FEYYÛMÎ, Ahmed b. Muhammed

أحمد بن محمد الفيّومي
Müellif:
FEYYÛMÎ, Ahmed b. Muhammed
Müellif: HÜSEYİN ELMALI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1995
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.06.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/feyyumi-ahmed-b-muhammed
HÜSEYİN ELMALI, "FEYYÛMÎ, Ahmed b. Muhammed", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/feyyumi-ahmed-b-muhammed (19.06.2019).
Kopyalama metni
Muhtemelen VII. (XIII.) yüzyılın sonlarında Yukarı Mısır’daki Feyyûm şehrinde doğdu ve orada büyüdü. Hızır el-Cevâd onun Irak’taki Feyyûm’da doğduğunu söylemektedir (el-Miṣbâḥu’-münîr, nâşirin mukaddimesi). Mukrî lakabıyla da bilinen Feyyûmî’nin hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Daha sonra Feyyûm’dan Kahire’ye giderek devrinin en büyük âlimi kabul edilen Ebû Hayyân el-Endelüsî’nin yanında öğrenimini tamamladı ve Suriye’nin Hama şehrine yerleşti. Eyyûbî Hükümdarı Ebü’l-Fidâ Hama’da yaptırdığı Câmiu’d-dehşe’nin imam-hatipliğine onu tayin etti. Bundan dolayı Hatîbüddehşe lakabıyla da anılır (Abdülkādir el-Bağdâdî, I, 25). Devrinin dinî ve edebî ilimlerinde ileri seviyede bir kişi olan Ebü’l-Fidâ’nın (İbn Tağrîberdî, IX, 292-293), yaptırdığı camiye Feyyûmî’yi imam-hatip tayin etmesi onun sıradan bir âlim olmadığını göstermektedir. Feyyûmî’nin İbn Hatîbüddehşe diye tanınan oğlu Ebü’s-Senâ Mahmûd da hadis, fıkıh, kelâm, Arap dili ve edebiyatı alanlarında birçok eseri bulunan bir âlimdir.

Feyyûmî 770 (1368-69) yılında Hama’da vefat etti. 760’ta (1359) öldüğü söylenirse de 766’da (1364-65) hayatta olduğunu gösteren deliller vardır (Guest, XXXIII [1901], s. 95). Ayrıca 780’de (1378) vefat ettiğine dair rivayet de mevcuttur.

Eserleri. 1. el-Miṣbâḥu’l-münîr fî ġarîbi’ş-şerḥi’l-kebîr li’r-Râfiʿî. Şâfiî fıkhının önemli kaynaklarından biri ve Gazzâlî’nin el-Vecîz adlı eserinin şerhi olan Râfiî’nin (ö. 623/1226) Fetḥu’l-ʿazîz fî şerḥi’l-Vecîz adlı kitabındaki garîb kelimeleri açıklayan bir sözlüktür. Müellif kelimeleri, Zemahşerî’nin Esâsü’l-belâġa’sında olduğu gibi kök harflerine göre birinciden başlayarak son harfine doğru sıralamıştır. Kitabın hâtimesinde çeşitli gramer ve dil meselelerini yirmiden fazla fasılda özetledikten sonra bu eseri yazarken sözlükler, garîbü’l-hadîs kitapları, tefsirler, divanlar, nevâdir kitapları ile müzekker-müennes konusuna ve gramere dair yetmiş kadar eserden faydalandığını belirtmekte, bunların pek çoğunun adını zikretmektedir. el-Miṣbâḥu’l-münîr’i daha önce kaleme aldığı geniş bir eserden özetlediğini söyleyen Feyyûmî kelimelerin sözlük anlamlarının yanında fıkhî mânalarını da zikretmiş, bu arada bazı sarf ve nahiv meselelerini de açıklamıştır. Kâtib Çelebi, Şâfiî fıkhının bir sözlüğü mahiyetindeki eseri Mutarrizî’nin Hanefî fıkhına dair el-Muġrib adlı eserine benzetmektedir (Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1710). Eser ilk defa Kahire’de (1278), daha sonra da çeşitli yerlerde basılmıştır. Abdülazîm eş-Şinnâvî tarafından yapılan harekeli baskısı en sıhhatli olanıdır. Hızır el-Cevâd’ın gerçekleştirdiği neşirde (Beyrut 1987) ara başlıklarla açıklanan kelimelerin renkli basılması eserden daha kolay şekilde faydalanılmasını sağlamaktadır. 2. Nes̱rü’l-cümân fî terâcimi’l-aʿyân. Hakkında fazla bilgi bulunmayan bu eserini 745’te (1344-45) tamamladığı söylenmektedir. Bir genel tarih mahiyetindeki eserin günümüze ulaşan kısmında bilhassa 745 yılına kadarki Mısır ve Suriye tarihinden bahsedilmektedir. Müellif döneminin Ebü’l-Fidâ, Baybars el-Mansûrî gibi tarihçilerinden ve daha çok da Nüveyrî’nin Nihâyetü’l-ereb’inden nakillerde bulunmuştur. Feyyûmî bu eseriyle devrinin büyük tarihçileri arasında sayılmıştır (Little, s. 40-42 ve notlar). 3. Dîvânü ḫuṭab. Muhtemelen Câmiu’d-dehşe’de okuduğu hutbelerden meydana gelen bu eserini 727’de (1326-27) kaleme almıştır. Serkîs eserin baş tarafından bir bölüm nakletmektedir. Feyyûmî’nin bunlardan başka Muḫtaṣaru Meʿâni’t-tenzîl ve Şerḥu ʿArûżi İbni’l-Ḥâcib adlı iki eserinden de söz edilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
Feyyûmî, el-Miṣbâḥu’l-münîr (nşr. Abdülazîm eş-Şinnâvî) Kahire 1977, nâşirin mukaddimesi; a.e. (nşr. Hızır el-Cevâd), Beyrut 1987, nâşirin mukaddimesi; Abdülbâkī b. Abdülmecîd el-Yemânî, İşâretü’t-taʿyîn fî terâcimi’n-nüḥât ve’l-luġaviyyîn (nşr. Abdulmecîd Diyâb), Riyad 1406/1986, s. 401; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, I, 314; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, IX, 292-293; Süyûtî, Buġyetü’l-vuʿât, I, 389; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1710; Abdülkādir el-Bağdâdî, Ḫizânetü’l-edeb, Kahire 1979, I, 25; Sıddîk Hasan Han, el-Bulġa fî uṣûli’l-luġa (nşr. Nezîr Muhammed Mektebî), Beyrut 1408/1988, s. 503; Hânsârî, Ravżâtü’l-cennât, Tahran 1390, I, 333-334; Serkîs, Muʿcem, II, 1476; Brockelmann, GAL, II, 25; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 113; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, II, 132; Donald Presgrave Little, An Introduction to Mamlūk Historiography, Wiesbaden 1970, s. 40-42; Ömer Ferruh, Târîḫu’l-edeb, III, 806-807; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), I, 224; Abdüssemî‘ Muhammed Ahmed, el-Meʿâcimü’l-ʿArabiyye, Beyrut 1984, I, 161-173; Ahmed Şerkāvî İkbâl, Muʿcemul-meʿâcîm, Beyrut 1407/1987, s. 45-46; A. R. Guest. “Description of an Arabic Manuscript Bought in Egypt 1898-1900 A.D”, JRAS, XXXIII (1901), s. 91-95.
Bu madde ilk olarak 1995 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 12. cildinde, 516-517 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.