İBNÜ’l-CEVZÎ, Ebû Muhammed

أبو محمد ابن الجوزي
Müellif:
İBNÜ’l-CEVZÎ, Ebû Muhammed
Müellif: CENGİZ KALLEK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-cevzi-ebu-muhammed
CENGİZ KALLEK, "İBNÜ’l-CEVZÎ, Ebû Muhammed", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-cevzi-ebu-muhammed (22.08.2019).
Kopyalama metni
17 Zilkade 580 (19 Şubat 1185) tarihinde Bağdat’ta dünyaya geldi (İbn Receb, II, 258). İbn Hallikân doğum gününü 13 Zilkade (15 Şubat) olarak verir (Vefeyât, III, 142). Hz. Ebû Bekir’in soyundan olup Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî’nin oğlu, Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin dayısıdır. Kur’an’ı ezberledikten sonra babasından, Ziyâeddin İbn Sükeyne, İbn Küleyb el-Harrânî, Ebü’l-Hasan İbn Yaîş ve Ebü’l-Feth el-Mindâî gibi âlimlerden kıraat, tefsir, hadis, fıkıh, hilâf, Arap dili ve edebiyatı dersleri aldı. İbn Sükeyne’den hırka giydi. On yedi yaşında iken babasının vefat etmesi üzerine onun Kasrü’l-hilâfe Camii’nde verdiği cuma vaazlarını devraldı. Halife Nâsır-Lidînillâh’ın annesinden himaye gördü; diğer bazı cami ve medreselerde fıkıh dersleri verdi. Halk arasında büyük rağbet gören İbnü’l-Cevzî, 604 (1207) yılında Halife Nâsır-Lidînillâh tarafından Bağdat muhtesibliğine tayin edildi. Bu arada veliahdın eğitimiyle de görevlendirildi. Ayrıca Evkaf nâzırlığına getirildi. 609’da (1212) her iki görevden de alınınca evine çekilerek ders, fetva ve vaaz faaliyetleriyle meşgul oldu. Bir müddet sonra tekrar muhtesibliğe tayin edildi (615/1218). Halife Zâhir-Biemrillâh devrinde de sürdürdüğü bu görevin yanında Bağdat kapılarından Bâbülmerâtib’deki Hizânetü’l-gallât’a nâzır ve Dîvânü’l-cevâlî’ye âmil olarak görevlendirildi. Ancak daha sonra bu son iki görevinden alındı (626/1229). Yeni kurulan Müstansıriyye Medresesi’nde Hanbelî mezhebi müderrisi olarak görev yaptı (631-642/1234-1244). 642 (1244) yılında Halife Müsta‘sım-Billâh tarafından üstâdüddârlığa getirilen İbnü’l-Cevzî vefatına kadar bu görevi sürdürdü.

Çeşitli diplomatik ilişkilerde de rol alan İbnü’l-Cevzî, 623’te (1226) Zâhir-Biemrillâh tarafından Eyyûbî Sultanı I. el-Melikü’l-Âdil’in oğulları Dımaşk Hükümdarı el-Melikü’l-Muazzam, Mısır Hükümdarı el-Melikü’l-Kâmil Muhammed ve Cezîre Hükümdarı el-Melikü’l-Eşref Mûsâ’ya hil‘at götürmekle görevlendirildi. 627 (1230) ve 628 (1231) yıllarında Halife Müstansır-Billâh’ın, Ahlat’ı ele geçirip hilâfet merkezine yürümeye hazırlanan Celâleddin Hârizmşah’a gönderdiği diplomatik heyete başkanlık etti. 630’da (1232) Melik Mesud’un elinden Âmid’i alarak Artuklular hânedanına son veren Eyyûbî Sultanı el-Melikü’l-Kâmil’e halifenin tebriklerini iletmek ve onun adına Erbil Atabegi Muzafferüddin Kökböri ve Musul Atabegi Bedreddin Lü’lü’ için şefaatçi olmak üzere gönderildi. Ertesi yıl tekrar Mısır sefâretiyle görevlendirildi, ayrıca halife adına el-Melikü’l-Eşref Mûsâ’ya diplomatik bir ziyarette bulundu. 631’de (1234) Mısır’a gönderildi. 634 (1236) yılında Halep Eyyûbî Hükümdarı el-Melikü’l-Azîz Muhammed b. el-Melikü’z-Zâhir Gāzî’ye ve Âmid kuşatmasını kaldırması talebiyle Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad’a, ertesi yıl da Dimyat’a Eyyûbî Sultanı el-Melikü’l-Kâmil’e ve Dımaşk’a el-Melikü’l-Eşref Mûsâ’ya gönderildi. İbnü’l-Cevzî, henüz Dımaşk’ta iken şehri ele geçiren el-Melikü’l-Âdil’in oğlu Ebü’l-Hayş el-Melikü’s-Sâlih İmâdüddin İsmâil ile onu kuşatan el-Melikü’l-Kâmil Muhammed arasında ara buluculuk yaptı. Sonuçta İmâdüddin İsmâil Busrâ, Ba‘lebek ve Bikā‘ karşılığında Dımaşk’tan çekilmeye razı edildi. Aynı yıl el-Melikü’l-Kâmil’in ölümü üzerine yerine geçen II. el-Melikü’l-Âdil’e halifenin tâziye ve tebriklerini sunmakla görevlendirildi. 636’da (1238) II. el-Melikü’l-Âdil ile kardeşi el-Melikü’s-Sâlih Necmeddin Eyyûb arasında baş gösteren anlaşmazlıkta halife adına ara buluculuk yaptı. Ertesi yıl Eyyûbî hükümdarlarının gittikçe tırmanan çekişmesine çözüm olarak halifenin Dımaşk’ın el-Melikü’s-Sâlih Necmeddin Eyyûb’da, Mısır’ın el-Melikü’l-Âdil’de kalması ve el-Melikü’n-Nâsır Dâvûd’un elinden alınan toprakların geri verilmesi yönündeki tavsiyesini iletmek üzere oğlu Şerefeddin ile birlikte Dımaşk, Nablus ve Kahire üçgeninde diplomatik görev yaptı. Yine aynı yıl halife adına ara buluculuk yapmak üzere el-Melikü’n-Nâsır Dâvûd ile Franklar’ın elinden aldığı Kudüs’te, İmâdüddin İsmâil ile Dımaşk’ta ve el-Melikü’l-Âdil ile de Mısır’da görüştü, ancak başarı sağlayamayınca Bağdat’a döndü. 639’da (1241) Musul Atabegi Bedreddin Lü’lü’ün şehre saldıran Hârizmşahlar’ın geri çekilmesini sağlamak için kendisinden yardım talep ettiği halife tarafından aracılıkla görevlendirildi. Aynı yılın Zilkade ayında (Ma-yıs 1242) ve 641’de (1243) Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddin Keyhusrev’e elçi olarak gönderildi. Halife Müsta‘sım-Billâh, Mısır ordularını Dımaşk’taki İmâdüddin İsmâil’in üzerine sevkeden yeni Eyyûbî Sultanı el-Melikü’s-Sâlih Necmeddin Eyyûb ile görüşmesi için yine İbnü’l-Cevzî’yi seçti.

Hülâgû’nun Bağdat’ı istilâsı sırasında oğullarıyla birlikte şehid olan İbnü’l-Cevzî’nin ölümü için 6, 10 veya 14 Safer (12, 16, 20 Şubat) yahut 20 Muharrem 656 (27 Ocak 1258) tarihleri verilmektedir. Kardeşleri Abdülazîz ve Ali, oğulları Cemâleddin Abdurrahman, Şerefeddin Abdullah ve Tâceddin Abdülkerîm de birer âlimdi. Fıkıh, usul, cedel, tefsir, hadis sahalarında devrinin otoriteleri arasına giren ve “es-sadrü’l-kebîr, şerefü’l-İslâm, müfti’l-fırak, reîsü’l-ashâb” gibi lakaplarla anılan İbnü’l-Cevzî aralarında Abdülmü’min b. Halef ed-Dimyâtî, Radıyyüddin es-Sâgānî, Sa‘dî-yi Şîrâzî, İbnü’ş-Şa‘‘âr, İbnü’l-Fuvatî gibi âlimlerin de bulunduğu pek çok talebe yetiştirmiştir. İbnü’l-Cevzî 652 (1254) yılında Dımaşk’ta el-Medresetü’l-Cevziyye adıyla anılacak olan kurumu tesis etti ve giderlerinin karşılanması için bazı arazilerin gelirlerini vakfetti. 1909’da şer‘î mahkeme olarak kullanılan bu bina 1925 yılında yandı. Onun ayrıca Bağdat’ta bir Kur’an kursu ile biri tamamlanamamış iki medrese yaptırdığı bilinmektedir.

