Kullanıcılarımızın Dikkatine: 16.01.2019 tarihli bilgilendirme

FEDÂLE b. UBEYD

فضالة بن عبيد
FEDÂLE b. UBEYD
Müellif: M. YAŞAR KANDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.03.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/fedale-b-ubeyd
M. YAŞAR KANDEMİR, "FEDÂLE b. UBEYD", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/fedale-b-ubeyd (21.03.2019).
Kopyalama metni
Medineli olup Evs kabilesinin Benî Amr b. Avf koluna mensuptur. Medine’de İslâmiyet’i ilk kabul edenlerden ve ehl-i Suffe’den (Ebû Nuaym, II, 17) biridir. Şair olduğu söylenen (Kelbî, I, 372) babası hakkında bilgi bulunmamakta, annesi Ukbe (Akabe) bint Muhammed el-Ensâriyye’nin sahâbî olduğu anlaşılmaktadır. Fedâle, Uhud ve Hendek gazveleri başta olmak üzere Resûlullah’ın bütün gazvelerinde ve Bey‘atürrıdvân’da bulundu. Bey‘atürrıdvân’a katılan sahâbîlerin en küçüğünün Fedâle olduğu iddiasını, onun Uhud Gazvesi’nde bulunduğuna dair rivayetle ve bilhassa Muâviye devrinde Yemen valiliği yapan oğlu Ma‘n’ın sahâbî olduğu (İbn Hacer, VI, 192) haberiyle bağdaştırmak mümkün değildir. Ancak Bey‘atürrıdvân’da bulunanlar arasında en son onun vefat ettiği belirtilmektedir.

Fedâle’nin Suriye fetihlerine katıldıktan sonra Dımaşk’a yerleştiği anlaşılmaktadır. Dımaşk Kadısı Ebü’d-Derdâ hastalandığı zaman Muâviye onu ziyaret ederek kendisinden sonra yerine kimi uygun gördüğünü sorduğunda Ebü’d-Derdâ Fedâle b. Ubeyd’i tavsiye etti; 32 (652) yılında ölünce de Muâviye Fedâle’ye Dımaşk kadılığını teklif etti. Fedâle bu vazifeden affını istediyse de Muâviye’nin ısrarı üzerine göreve başladı. Kendisine çok güvenen Muâviye devlet merkezinden ayrıldığı zamanlarda onu yerine vekil bıraktı. Fedâle’nin Hz. Osman taraftarı olduğu, Medineli birkaç sahâbî gibi onun da Hz. Ali’ye biat etmediği belirtilmektedir (Taberi, IV, 429-430). Fedâle’nin Mısır seferine kumandan olarak katılıp fetihten sonra orada kadılık yaptığı ve deniz işlerine baktığı, yine Muâviye devrinde Bizans’a yapılan deniz seferlerinden birine kumanda ettiği (Nevevî, I/1, s. 50), Taberî’nin kaydettiği bir rivayete göre Akdeniz’in Tunus kıyılarındaki Cerbe adasını 49 (669) yılında ilk defa onun fethettiği ve bir kışı burada geçirdiği (Târîḫ, V, 232), Muâviye ile birlikte Kıbrıs seferine katıldığı (Belâzürî, s. 220) bilinmektedir. Tabiînden Sümâme b. Şüfey, Rodos adasında vefat eden bir arkadaşlarının cenazesinde Fedâle ile birlikte bulunduklarını söylemektedir (Müslim, “Cenâʾiz”, 9).

53 (673) yılında Dımaşk’ta vefat eden Fedâle b. Ubeyd Bâbüssagîr Kabristanı’na defnedildi. 59 (679), 67 (686-87) ve 69 (688-89) yıllarında öldüğüne dair rivayetler doğru değildir.

Vefatında Fedâle’nin cenazesini bizzat taşıyan Muâviye’nin o sırada yanında bulunan oğlu Abdullah’a (veya Yezîd’e) böyle değerli bir zatın bir daha omuzlarda taşınamayacağını söylediği rivayet edilir. Fedâle, Cenâb-ı Hakk’ın ancak takvâ sahiplerinin sadakasını kabul edeceğini (bk. el-Mâide 5/27) belirterek yaptığı hayırlardan sadece bir zerrenin kabul edilmesinin bile yeterli olacağını söylerdi. Aynı zamanda kurrâdan sayılan ve Resûl-i Ekrem’den başka Hz. Ömer ve Ebü’d-Derdâ gibi bazı sahâbîlerden de hadis öğrenen Fedâle’nin elli rivayeti bulunmaktadır. İkisi Ṣahîh-i Müslim’de olmak üzere bu rivayetler dört sünen ile Buhârî’nin el-Edebü’l-müfred’inde yer almıştır. Kendisinden âzatlı kölesi Meysere, Abdullah b. Muhayrîz, Muhammed b. Kâ‘b el-Kurazî ve Uley b. Rebâh gibi kişiler hadis rivayet etmişlerdir.



BİBLİYOGRAFYA
Müslim, “Cenâʾiz”, 9; Kelbî, Nesebü Maʿad ve’l-Yemeni’l-kebîr (nşr. Nâcî Hasan), Beyrut 1408/1988, I, 372; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 401; İbn Habîb, el-Muḥabber, s. 294-295; Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, VII, 124, 375; a.mlf., et- Târîḫu’ṣ-ṣaġīr, I, 119; Belâzürî, Fütûh (Fayda), s. 220; Vekî‘, Aḫbârü’l-ḳuḍât, III, 200-201; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), IV, 429-430; V, 232, 234, 253, 330; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, VII, 77; Hâkim, el-Müstedrek, III, 473; Ebû Nuaym, Ḥilye, II, 17; İbn Abdülber, el-İstîʿâb, III, 197-198; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, IV, 363-364; V, 238; a.mlf., el-Kâmil, III, 191, 458, 461, 472, 496; IV, 11; Nevevî, Tehẕîb, I/1, s. 50; Mizzî, Tehẕîbü’l-Kemâl, XXIII, 186-189; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, II, 113-117; a.mlf., Târîḫu’l-İslâm; sene 41-60, s. 285-286; İbn Kesîr, el-Bidâye, VIII, 78; İbn Hacer, el-İṣabe (Bicâvî), V, 371-372; VI, 192; Hazrecî, Ḫulâṣatü Teẕhîb, s. 308; Wensinck, el-Muʿcem, VIII, 221.
Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 12. cildinde, 292-293 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
Kullanıcılarımızın Dikkatine
Önceki web sitemizin yayımlanmasına son verdiğimiz 1 Ocak 2019 tarihinden bu yana bazı kullanıcılarımızın yeni sitemizdeki İletişim Formu aracılığıyla ilettikleri talep, şikâyet ve öneriler hakkında bilgilendirme mesajıdır.
Duyuruyu okumak için tıklayınız.