HALEF el-HUSRÎ

خلف الحصري
Müellif:
HALEF el-HUSRÎ
Müellif: MEHMET ÖZDEMİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 02.04.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/halef-el-husri
MEHMET ÖZDEMİR, "HALEF el-HUSRÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/halef-el-husri (02.04.2020).
Kopyalama metni
Endülüs Emevî Devleti’nin sonlarına doğru yaşanan fitne döneminde, Süleyman el-Müstaîn’in Kurtuba’da tahtı ikinci defa ele geçirmesiyle (403/1013) halifeliği sona eren II. Hişâm el-Müeyyed ortadan kaybolmuştu. Bir rivayette onun hayatta olduğu ve Meriye’ye (Almeria), hatta Kuzey Afrika üzerinden Asya’ya gittiği söylenirken başka bir rivayete göre Süleyman el-Müstaîn’in Kurtuba’yı (Córdoba) ele geçirdiği sırada öldürülmüştü. Bu haberler sayesinde bir süre daha gündemde kalan Hişâm adı zamanla unutulmaya yüz tuttuysa da daha sonraki yıllarda yeniden duyulmaya başlandı. Mülûkü’t-tavâifin en güçlülerinden olan ve Endülüs’te merkezî otoriteyi tesis edip bölgeyi kendi hâkimiyetine almak isteyen Abbâdîler hânedanının kurucusu Ebü’l-Kāsım İbn Abbâd, hayatta olduğunu söylediği II. Hişâm’ı İşbîliye’de (Sevilla) büyük bir törenle halife ilân etti ve öteki mülûkü’t-tavâifi de ona biat etmeye çağırdı (414/1023). Ancak halife ilân edilen bu kişi gerçekte Halef el-Husrî adlı bir şahıstı. II. Hişâm’a çok benzeyen Halef, İşbîliye’ye getirilmeden önce Rabah Kalesi’ndeki bir mescidde müezzinlik yapıyordu. İbn Abbâd, onu halife ilân ederek bir süre Kurtuba’ya hükmeden Şiî Hammûdîler’e karşı Abbâdîler’i Sünnîliğin savunucusu gibi göstermek, hilâfet müessesesini kullanarak öteki mülûkü’t-tavâif üzerinde nüfuz kurmak veya bu yöndeki askerî faaliyetlerine meşruluk kazandırmak istiyordu. Yeni halifenin İbn Abbâd’ın oğlunu hâcib tayin ettiği her tarafa duyuruldu ve böylece iktidar Abbâdîler’in eline geçti.

Halef el-Husrî, kendisini görmek için saraya akın eden halka yüzünü göstermemeye ve perde arkasından konuşmaya mecbur edildi. Mülûkü’t-tavâiften birçoğu ona halife olarak biat etti. İşbîliye, Kurtuba, Tuleytula (Toledo), Batalyevs (Badajoz), Meriye ve Sarakusta (Saragossa, Zaragoza) gibi merkezlerde hutbeler onun adına okundu. Halef el-Husrî 451 (1059) veya 455 (1063) yılında ölmüştür.

BİBLİYOGRAFYA
Abdülvâhid el-Merrâküşî, el-Muʿcib fî telḫîṣi aḫbâri’l-Maġrib (nşr. M. Saîd el-Uryân), Kahire 1383/1963, s. 151-152; İbn İzârî, el-Beyânü’l-Muġrib, s. 3, 199-200; A. Prieto y Vives, Los Reyes de Tāifas, Madrid 1926, s. 69 vd.; A. et-Tûd, ʿAbbâd bi-İşbîliyye, Tıtvân 1947, s. 42; Ziriklî, el-Aʿlâm, II, 357-358; M. Abdullah İnân, Düvelü’ṭ-ṭavâʾif, Kahire 1969, s. 37-38; S. M. Imamuddin, A Political History of Muslim Spain, Dacca 1961, s. 147-149; D. Wasserstein, The Rise and Fall of the Party Kings, Princeton 1985, s. 119-122, 126-127, 154-160; Muhammed b. Abûd, “Devletü Benî ʿAbbâd: taḥlîlü ḳıyâmihâ ve suḳūṭihâ”, el-Baḥs̱ü’l-ʿilmî, sy. 32, Rabat 1401/1981, s. 52-53.
Bu madde ilk olarak 1997 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 15. cildinde, 238 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.