EMÂNULLAH HAN - TDV İslâm Ansiklopedisi

EMÂNULLAH HAN

Müellif:
EMÂNULLAH HAN
Müellif: MEHMET SARAY
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 03.12.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/emanullah-han
MEHMET SARAY, "EMÂNULLAH HAN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/emanullah-han (03.12.2020).
Kopyalama metni

2 Haziran 1892’de doğdu. Habîbullah Han’ın üçüncü oğludur. Babasının 20 Şubat 1919’da bir suikast neticesinde öldürülmesi üzerine ordunun ve milliyetçi gençlerin desteğiyle amcası Nasrullah ve ağabeyi İnâyetullah’ı bertaraf ederek Afgan tahtına geçti (28 Şubat 1919). Bir müddet sonra da İngilizler’e karşı Afganistan’ın bağımsızlığını ilân etti. İngilizler bunu tanımayarak savaşa girdiler. 8 Ağustos 1919’da imzalanan Ravalpindi Antlaşması ile İngilizler de Afganistan’ın bağımsızlığını zımnen tanıdılar. Onun döneminde 28 Şubat 1921’de Rusya ile, 1 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetiyle dostluk ve iş birliği antlaşmaları imzalandı. Bu arada İtalya, Fransa ve İran’la da iyi ilişkiler kuruldu. Aynı yıl Muhammed Velî Han başkanlığındaki bir elçilik heyeti Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret ederek siyasî ve diplomatik alanda iş birliği çağrısında bulundu. Fakat bundan müşahhas bir netice elde edilemedi. İngilizler’le yapılan uzun müzakereler, 22 Kasım 1921’de imzalanan dostluk antlaşmasıyla sonuçlandı.

Emânullah Han, hükümdarlığının ilk yıllarından itibaren Mahmud Beg Tarzî’nin milliyetçi ve modernist düşüncelerinin etkisi altında kaldı. 1924’te onun kızı Süreyyâ ile evlendi. Panislâmist bir politika takip ederek Hint ve Orta Asya müslümanlarıyla yakından ilgilendi. Afganistan’ın liderliğinde Buhara ve Hîve ile Orta Asya federasyonu kurmak için çalıştı. Fakat Ruslar’ın Türkistan’ı kontrol altına almaları yüzünden bu projesini gerçekleştiremedi.

Türk-Afgan ittifakı çerçevesinde Türkiye’den ülkesine subay, doktor ve eğitimci davet eden Emânullah Han, Atatürk inkılâplarını örnek alarak bu elemanların yardımıyla büyük reformlara girişti. Ancak dışarıdan elde ettiği yardımları fakir Afganistan için lüks sayılabilecek pahalı yatırımlara harcaması, orduyu zayıf tutması ve İslâmî âdetlere sıkı sıkıya bağlı olan Afgan halkını, özellikle de kadınları Avrupalılar gibi giyinmeye mecbur etmesi halkın büyük tepkisine sebep oldu. Aralık 1927’de çıktığı Hindistan, Avrupa, Sovyetler Birliği ve Türkiye seyahatinden Temmuz 1928’de döndükten sonra modernleşme hareketine hız vermesi, muhafazakâr zümrelerin ve bazı kabilelerin ona karşı harekete geçmesine yol açtı. Beççe-i Saka adlı bir eşkıya Kâbil’i kuşattı (Ocak 1929) ve Emânullah Kandehar’a kaçmak zorunda kaldı. 14 Ocak 1929’da ağabeyi İnâyetullah Han lehine tahttan feragat etti. Ancak İnâyetullah Han da Beççe-i Saka karşısında tutunamadı, Beççe Kâbil’e girerek kendini II. Habîbullah Han unvanıyla hükümdar ilân etti. Emânullah Han 24 Ocak 1929’da tahtını ele geçirmek üzere yeni bir harekâta girişti. Bazı kabilelerin desteğini sağladıysa da Rusya ve İngiltere’den istediği yardımı elde edemeyince harekâtını yarıda kesip geri döndü ve 23 Mayıs 1929’da Hindistan’a kaçtı. 22 Haziran’da Bombay’dan Roma’ya gitti. 26 Nisan 1960’ta İtalya’da (veya İsviçre’nin Zürih şehrinde) öldü. Cenazesi ülkesine getirilerek Celâlâbâd’da toprağa verildi.


BİBLİYOGRAFYA

General Sir George Macmunn, Afghanistan From Darius tu Amanullah, London 1929, s. 281-338.

W. K. Fraser-Tytler, Afghanistan. A Study of Political Developments in Central Asia, London 1950.

, III, 530-533, 549-605.

A. Fletcher, Afghanistan: Highway of Conquest, New York 1966.

R. T. Stewart, Fire in Afghanistan 1914-1929, New York 1973.

L. W. Adamec, Afghanistan (1900-1923), Berkeley 1976.

L. Dupree, Afghanistan, Princeton 1980.

Mohammad Khalid Ma‘aroof, Afghanistan in World Politics, Delhi 1987, s. 22-30.

Mehmet Saray, Afganistan ve Türkler, İstanbul 1987, s. 91 vd.

Abdülvehhâb Tarzî, “Efganistan”, , IV, 168-178.

M. Longworth Dames – H. A. R. Gibb, “Afghānistān”, , I, 232.

M. E. Yapp, “Amānallah”, , s. 65-66.

L. B. Poullada, “Amānallah”, , I, 921-923.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1995 yılında İstanbul'da basılan 11. cildinde, 84-85 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER