HAYSA BEYSA

حيص بيص
Müellif:
HAYSA BEYSA
Müellif: İBRAHİM SARMIŞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1998
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 23.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/haysa-beysa
İBRAHİM SARMIŞ, "HAYSA BEYSA", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/haysa-beysa (23.10.2019).
Kopyalama metni
492’de (1099) doğdu. Haysa Beysa lakabı ile meşhur olmuştur. Rey şehrinde Kadı Muhammed Abdülkerîm el-Vezzân eş-Şâfiî’den fıkıh okudu ve fıkıhta ihtilâflı konular üzerinde çalıştı. Daha sonra Ebû Tâlib Hüseyin b. Muhammed ez-Zeynebî ve Ebü’l-Mecd Muhammed b. Cehver’den hadis öğrendi. Fakat Haysa Beysa, asıl ilgisini çeken saha olarak şiir ve edebiyatta üslûbundaki zarafeti sayesinde büyük şöhret kazandı. Şîa’nın İmâmiyye kolunun ileri gelenlerinden olduğu kaydedilen Haysa Beysa (İbn Hacer, III, 19), bir ara kaldığı Hille’de Şiî Mezyedîler’e (Benî Mezyed) kasideler yazdı (EI2 [İng.], III, 327). Sonra yerleştiği Bağdat’ta halife, sultan, vezir ve diğer devlet adamları için yazdığı kasideleriyle tanındı. İrticâlen şiir söyleyebilecek kadar sanat gücü yanında bedevî lehçelerine dair geniş ve sağlam bilgisi sayesinde çok defa anlaşılması güç bir edebî Arapça ile konuşmayı itiyat haline getirmişti. Ayrıca Arap emîrleri gibi kılıç kuşanıp bedevî kıyafetiyle at sırtında dolaşmayı da severdi. Fasih konuşmayanlara kızar ve dil hatası yaptıkları için onları eleştirirdi. Bunun yanında asalete olan merakı dolayısıyla Arap meşhurlarından Eksem b. Sayfî’nin soyundan geldiğini iddia ederdi (İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, I, 112). Haysa Beysa lakabının kendisine, övünmesi ve düzgün konuşmadaki aşırı titizliği sebebiyle hiciv şairi Ebü’l-Kāsım Hibetullah İbnü’l-Kattân tarafından verildiği kaydedilir. Diğer bir rivayete göre de bir topluluğun niçin heyecan ve sıkıntı içinde bulunduğunu öğrenmek için sorduğu soruda “haysa beysa” (sıkıntı, huzursuzluk, telâş, tedirginlik; Lisânü’l-ʿArab, “byṣ”, “ḥyṣ” md.leri), tabirini kullanmış ve bu tabir onun lakabı haline gelmiştir. Ayrıca aynı tabiri bir beytinde kullandığı için bu lakabı aldığı da belirtilmektedir (İbn Hacer, III, 19).

V. (XI.) yüzyıldan itibaren Arap edebiyatında bedîî sanatları yoğun bir şekilde kullanan edip ve şairlerin önde gelenlerinden sayılan Haysa Beysa’nın divanı ile Dîvânü’r-resâʾil’ini Abdülkerîm b. Muhammed es-Sem‘ânî şairin kendisinden okuduğunu söyler (Yâkūt, XI, 200). Gerek şiirlerini gerekse mektuplarını anlaşılması güç bir üslûpla yazması, Ebü’l-Kāsım Hibetullah İbnü’l-Kattân başta olmak üzere birçok kişi tarafından tenkide uğramasına ve hicvedilmesine sebep olmuştur. Ancak onun tasvirî mahiyette bazı şiirlerinden başka hâmileri arasında bulunan Şerefeddin Ali b. Tarrâd ez-Zeynebî gibi vezirlere, Müsterşid-Billâh, Müstazî-Billâh ve Muktefî-Liemrillâh gibi Abbâsî halifelerine ve Mahmûd b. Muhammed Tapar ile oğlu Mes‘ûd b. Muhammed Tapar gibi Selçuklu sultanlarına hitaben yazdığı pek çok kaside ve mersiye arasında çok beğenilenleri de vardır. İmâdüddin el-İsfahânî Ḫarîdetü’l-ḳaṣr’ında onun şiirlerinden alınmış birçok parça nakleder. İbnü’l-Esîr, Haysa Beysa’nın I. Seyfeddin Gazi’ye ithafen yazdığı şiirlerin bilhassa nesîb kısmını çok beğenir. Bu arada Macar âlimi J. F. von Hammer-Purgstall onun, “Ey şifa arayan hasta! Senin doktorun sana suda ilâç eriten kişi değil seni bir hastalıkla imtihan edendir” anlamına gelen beyitlerini (Demîrî, I, 187), “Hastalığın şifası yine o hastalıkta gizlidir” şeklinde anlayarak bu hususta S. Fr. Chr. Hahnemann (ö. 1843) tarafından kurulan tedavi sistemiyle ilgili bulmuş, bu sistemin Araplar arasında bilindiğine ve Haysa Beysa’nın yaşadığı devirlere kadar uzandığına işaret etmiştir (Felix Klein-Franke, sy. 19 [1972], s. 76-77). Haysa Beysa 6 Şâban 574’te (17 Ocak 1179) Bağdat’ta vefat etti.

Eserleri. 1. Dîvân. Dîvânü’l-Emîr el-maʿrûf Ḥayṣa Beyṣa adıyla Mekkî es-Seyyid Câsim ve Şâkir Hâdî Şükür tarafından neşredilmiştir (I-III, Bağdat 1394-1395/1974-1975). 2. Dîvânü’r-resâʾil. Zamanın halifelerine yazdığı yedi kısa niyaz mektubunu ve halifelerin bunlara verdiği cevapları ihtiva etmekte olup bir nüshası Berlin’de (Königlichen Bibliothek, nr. 8628/3, vr. 113b-114b) bulunmaktadır (Ahlwardt, VII, 571).

BİBLİYOGRAFYA
Lisânü’l-ʿArab, “byṣ”, “ḥyṣ” md.leri; Tâcü’l-ʿarûs, “byṣ”, “ḥyṣ” md.leri; Kāmus Tercümesi, II, 1155, 1164; Lane, Lexicon, II, 686; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, XI, 199-208; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, Beyrut 1977, XI, 139, 162, 231, 454; a.mlf., Üsdü’l-ġābe, I, 112 vd.; İbn Hallikân, Vefeyât, II, 362-365; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XXI, 61-62; Kütübî, Fevâtü’l-Vefeyât, Bulak 1283, II, 392 vd.; Sübkî, Ṭabaḳāt, IV, 77 vd.; Demîrî, Ḥayâtü’l-ḥayevân, I, 187; İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, Beyrut 1971, III, 19-20; Ahlwardt, Verzeichnis, Berlin 1985, VII, 571; Ziriklî, el-Aʿlâm, III, 138; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, IV, 212; Cezzâr, Medâḫilü’l-müʾellifîn, s. 405; Sâlihiyye, el-Muʿcemü’ş-şâmil, II, 250; Felix Klein-Franke, “Ṣaḥîfe bi-ḫaṭṭi’l-müsteşriḳ en-Nemsâvî J. von Hammer-Purgstalls”, Fikr ve Fen, sy. 19, Bonn 1972, s. 76-77; C. van Arendonk, “Haysa Beysa”, İA, V/1, s. 395; J. W. Fück, “Ḥayṣa Bayṣa”, EI2 (İng.), III, 327-328.
Bu madde ilk olarak 1998 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 17. cildinde, 79-80 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.