HABÎB b. MESLEME

حبيب بن مسلمة
Müellif:
HABÎB b. MESLEME
Müellif: ASRİ ÇUBUKCU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1996
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 15.08.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/habib-b-mesleme
ASRİ ÇUBUKCU, "HABÎB b. MESLEME", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/habib-b-mesleme (15.08.2020).
Kopyalama metni

610’da veya 620’de doğdu. Kureyş kabilesinin Fihr koluna mensuptur. Anadolu’ya yaptığı birçok akın sebebiyle Habîbü’r-Rûm diye de anılır. 8 (629-30) yılında müslüman oldu. Hz. Peygamber’le gazvelere iştirak etmek için Medine’ye gitti ve Tebük Gazvesi’nde bulundu. Ancak onun sahâbî olmadığını söyleyenler de vardır. Hâlid b. Velîd kendisini, Büsr b. Ebû Ertât ile birlikte Gūtatü Dımaşk’ın bazı köylerine baskın yapmak için gönderdi. Habîb, 15 (636) yılında bir öncü süvari birliğinin başında Yermük Savaşı’na katıldı ve Suriye’nin önemli bir kısmını fethetti. Ayrıca İyâz b. Ganm ile birlikte Antakya’yı ikinci defa fethetti (17/638) ve Cürcüme şehri üzerine yürüdü. Cerâcime barış istemek zorunda kaldı. Yapılan anlaşmaya göre Cerâcime gerektiğinde asker vermeyi, Amanus dağında ve Suriye’ye giriş çıkış noktalarına hâkim kalelerde bulunduracağı kuvvetlerle müslümanlara bilgi verip casusluk yapmak suretiyle yardımcı olmayı kabul etti. Aynı yıl Selâmet Geçidi diye de anılan Hades Kalesi’ni, Malatya ve civarını ele geçirdi. 20 (641) yılında Hz. Ömer tarafından el-Cezîre’ye vali tayin edilen Habîb b. Mesleme, daha sonra Bâbülebvâb’ın fethinde Sürâka b. Amr’a yardım etmek üzere görevlendirildi (22/642-43). Hz. Osman döneminde Suriye Valisi Muâviye b. Ebû Süfyân tarafından 24 yılı sonunda (Ekim 645) Doğu Anadolu’ya gönderilen Habîb Bizans kuvvetlerine karşı başarılı oldu. Kālîkalâ’yı (Erzurum) emanla alıp birçok şehir ve kasabayı haraca bağladıktan sonra Suriye’ye döndü (25/645-46). Daha sonra Hz. Osman tarafından Bâbülebvâb’ın fethinde Selmân b. Rebîa el-Bâhilî’ye yardım etmek üzere görevlendirildi (32/652-53). Ancak Habîb b. Mesleme ordunun sevk ve idaresini kendisi üstlenmek isteyince aralarında ihtilâf çıktı ve Habîb’i destekleyen Suriyeliler’le Selmân’ı destekleyen Iraklılar birbirlerini ölümle tehdit etmeye başladılar. 35’te (655) Kınnesrîn valiliğine tayin edilen Habîb göreve yeni başladığı sırada Muâviye onu Hz. Osman’a yardım etmek üzere Medine’ye gönderdi. Vâdilkurâ’ya ulaştığında halifenin öldürüldüğü haberini alınca Dımaşk’a döndü. Habîb bundan sonra Muâviye ile beraber oldu ve onun Hz. Ali’ye gönderdiği heyetin sözcülüğünü, Sıffîn’de Suriye ordusunun sol kanat kumandanlığını yaptı. 41 (661) yılında Muâviye tarafından İrmîniye valiliğine tayin edildi ve burada vefat etti.

Muâviye’nin istişare heyetindeki önemli kişilerden biri olan Habîb savaş tekniklerini iyi bilen cesur bir kumandandı. İrmîniye’de kırktan fazla şehir ve kaleyi fethetmesi de bunu göstermektedir. Ganimetlerin taksimine dair rivayet ettiği bir hadis Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’i ile (IV, 159-160) Ebû Dâvûd, İbn Mâce ve Dârimî’nin es-Sünen’lerinde yer almaktadır.


BİBLİYOGRAFYA

, IV, 159-160.

Dârimî, “Cihâd”, 8, “Siyer”, 43.

İbn Mâce, “Cihâd”, 35.

, VII, 409-410.

, s. 294.

, s. 141, 152, 155, 189, 200, 201, 202, 203, 206.

, s. 170-174, 182.

, III, 396, 407; IV, 55, 156-157, 162, 248, 263, 304, 307, 352, 421; V, 7, 11, 13, 18, 54, 71.

 , III, 346-347, 432.

 , I, 320-321.

İbn Asâkir, Târîḫu Dımaşḳ (nşr. Ömer b. Garâme el-Amrî), Beyrut 1415/1995, XXII, 62-81.

, II, 495, 497, 532, 535; III, 97, 133, 186, 287, 291, 294, 295, 321, 333, 354.

a.mlf., Üsdü’l-ġābe, I, 373-375.

, III, 188-189.

, VII, 123, 153, 158, 160, 188, 258, 261, 262.

, I, 309.

a.mlf., Tehẕîbü’t-Tehẕîb, II, 190-191.

, IV, 38-42.

Mahmûd Şît Hattâb, “Ḥabîb b. Mesleme el-Fiḥrî, fâtiḥu Şaṭra İrmîniyye”, , XLIX/1 (1974), s. 34-58.

H. Lammens, “Habīb”, , V/1, s. 9.

J. W. Fück, “Ḥabīb b. Maslama”, , III, 13.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1996 yılında İstanbul'da basılan 14. cildinde, 372-373 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER