İBN ÂBİDÎN, Ahmed b. Abdülganî

ابن عابدين ، أحمد بن عبد الغني
Müellif:
İBN ÂBİDÎN, Ahmed b. Abdülganî
Müellif: İLYAS ÜZÜM
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-abidin-ahmed-b-abdulgani
İLYAS ÜZÜM, "İBN ÂBİDÎN, Ahmed b. Abdülganî", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-abidin-ahmed-b-abdulgani (12.07.2020).
Kopyalama metni
1238 (1823) yılında Şam’da doğdu. Yetiştirdiği âlimlerle meşhur olan İbn Âbidîn ailesine mensuptur. Gramer, mantık ve edebiyat alanındaki ilk bilgileri Alâeddin el-Âbidîn’den aldı. Amcası Muhammed Emîn Âbidîn ve fakih Hâşim et-Tâcî’den fıkıh ve hadis okudu. Amcazadesi Muhammed Alâeddin ile birlikte uzun süre Saîd el-Halebî’nin derslerine katıldı, ayrıca çevresindeki ilim adamlarından faydalanmaya çalıştı. Devrin meşhur âlimlerinden Ebû Bekir el-Kilâlî ve Muhammed el-Hattî’den çeşitli İslâmî ilimlere dair eserler okudu, katıldığı ilim halkalarında zekâsıyla dikkat çekti.

Bir taraftan klasik İslâmî ilimleri tahsil ederken diğer taraftan tasavvuf çevreleriyle irtibat kuran İbn Âbidîn, Nakşibendî şeyhi Muhammed el-Hânî vasıtasıyla Nakşîliğe ve Halvetî şeyhi Muhammed Mehdî el-Mağribî vasıtasıyla Halvetiyye’ye intisap etti. Daha sonra Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin eserlerini okuyarak onun vahdet-i vücûd anlayışına meyleden İbn Âbidîn, düşüncelerinin hulûl ve ittihada yol açtığını ileri sürerek İbnü’l-Arabî’ye ve onun şahsında tasavvufa karşı çıkan çevrelerle mücadele etti. Bu sırada tasavvufun mahiyetine dair yazdığı bazı küçük risâlelerde özellikle İbnü’l-Arabî’nin tasavvuf anlayışını övdü.

İbn Âbidîn, ilk olarak babasının imam olduğu Verd Camii’nde hatip olarak görevlendirildi, onun ölümünden sonra da caminin imamlığını yürüttü. Bu esnada çeşitli bölgelerden gelen öğrencilere ders vermeye başladı. Kaynaklarda belirtildiğine göre zaruret olmadıkça dışarı çıkmayan ve vaktini eğitim öğretime ayıran İbn Âbidîn, geniş ilmî birikiminden başka özellikle dengeli bir dinî hayat yaşadığı için kısa zamanda tanındı ve bilhassa fıkhî konulardaki derinliğiyle dikkat çekti. Vâdilacem ve Bellân gibi bazı küçük beldelerde müftülük görevinde bulunduktan sonra sekiz yıl kadar Şam müftüsü Mahmûd Hamza’nın yanında fetva emini olarak çalıştı. Son olarak temyiz meclisi üyeliğine getirildi. 26 Rebîülâhir 1307’de (19 Aralık 1889) Şam’da vefat etti ve Bâbüssagīr’de amcası Muhammed Emîn İbn Âbidîn’in mezarının yakınında defnedildi.

Eserleri. İbn Âbidîn’in akaid, hadis, fıkıh, tasavvuf gibi konularda yirmiyi aşkın çalışması olup bunların başlıcaları şunlardır: el-Hibâtü’l-ilâhiyye bi’l-ʿaḳīdeti’l-İslâmiyye (Şam müftüsü Mahmûd Hamza’nın el-ʿAḳīdetü’l-İslâmiyye’sine yazdığı şerhtir); el-ʿAḳāʾidü’l-ḳalbiyye (itikadî konuları kelâm ve tasavvuf yönünden ele alan bir eserdir); Risâle fî mesâʾili’l-ʿaḳāʾid (genel akaid konuları yanında özellikle kader ve kazâ meselesine geniş yer verdiği bir çalışmasıdır); Risâle fi’l-kebâʾir; Şerḥu ḥadîs̱i “iḥfaẓillâhe yaḥfaẓke”; Risâle fi’l-ḥadîs̱ “es-saʿîdü Saʾîd fî baṭni ümmih”; Refʿu’l-iltibâs ʿan buġyeti’n-nâs fî aḥkâmi’ṭ-ṭahâre ve’l-encâs; Şerḥu ʿİlmiḥâl (Şam müftülerinden Emîn el-Cündî’nin ilmihali üzerine yazılan şerhtir); Taḥrîrü’l-aḳvâl fi’t-teḫalluṣ min maḥẓûreti’l-efʿâl; Mirʾâtü’s-süllâk li-mübteġi’s-sivâk; Süllemü’l-vüṣûl li’l-felâḥ ve’l-ḫayri’l-mübîn bi-ihdâʾi s̱evâbi’l-aʿmâl li’n-nebî ve’l-müʾminîn; Tebṣıratü’s-sâlikîn bi-ḥüsni’l-edeb fî zivâci’n-nebî es-Seyyide Zeyneb; Nes̱rü’d-dürer ʿalâ Mevlidi İbn Ḥacer (İbn Hacer el-Heytemî’nin Muḫtaṣarü’n-niʿmeti’l-kübrâ ʿale’l-ʿâlem bi-mevlidi seyyidi veledi Âdem adlı eserinin şerhidir); Tenbîhu ẕevi’l-İrşâd fî nefyi’l-ḥulûl ve’l-ittiḥâd; ed-Dürrü’l-eclâ bi-şerḥi’d-devri’l-aʿlâ. Son iki eser, Muhyiddin İbnü’l-Arabî’ye nisbet edilen hulûl ve ittihad anlayışını reddedip onu savunmak amacıyla yazılmıştır. Müellifin bunlardan başka daha çok tasavvuf konularında küçük bazı risâleleri de vardır. Tamamı yazma halinde olan eserlerinin nüshaları Şam Zâhiriyye ve Âl-i Âbidîn kütüphanelerinde bulunmaktadır (M. Abdüllatîf Sâlih el-Ferfûr, s. 15-16).

BİBLİYOGRAFYA
Ziriklî, el-Aʿlâm, I, 147; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, I, 277; Zekî Mücâhid, el-Aʿlâmü’ş-Şarḳıyye, Kahire 1963, II, 80; Ahmed Teymur Paşa, Aʿlâmü’l-fikri’l-İslâmî fi’l-ʿaṣri’l-ḥadîs̱, Kahire 1387/1967, s. 253-256; Hâlid Reyyân, Fihrisü maḫṭûṭâti Dâri’l-kütübi’ẓ-Ẓâhiriyye: Târîḫ, Dımaşk 1393/1973, II, 531; M. Edîb Âl-i Takıyyüddin el-Hüsnî, Kitâbü Münteḫabâti’t-tevârîḫ li-Dımaşḳ, Beyrut 1399/1979, II, 702-703; M. Mutî‘ el-Hâfız, Fihrisü maḫṭûṭâti Dâri’l-kütübi’ẓ-Ẓâhiriyye: el-Fıḳhü’l-Ḥanefî, Dımaşk 1401/1980, I, 396-397; a.mlf. – Nizâr Abâza, Târîḫu ʿulemâʾi Dımaşḳ, Dımaşk 1406/1986, I, 63-67; M. Abdüllatîf Sâlih el-Ferfûr, Aʿlâmü Dımaşḳ, Dımaşk 1408/1987, s. 15-16; Abdülemîr Selîm, “İbn ʿÂbidîn”, DMBİ, IV, 168-169.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1999 yılında İstanbul'da basılan 19. cildinde, 291-292 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER