlığı, Türkçe tercümesinin de satışı arttırmaması gibi sebeplerle zarar ettiğinden 1862 yılı başında yayımını durdurdu.

el-Cevâʾib aynı yıl içinde Osmanlı Devleti’nin malî desteğiyle yayımına tekrar başladı. Sadâretin teklifi üzerine 12 Receb 1279 (3 Ocak 1863) tarihli irâde-i seniyye ile kâğıdının verilmesi ve belli sayıda gazetenin devletçe satın alınması kararlaştırıldı. Arşiv belgelerinden anlaşıldığına göre gazetenin neşrinin desteklenme sebebi, Paris ve Marsilya taraflarında çıkan bazı Arapça gazetelerde devletin aleyhine birtakım makalelerin yazılması ve bunlarda ileri sürülen yanlış haberlerin Arabistan’a yayılmış olmasıydı.

el-Cevâʾib bu ikinci devrede, Ahmed Fâris’in güçlü kalemi ve gazetenin dolgun bir muhteva ile neşredilmesi sayesinde kısa sürede Osmanlı Devleti’nin Arapça konuşulan vilâyetleri yanında bütün İslâm ülkelerinde de şöhret kazandı. Hindistan’dan Fas’a, Çin’den Mısır’a, Orta Asya’ya kadar geniş bir tesire sahip olan gazete, devrinde İslâmcı cereyanın etkili sözcülerinden biri durumuna geldi. Ahmed Fâris, bir yandan bütün müslümanları hilâfet etrafında toplanmaya davet ederken öte yandan müslüman ahaliye Avrupa’yı ve Batı medeniyetini tanıtmaya çalışıyordu. Gazetede irâde-i seniyyeler ve hükümet emirleri, yurt içinden ve dışarıdan çeşitli haberler, ilânlar, Avrupa basınından özetler, şiirler, edebî yazılar yer alıyordu. Ayrıca Mağrib ülkeleri, Çin ve Hindistan gibi bütün İslâm ülkelerinden haberlerle Osmanlı basınından iktibaslar da bulunuyordu. 1870’te Orta Arabistan’da bir seyahat yapan İngiliz Dougthy’ye göre bu gazete gezdiği yerlerde ve hatta Necidli tüccarların Bombay’daki evlerinde bile mevcuttu. el-Cevâʾib 1880’lerde bütün İslâm âleminde büyük bir şöhret ve itibar kazanmış durumdaydı. Hatta İngiliz belgeleri, o sıralarda Osmanlı Devleti ile ilişkileri iyi olan İngiliz hükümetinin, Hindistan’da olumlu etkisi olur düşüncesiyle gazetenin her nüshasından 100 adet kadar satın alıp gizlice Hindistan müslümanları arasında dağıttığını göstermektedir. Özellikle dış politika konusunda yayımladığı makalelerle dikkati çeken Fransızlar’ın yarı resmî gazetesi Le Temps’da da el-Cevâʾib’in Fas’tan Bengal’e kadar İslâm âleminin her tarafında okunan bir gazete olduğu, İslâm birliği üzerinde önemle durduğu ve Osmanlı sarayına bağlı bulunduğu belirtilmektedir (sene 1881, nr. 1557).

Osmanlı Devleti’nin el-Cevâʾib’e desteği sürmekle birlikte Sultan Abdülhamid devrinde Bâbıâli’nin politikasına aykırı yazılar neşredildiğinde zaman zaman yayımı durdurulmuştur. Nitekim Mısır hidivini destekleyen yazıları sebebiyle gazete 15 Receb 1296’dan (5 Temmuz 1879) itibaren altı ay kadar kapatıldığı gibi yine aynı sebeple Nisan 1881’den itibaren uzun süre yayımlanmamıştır. Ayrıca gazetenin Fransa aleyhindeki neşriyatı sebebiyle zaman zaman Tunus ve Cezayir’e girmesi de yasaklanmıştır.

el-Cevâʾib’in Tercüme-i Cevâib ve Veledü’l-Cevâib adlarıyla Türkçe nüshaları da neşredilmiştir. Ancak Veledü’l-Cevâib, 7. sayısında maarif konusunda çıkan bir lâyihadan dolayı Maarif nâzırı tarafından kapatılmıştır.

Ahmed Fâris yaşlandıktan sonra gazetenin idaresini tek başına üstlenen Selim Fâris el-Cevâʾib’i aynı seviyede tutamadı. 1884 yılında kapanan gazetenin Türkiye kütüphanelerinde bilinen son nüshası, 984. (13 Receb 1296 / 3 Temmuz 1879) sayısıdır (Millet Ktp., Ali Emîrî, Arabî, nr. 4259).

Ahmed Fâris’in gazetede çıkan önemli makalelerinden yapılan seçmeler Selim Fâris tarafından Kenzü’r-reġāʾib fî münteḫabâti’l-Cevâʾib adıyla 1871-1881 yıllarında yedi cilt halinde neşredilmiştir. Ahmed Fâris’in önemli bir hizmeti de Osmanlı matbaacılığına getirdiği yeniliktir. Kurduğu modern el-Cevâib Matbaası’nda gazetenin yanında birçok Arapça ve Türkçe eser basmış, ayrıca bu kitapların bir katalogunu da yayımlamıştır. Matbaa, XIX. yüzyıl Osmanlı yayım ve basımcılığında Ebüzziyâ Matbaası gibi önemli bir hizmet görmüştür.


BİBLİYOGRAFYA

, İrade-Meclis-i Vâlâ, sene 1279, nr. 21.734 ve ekleri, sene 1281, nr. 23.827, sene 1282, nr. 24.527, İrade-Dahiliye, sene 1296, nr. 63.525, 63.548, sene 1297, nr. 65.277, sene 1299, nr. 67.573, 68.698, 69.220, 69.369, sene 1300, nr. 69.541.

Filib dî Tarrâzî, Târîḫu’ṣ-ṣıḥâfeti’l-ʿArabiyye, Beyrut 1913, I, 61-64.

L. L. Shukla, “India”, Britain and Turkish Empire: 1853-1882, New Delhi 1973, s. 130.

Klaus Kreiser v.dğr., “Presse”, Lexicon der Islamischen Welt, Stuttgart 1974, III, 52-53.

, s. 63.

Atillâ Çetin, “el-Cevâib Gazetesi ve Yayını”, , XXXIV (1984), s. 475-484.

a.mlf., “XIX. Yüzyıl Arap Kültür Dünyasında Önemli Bir Basım Organı: El-Cevâib Gazetesi”, Mélanges Professeur Robert Mantran (haz. Abdeljelil Temimi), Zaghouan (Tunis) 1988, s. 83-92.

, I, 184-185.

, V, 3326-3327.

A. G. Karam, “Fāris al-S̲h̲idyāḳ”, , II, 819-821.

Brockelmann, “Fârisüşşidyâk”, , IV, 469-470.

M. Hartman, “Matbuat”, a.e., VII, 363.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1993 yılında İstanbul'da basılan 7. cildinde, 435-436 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER