EŞREF-i GAZNEVÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

EŞREF-i GAZNEVÎ

أشرف غزنوي
Müellif:
EŞREF-i GAZNEVÎ
Müellif: MÜRSEL ÖZTÜRK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 26.09.2022
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/esref-i-gaznevi
MÜRSEL ÖZTÜRK, "EŞREF-i GAZNEVÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/esref-i-gaznevi (26.09.2022).
Kopyalama metni

Seyyid Hasan-ı Gaznevî adıyla da tanınır. Nisbesinden Gazneli olduğu ve kaynaklardaki bazı kayıtlardan VI. (XII.) yüzyılın ilk yarısında yaşadığı anlaşılmaktadır. Şiirlerinde genellikle Hasan mahlasını kullanmıştır. Çağdaşları tarafından kendisine verilen Seyyid Eşref lakabı ve şiirlerindeki mahlası sebebiyle tezkirelerde Seyyid Eşref veya Hasan-ı Gaznevî adı altında yer alır. Senâî’nin Kârnâme-i Belḫ adlı eseriyle diğer bazı kayıtlardan, Gazneli II. Mesud döneminde (1099-1115) şiirle meşgul olduğu, Kemâlüddevle Şîrzâd (1115-1116) ve Sultânüddevle Arslan (1116-1117) dönemlerinde de saray şairleri arasında yer aldığı öğrenilmektedir. Behram Şah (1117-1157), tahta geçince onun için bir kutlama şiiri yazdı ve bundan sonra yıllarca Behram Şah’ın sarayında yaşadı. Behram Şah, Muhammed Bâ Halîm ve oğullarının ayaklanmasını bastırmak üzere Hindistan’a gittiğinde ona refakat etti ve kazandığı zaferden ötürü kendisi için bir kaside yazdı. Bir müddet sonra tekrar baş gösteren ayaklanmanın kesin olarak bastırılması üzerine Nîşâbur’da bir kaside daha yazıp Gazne’ye gönderdi. Eşref bu kasidesinde, Bâ Halîm ailesinin dostu olma ithamı altında kaldığını ve Behram Şah’ın gazabından kurtulmak için Gazne’den Nîşâbur’a kaçtığını anlatır. Bir süre sonra affedilerek tekrar Gazne’ye döndü. Behram Şah 1148-1149’da, Gurlular’dan kardeşini öldürttüğü Seyfeddin Sûrî tarafından Gazne’den çıkarıldığında Eşref Gazne’de kaldı. Ertesi yıl Behram Şah Sûrî’yi mağlûp edince Eşref bu defa Sûrî ile birlikte olduğundan şüphelenileceği endişesiyle Gazne’den kaçıp Horasan’a, oradan da Nîşâbur’a gitti (1149). Ardından Bağdat yoluyla Mekke’ye geçti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra Hemedan’a gitti. Burada Selçuklu Sultanı Gıyâseddin Mesud için bir mersiye yazdı. Daha sonra Sultan Sencer’in hizmetine girdi ve onu öven kasideler söyledi. Bu arada Hârizm’e giden Eşref burada Hârizmşah Atsız için kaside yazdı. Onun ölümünden sonra Hemedan’a geldi ve Selçuklu şehzadesi Süleyman Şah’ın 12 Rebîülevvel 555’te (22 Mart 1160) tahta çıkışı münasebetiyle bir kutlama şiiri kaleme aldı. Hemedan’dan Horasan’a dönen Eşref, Sencer’in kız kardeşinin oğlu olan Karahanlı Sultanı Mahmûd b. Muhammed Buğra Han için kaside söyledi. Eşref-i Gaznevî’nin 548’de (1153) Serahs’ta veya 565’te (1170) Nîşâbur’un batısında Cüveyn’e bağlı Âzâdvâr’da öldüğü rivayet edilir. Ancak onun 556’da (1161) Âzâdvâr’da vefat ettiği ve burada gömüldüğü rivayeti gerçeğe daha yakındır. Türbesi uzun yıllar ziyaretgâh olmuştur.

Eşref-i Gaznevî, Mes‘ûd-i Sa‘d-i Selmân, Muizzî ve Senâî gibi çağdaşı şairlerin üslûbunu benimsemekle birlikte bu üslûbu geliştirmiş ve kendine özgü bir hale getirmiştir. Kendisinden sonraki şairlerden Cemâleddin Abdürrezzâk-ı İsfahânî, onun oğlu Kemâleddîn-i İsfahânî ve Mücîrüddîn-i Beylekānî gibi birçok şairi etkilemiştir. Ölümünden sonra adı bilinmeyen bir kişi tarafından derlenen ve 4750 beyit ihtiva eden divanını Müderris-i Razavî Dîvân-ı Seyyid Ḥasan-ı Ġaznevî adıyla yayımlamıştır (Tahran 1328 hş./1949). Eşref-i Gaznevî’nin Terceme-i Vaṣiyyet-i Emîri’l-müʾminîn ʿAlî b. Ebî Ṭâlib adlı bir eseri de vardır (yazmalar için bk. Storey, V/2, s. 335).


BİBLİYOGRAFYA

, II, 270-276.

, s. 104-106.

Ali Şîr Nevâî, Mecâlisü’n-nefâʾis (trc. Muhammed-i Kazvînî, nşr. Ali Asgar Hikmet), Tahran 1363 hş., s. 330.

Lutf Ali Beg, Âteşkede, Bombay 1277/1860, s. 106-108.

Rızâ Kulı Han Hidâyet, Mecmaʿu’l-fuṣaḥâʾ (nşr. Müzâhir Musaffâ), Tahran 1336 hş./1957, I, 192-196.

a.mlf., Riyâżü’l-ʿârifîn, Tahran 1305 hş., s. 185-186.

Ġazzâlînâme (nşr. Celâleddin Hümâyî), Tahran 1315 hş., s. 262.

Rızâzâde Şafak, Târîḫ-i Edebiyyât-ı Fârsî, Tahran 1313 hş., s. 205-207.

İbn Yûsuf-i Şîrâzî, Fihrist-i Kitâbḫâne-i Medrese-i ʿÂlî-yi Sipehsâlâr, Tahran 1316-18 hş., II, 588-589.

, II, 586-598.

, I, 77.

, V/2, s. 333-336.

Abbas İkbâl, “İṭṭilâʿât-ı Çend der Bâb-ı Seyyid Ḥasan Ġaznevî”, Armaġān, XV, Tahran 1366, s. 81-90.

, XI, 600.

Dj. Khaleghi-Motlagh, “Ašraf Ḡaznavī”, , II, 794.

, I, 850.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1995 yılında İstanbul’da basılan 11. cildinde, 474-475 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER