GAZANFER

الغضنفر
GAZANFER
Müellif: ABDÜLKERİM ÖZAYDIN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1996
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 15.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/gazanfer
ABDÜLKERİM ÖZAYDIN, "GAZANFER", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/gazanfer (15.12.2019).
Kopyalama metni

11 Zilkade 328’de (18 Ağustos 940) doğdu. Hamdânî Emîri Nâsırüddevle’nin en gayretli ve en hırslı oğlu olan Gazanfer, Büveyhîler’den Muizzüddevle’nin ölümü (356/967) üzerine Irak’taki Büveyhî hâkimiyetine son vermek istedi. Ancak babası Nâsırüddevle kendisine engel oldu ve durumu bir mektupla Büveyhî Emîri Bahtiyâr’a bildirdi. Babasının bu hareketine içerleyen Gazanfer, aklî dengesini yitirdiğini ve ülkeyi idare edemeyeceğini ileri sürerek onu Erdümüşt (Küvâşî) Kalesi’ne hapsetti ve Irak’ta idareyi ele geçirdi (356/967). Ebü’l-Muzaffer Hamdân dışında diğer kardeşleri ona itaat arzettiler. Hamdân’ın, babasını derhal serbest bırakmasını isteyerek kendisini tehdit etmesine öfkelenen Gazanfer kardeşi Ebü’l-Berekât’ı onun üzerine sevketti (358/969). Bu arada Nâsırüddevle hapiste vefat etti (Ocak 969). Zor durumda kalan Hamdân, Büveyhî Emîri Bahtiyâr’a yaklaştı. Bahtiyâr, Hamdânî topraklarını ele geçirmek niyetinde olduğundan ona yakın ilgi gösterdi ve değerli hediyeler verdi. Şerîf er-Radî’nin babası Ebû Ahmed Hüseyin b. Mûsâ’yı Gazanfer’e gönderip kardeşler arasında anlaşma sağladı. Gazanfer, bu gelişmelerden sonra Rahbe’ye giden Hamdân’a haber gönderip kendisiyle görüşmek istediğini bildirdi. Ancak Hamdân Gazanfer’e güvenmediği için görüşmeyi kabul etmedi. Bunun üzerine Gazanfer diğer kardeşi Ebü’l-Berekât’ı Rahbe’ye gönderdi. Karkīsiye’de buluşan iki kardeş anlaşma şartlarını müzakere ettilerse de bir sonuç alamadılar. Ebü’l-Berekât durumu Gazanfer’e arzetmek üzere ayrılacağı sırada Hamdân’ın âni saldırısına mâruz kaldı (3 Ramazan 359 / 10 Temmuz 970). Ebü’l-Berekât’ın ölümüyle sonuçlanan bu olaydan sonra kardeşler arasındaki mücadele daha da şiddetlendi. Gazanfer’in, kardeşlerinden Ebü’l-Fevâris Muhammed’i hile ile yakalatıp Cizre’de bir kalede hapsetmesine isyan eden diğer kardeşleri Hamdân’ın saflarına katıldılar. Gazanfer ile başa çıkamayacağını anlayan Hamdân ise Bahtiyâr’a sığındı (Safer 361 / Aralık 971). Gazanfer bu ittifakı bozmak için Bahtiyâr ile akrabalık kurmaya karar verdi ve 1.000.000 dinar değerinde çeyiz vererek kızına talip oldu.

Bizanslılar, 361 (971-72) yılından beri Anadolu’da müslümanların elindeki şehirleri tahrip ve yağma ediyor, Gazanfer kardeşleriyle mücadele ettiği için bu saldırılar karşısında bir şey yapamıyordu. Domestikos Melias’ın 362’de (972-73) büyük bir ordu ile Meyyâfârikīn’a saldırması ve Âmid’i tehdit etmesi üzerine Ebü’l-Heycâ Abdullah b. Hamdân’ın gulâmı Hezârmerd Gazanfer’den âcil yardım istedi. Gazanfer de kardeşi Ebü’l-Kāsım Hibetullah idaresindeki bir orduyu Melias’a karşı sevketti. Yapılan savaşta Melias yenilerek esir düştü (30 Ramazan 362 / 4 Temmuz 973). Bu zafer Gazanfer’e büyük bir itibar kazandırdı.

Hamdân’ın tahrikleri sonunda Gazanfer’i cezalandırmak üzere Musul’a hareket eden Büveyhî Emîri Bahtiyâr, 19 Rebîülevvel 363 (18 Aralık 973) tarihinde Musul’a ulaştı ve şehrin dışında Deyrüla‘lâ’da konakladı. Gazanfer onun yaklaşması üzerine Sincar’a çekildi. Bahtiyâr Musul’a girip halka çok kötü davrandı. Bağdat’ta az sayıda askerin kalmasını fırsat bilen Gazanfer şehri ele geçirmeye teşebbüs ettiyse de gizlice anlaştığı Bahtiyâr’ın yakın adamlarından Emîr Sebük Tegin’in kararsızlığı sebebiyle başarılı olamadı. Musul’a dönüp Bahtiyâr ile savaşa girmek üzere iken anlaşma sağlandı (Receb 363 / Nisan 974). Bunun ardından Bahtiyâr ile Gazanfer arasındaki ilişkiler giderek gelişti. Bahtiyâr, Abbâsî Halifesi Mutî‘-Lillâh’ı ona “Uddetüddevle” lakabını vermeye ikna etti. Gazanfer daha sonra Bahtiyâr’a, Hamdân’ı teslim ettiği takdirde Büveyhî Hükümdarı Adudüddevle’ye karşı kendisini destekleyeceğini ve Bağdat’ı ele geçirmesine yardımcı olacağını söyledi. Bu şekilde teslim aldığı Hamdân’ı öldürterek ciddi bir rakibinden kurtulmuş oldu. Bunun üzerine Hamdân’ın oğlu Ebü’s-Serâyâ Bağdat’a gidip Adudüddevle’den yardım istedi. Kuvvetlerini birleştirerek Adudüddevle üzerine yürüyen Gazanfer ve Bahtiyâr, Sâmerrâ yakınlarındaki Kasrülcis’te meydana gelen savaşta Adudüddevle tarafından büyük bir bozguna uğratıldı (12 Şevval 367 / 23 Mayıs 978). Esir düşen Bahtiyâr Adudüddevle’nin emriyle öldürüldü. Büveyhî ordusu daha sonra Musul üzerine yürüyünce Gazanfer şehri terketti. Nusaybin, Meyyâfârikīn, Erzen ve İrmîniye’yi dolaştıktan sonra, o sırada birlikleri tarafından Bizans imparatoru ilân edilen Domestikos Bardas Skleros’un İmparator II. Basileios’a karşı karargâh olarak kullandığı Hısnıziyâd’a (Harput) geldi ve ondan yardım istedi. Ancak Bardas Skleros taht kavgası yüzünden Gazanfer’e yardım edemedi. Gazanfer buradan kız kardeşi Cemîle ile birlikte Rahbe’ye döndü. Daha sonra Âmid’e gitti. Bu sırada Adudüddevle’ye başvurup barış talebinde bulunduysa da cevap alamadı. Adudüddevle Meyyâfârikīn’ı, el-Cezîre’yi ve Hamdânîler’e ait diğer bazı yerleri ele geçirdi; Âmid ve Rahbe’yi de topraklarına kattıktan sonra Bağdat’a döndü (Zilkade 368 / Haziran 979).

Gazanfer Fâtımîler’den yardım sağlamayı umarak Dımaşk’a hareket etti. Fakat şehre hâkim olan Türk Emîri Aftegin’in adamlarından Kassam el-Ayyâr onu Dımaşk’a sokmadı. Şehir dışında bir yerde konaklayan Gazanfer, Fâtımî Halifesi Azîz-Billâh’a haber gönderip Suriye’nin idaresini kendisine bırakmasını istedi. Halife onu bir süre oyaladıktan sonra Mısır’a çağırdı. Ancak Gazanfer Mısır’a gitmeyip bir müddet Dımaşk önlerinde bekledi ve Benî Ukayl ile birlikte Remle’ye hareket etti. Remle Hâkimi Müferric b. Dağfel b. Cerrâh et-Tâî ile Remle yakınlarında cereyan eden savaşta Gazanfer ve müttefiki Benî Ukayl bozguna uğratıldı. Yakalanan Gazanfer 2 Safer 369’da (29 Ağustos 979) öldürüldü.

İbn Havkal, Gazanfer’in o devrin en zengin iki hükümdarından biri (diğeri Endülüs Emevî Hükümdarı III. Abdurrahman) olduğunu söyler (Ṣûretü’l-arż, s. 113). Onun ölümüyle el-Cezîre ve Musul’da Hamdânî hâkimiyeti sona ermiş, hânedan mensuplarının bir kısmı Büveyhîler’e, bir kısmı da Fâtımîler’e tâbi olmuştur. Adudüddevle, Ebû Tâhir İbrâhim ile Ebû Abdullah Hüseyin’in Musul’da Büveyhîler’e tâbi olarak hüküm sürmelerine izin vermiş, ancak çok geçmeden Nusaybin ve Beled’i ele geçiren Ukaylî Emîri Ebü’z-Zevvâd Muhammed b. Müseyyeb, Ebû Tâhir İbrâhim’i öldürüp Musul’a hâkim olmuştur (380/990).


BİBLİYOGRAFYA

, s. 107, 113.

, II, 203-206, 239, 252, 254-255, 289-292, 303-304, 315-318; III, 175-179.

Rûzrâverî, Ẕeylü Kitâbi Tecâribi’l-ümem (nşr. H. F. Amedroz), Kahire 1334/1916, s. 30-32.

, s. 21-22.

, s. 29-30.

, VI, 372, 375, 387; VII, 8.

, VIII, 216, 225, 241, 251-252.

, II, 114-117.

Ebü’l-Ferec [İbnü’l-İbrî], Târîḫu muḫtaṣari’d-düvel, [baskı yeri ve tarihi yok], s. 169, 171.

, XXV, 135-148.

, XVI, 306-307.

, III, 172-173.

, IV, 131-132, 136.

, III, 59-60.

M. Canard, Byzance et les musulmans du proche orient, London 1973, VI, 101, 106-107, 111; XI, 55, 57; XIII, 103.

a.mlf., “Ḥamdānīds”, , III, 127-128.

a.mlf., “Abū Tag̲h̲lib”, , s. 36-37.

Mustafa eş-Şek‘a, Fünûnü’ş-şiʿr fî müctemaʿi’l-Ḥamdâniyyîn, Beyrut 1981, s. 116, 130, 137, 140, 156.

Saîd ed-Dîvecî, Târîḫu’l-Mevṣıl, Musul 1402/1982, I, 132-144.

Reşîd Abdullah el-Cümeylî, Dirâsât fî târîḫi’l-ḫilâfeti’l-ʿAbbâsiyye, Rabat 1984, s. 280-283.

“Gazanfer”, , IV, 730.

M. Sobernheim, “Hamdânîler”, a.e., V/1, s. 180.

Fikret Işıltan, “Seyf-üd-devle”, a.e., X, 538.

Sâdık Seccâdî, “Âl-i Ḥamdân”, , I, 689-690.

Erdoğan Merçil, “Bahtiyâr”, , IV, 523-524.

Bu madde ilk olarak 1996 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 13. cildinde, 431-432 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.