HIZIR HAYREDDİN REİS

Müellif:
HIZIR HAYREDDİN REİS
Müellif: ŞERAFETTİN TURAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1998
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/hizir-hayreddin-reis
ŞERAFETTİN TURAN, "HIZIR HAYREDDİN REİS", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hizir-hayreddin-reis (14.11.2019).
Kopyalama metni
Akdeniz’de faaliyet gösteren ve Osmanlı donanmasına hizmet eden bir aileden gelir. Babası, Barbaros Hayreddin Paşa’nın önde gelen yedi reisinden biri olup Kanûnî Sultan Süleyman’ın Rodos Seferi’nde (1522) deniz harekâtını büyük bir başarıyla idare eden Kurdoğlu Muslihuddin Reis’tir. Muslihuddin Reis, Barbaros Hayreddin’e duyduğu hayranlıktan ötürü erkek çocuğu olunca adını Hızır Hayreddin koymuştur. Bazı resmî belgelerde Hızır Hayreddin’in adı Kurdoğlu Hızır Reis olarak da geçer (BA, MD, nr. 3, hk. 1004).

Hızır Hayreddin bir süre Barbaros’un emrinde çalıştı. Mesleğinde giderek yükseldi ve önemli hizmetlerde bulundu; hassa reisleri arasında yer aldı. 12 Receb 967’de (8 Nisan 1560) Rodos beyi Ahmed’in sefere gitmesi emredildiğinden Hızır Hayreddin, adanın ve civardaki limanların korunması, tüccar gemilerinin güvenliğinin sağlanması ile görevlendirildi. Ancak 23 Nisan’da gönderilen bir başka emirle, vazifesinden feragat eden İskenderiye kaptanı Şücâ’nın yerine tayin edildi (BA, MD, nr. 3, hk. 940, 999, 1004, 1032). Mısır’daki kaptanlığı sırasında bazı önemli görevleri yerine getirdi, bu arada Süveyş kaptanlığını da üstlendi. Nitekim Rebîülevvel 972’de (Ekim 1564) Süveyş kaptanı iken İzmir civarındaki Sığacık / Sığla sancak beyliğine tayin edildi (BA, MD, nr. 6, hk. 294). Onun bu görevde ne kadar kaldığı ve ne gibi faaliyetlerde bulunduğu bilinmemekle birlikte II. Selim’in saltanatının (1566-1574) ilk yıllarında Sumatra’da Açe sultanlığına yardım kararı alındığı sırada yine Süveyş kaptanlığı yaptığı anlaşılmaktadır. Kendisi bu sıfatla Hint seferine çıkmakla görevlendirilmiş, yerine Mahmud Reis getirilmiştir. Ancak Yemen’de isyan çıkması Hızır Hayreddin’in Açe’ye gitmesine engel oldu. Zeydiyye ailesinden olan İmam Mutahhar’ın isyan ederek San‘a Beylerbeyi Murad Paşa’yı esir alıp kendi adına hutbe okutması üzerine Şam Beylerbeyi Lala Mustafa Paşa Yemen serdarlığına tayin edildi. Bu arada 29 Cemâziyelâhir 975’te (31 Aralık 1567) Hızır Hayreddin Reis’e gönderilen bir hükümle de Hint’e gitmek için hazırlamış olduğu on beş parça gemiyi alıp Süveyş kaptanı Mahmud Reis ile birlikte Yemen tarafına gitmesi emredildi (BA, MD, nr. 7, hk. 916). Hızır Hayreddin’in Yemen’e gitmesi, Serdar Lala Mustafa Paşa ile Mısır Beylerbeyi Koca Sinan Paşa arasındaki anlaşmazlık yüzünden aylarca gecikti. Serdarın Hızır Hayreddin’le beraber Kahire’ye gelişinden sonra toplanan divanda da anlaşmazlık giderilemedi (Âlî, vr. 176a). Bunun üzerine 21 Safer 976’da (15 Ağustos 1568) Lala Mustafa Paşa azledilerek Yemen serdarlığına Sinan Paşa getirildi. Bu yüzden donanma da ancak bu tarihten sonra İskenderiye’den hareket edebildi. Sinan Paşa ile yeni San‘a Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa, İmam Mutahhar’ın ele geçirdiği yerleri geri almak için mücadeleye başladılar. Hızır Hayreddin orduya bir yandan malzeme taşırken öte yandan isyanın bastırılması için denizden yardımcı oldu. 1569 baharında da serdarın emriyle Aden’i kuşattı. Zilkade 976 (Mayıs 1569) içinde Aden’in alınması ile Yemen isyanı tamamıyla bastırıldı.

İsyanın bastırılmasından sonra Hızır Hayreddin, bu arada Açe için hazırlanan malzemenin iki gemiyle gönderilmiş olması yüzünden artık Sumatra’ya gitmedi. Yeniden Süveyş kaptanlığına getirildiği sanılan Hızır Hayreddin’in bundan sonraki faaliyetleri hakkında bilgi yoktur. Zilkade 979 (Mart 1572) tarihli bir hükümde kendisinden “müteveffâ” şeklinde bahsedilmesi (BA, MD, nr. 12, hk. 1125), onun Kıbrıs seferi ve İnebahtı bozgunu arefesinde veya bu mücadeleler sırasında ölmüş olabileceğini düşündürmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
BA, MD, nr. 3, hk. 940, 999, 1004, 1032; nr. 6, hk. 294; nr.7, hk. 916; nr. 12, hk. 1125; Âlî, Künhü’l-ahbâr, DTCF Ktp., İsmail Saip Sencer, nr. 1783, vr. 176a; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, II, 400, bk. İndeks; Danişmend, Kronoloji, II, 378, 380-381; Safvet, “Şark Levendleri, Osmanlı Bahr-i Ahmer Filosunun Sumatra Seferi Üzerine Vesikalar”, TOEM, V/24 (1329), s. 1538-1540; Fevzi Kurtoğlu, “XVI. Asırda Hind Okyanusunda Türkler ve Portekizliler”, TTK Bildiriler II (1943), s. 911-923.
Bu madde ilk olarak 1998 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 17. cildinde, 416-417 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.