Kullanıcılarımızın Dikkatine: 16.01.2019 tarihli bilgilendirme

EŞEC el-ABDÎ

الأشجّ العبدي
EŞEC el-ABDÎ
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.03.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/esec-el-abdi
M. YAŞAR KANDEMİR, "EŞEC el-ABDÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/esec-el-abdi (21.03.2019).
Kopyalama metni
Bahreyn taraflarındaki Abdülkays kabilesine mensuptur. Adının Münkız olduğu da söylenmektedir. Eşec lakabını başında veya alnındaki derin bir yara izi sebebiyle almıştır. Bu lakabın ona Hz. Peygamber tarafından verildiği de rivayet edilmektedir. Asar aşiretine nisbetle ayrıca Aşarî diye anılır. Babasının adının Hâris veya Amr olduğu da kaydedilmektedir.

Eşec el-Abdî, kız kardeşinin oğlu ve damadı olan Amr b. Abdülkays el-Abkasî’yi (veya Münkız b. Hibbân) hicretten önce hurma satmak üzere Mekke’ye gönderdi. Bazı rivayetlere göre de Eşecc’in dostu olan bir rahip ona Mekke’de bir peygamberin ortaya çıktığını haber vermiş ve bazı özelliklerinden bahsetmişti. Eşec rahibin söylediğinin doğru olup olmadığını anlamak üzere Amr’ı Mekke’ye gönderdi. Amr Hz. Peygamber’de bu özelliklerin mevcut olduğunu, onun ayrıca kendi kabilesi ve kabile ileri gelenleri hakkında geniş bilgiye sahip bulunduğunu gördü. Bu bilgilerin ancak ilâhî bir destekle elde edilebileceğini anlayan Amr İslâmiyet’i kabul ederek Resûl-i Ekrem’in kabilesine hitaben yazdığı bir mektupla geri döndü. Amr’ın karısı Ümâme ile kayınpederi Eşec İslâmiyet’i kabul etmekle beraber Hz. Peygamber’in mektubunu kabile halkına vermeye cesaret edemediler. Fakat bir süre sonra mektubu açıklayarak İslâmiyet’i yaymaya başladılar. Hicretin 8. yılında Mekke fethinden bir müddet önce veya 10. yılda, başta Eşec olmak üzere İslâmiyet’i kabul edenlerden Suhâr b. Abbas, Amr b. Mercûm el-Abdî, Şihâb b. Abdullah b. Asar, Hârise b. Câbir, Hemmâm b. Rebîa el-Asarî gibi kabile ileri gelenlerinin içinde bulunduğu bir heyet Resûl-i Ekrem’i görmek üzere Medine’ye gitti. Kafileye Eşecc’in veya Abdullah b. Avf el-Abdî’nin başkanlık ettiği rivayet edilmektedir. Bu iki rivayeti telif ederek Eşecc’in adının Abdullah b, Avf el-Abdî olduğunu söyleyenler de vardır. Kafile Medine’ye girmeden önce Resûl-i Ekrem’in onlardan bahsederek İslâmiyet’i kendiliklerinden kabul ettiklerini ve Eşec el-Abdî ile birlikte Medine’ye gelmekte olduklarını haber verdiği kaydedilmektedir. Kafile Mescid-i Nebevî’ye vardığında heyette bulunanlar hemen Resûlullah’ın yanına koştukları halde Eşec el-Abdî temizlenip yeni bir elbise giydikten sonra Resûl-i Ekrem’in huzuruna çıktı. Hz. Peygamber ona, kendisinde görülen yumuşak huyluluk ve ihtiyatkârlığın Allah ve resulü tarafından sevilip beğenildiğini söyledi (Müslim, “Îmân”, 25, 26; Ebû Dâvûd, “Edeb”, 149; Tirmizî, “Birr”, 66; İbn Mâce, “Zühd”, 18). Bu iltifata çok sevinen Eşec, değerli iki özelliğe sahip olarak yaratıldığı için Allah’a hamdetti. On gün kadar Medine’de kalarak Kur’an’ı ve İslâmiyet’i öğrenmeye çalışan Abdülkays heyeti, Hz. Peygamber’in kendilerine verdiği değerli hediyelerle memleketlerine döndüler. Eşec el-Abdî’nin bundan sonraki hayatı ve ölüm tarihi hakkında kaynaklarda bilgi yoktur.

BİBLİYOGRAFYA
Müslim, “Îmân”, 25, 26; Ebû Dâvûd, “Edeb”, 149; Tirmizî, “Birr”, 66; İbn Mâce, “Zühd”, 18; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, V, 557-566; İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 338; Hatîb, el-Esmâʾü’l-mübheme fi’l-enbâʾi’l-muhkeme (nşr. İzzeddin Ali Seyyid), Kahire 1405/1984, s. 442-445; İbn Abdülber, el-İstîʿâb, I, 118-119; 111, 461; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-gabe, I, 116-117; III, 359; V, 150-151, 267-268; İbn Hacer, el-İṣâbe, I, 87, 613; III, 408-411; IV, 203, 657-658, 679; VI, 224; VII, 524; Mehmed Zihni, el-Hakâik, İstanbul 1310-11, I, 157-158; Tecrid Tercemesi, I, 61-63; Wensinck, el-Muʿcem, VIII, 264.
Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 11. cildinde, 461 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
Kullanıcılarımızın Dikkatine
Önceki web sitemizin yayımlanmasına son verdiğimiz 1 Ocak 2019 tarihinden bu yana bazı kullanıcılarımızın yeni sitemizdeki İletişim Formu aracılığıyla ilettikleri talep, şikâyet ve öneriler hakkında bilgilendirme mesajıdır.
Duyuruyu okumak için tıklayınız.