Eserleri. 1. el-Îżâḥ li-ḳavânîni’l-ıṣṭılâḥ fi’l-cedel ve’l-münâẓara. Fehd b. Muhammed es-Südhân (Riyad 1991) ve Mahmûd b. Muhammed es-Seyyid ed-Dugaym (Kahire 1415/1995) tarafından yayımlanmıştır. 2. el-Meẕhebü’l-aḥmed fî fıḳhi’l-İmâm Aḥmed. Riyad’da basılan eser (1401/1981, 2. bs.) ayrıca Câmiatü’l-İmâm Muhammed b. Suûd el-İslâmiyye’de Abdurrahman b. Muhammed el-Gazzî tarafından iki bölüm halinde yüksek lisans (1403) ve doktora (1406) tezi olarak neşre hazırlanmıştır. Kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Meʿâdinü’l-ibrîz fî tefsîri’l-kitâbi’l-ʿazîz, Dîvân, el-Muḫtâr min aḫbâri’l-Muḥtâr

BİBLİYOGRAFYA
Ebû Muhammed İbnü’l-Cevzî, el-Îżâḥ li-ḳavânîni’l-ıṣṭılâḥ fi’l-cedel ve’l-münâẓara (nşr. Mahmûd b. Muhammed es-Seyyid ed-Dügaym), Kahire 1415/1995, neşredenin girişi, s. 9-49; İbnü’d-Dübeysî, Ẕeylü Târîḫi Baġdâd (Hatîb, Târîḫu Baġdâd içinde), XV, 382; İbn Nazîf, et-Târîḫu’l-Manṣûrî (nşr. Ebü’l-Îd Dûdû), Dımaşk 1401/1981, s. 117, 197, 236, 237, 242, 251, 255, 258, 260; Sıbt İbnü’l-Cevzî, Mirʾâtü’z-zamân, VIII/2, s. 459, 501, 502-503, 524, 560, 566, 592, 628, 636, 670, 707, 747; İbn Hallikân, Vefeyât, III, 142; VI, 247-248; Kazvînî, Âs̱ârü’l-bilâd, Beyrut, ts. (Dâru Sâdır), s. 527-528; İbnü’l-Fuvatî, Telḫîṣu Mecmaʿi’l-âdâb (nşr. Mustafa Cevâd), Dımaşk 1962-65, IV/1, s. 513, 523; IV/2, s. 769; Yûnînî, Ẕeylü Mirʾâti’z-zamân, Haydarâbâd 1380/1960, I, 332-341; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XXIII, 372-374; Kütübî, Fevâtü’l-Vefeyât, I, 86-87; II, 286; IV, 171, 351-353; Yâfiî, Mirʾâtü’l-cenân (Cübûrî), IV, 147-148; İbn Kesîr, el-Bidâye, XIII, 30, 51, 82, 112, 135, 148, 164, 204, 211; İbn Receb, Ẕeyl ʿalâ Ṭabaḳāti’l-Ḥanâbile, Kahire 1372/1953, II, 258-261; Kalkaşendî, Meʾâs̱irü’l-inâfe, I, 79-81; Makrîzî, es-Sülûk, I/2, s. 283, 412-413; Burhâneddin İbn Müflih, el-Maḳṣadü’l-erşed (nşr. Abdurrahman b. Süleyman el-Useymîn), Riyad 1410/1990, III, 137-139; Nuaymî, ed-Dâris fî târîḫi’l-medâris (nşr. Ca‘fer el-Hasenî), Kahire 1988, II, 29-31, 62-63; Ebü’l-Yümn el-Uleymî, ed-Dürrü’l-münaḍḍad fî ẕikri aṣhâbi’l-İmâm Aḥmed (nşr. Abdurrahman b. Süleyman el-Useymîn), Mekke 1412/1992, I, 396-397; Dâvûdî, Ṭabaḳātü’l-müfessirîn, II, 380-383; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 213; II, 1646, 1723; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, V, 286-287; Sıddîk Hasan Han, et-Tâcü’l-mükellel (nşr. Abdülhakîm Şerefeddin), Beyrut 1404/1983, s. 245-247; Muhammed eş-Şattî, Muḫtaṣaru Ṭabaḳāti’l-Ḥanâbile (nşr. Fevvâz Ahmed Zemerlî), Beyrut 1406/1986, s. 57; Brockelmann, GAL Suppl., I, 920; Nâcî Ma‘rûf, Târîḫu ʿulemâʾi’l-Müstanṣıriyye, Kahire 1396/1976, I, 83, 99, 101-106, 107, 130, 140, 141, 180; II, 338, 342, 343, 347, 350, 353, 378, 379, 380, 381, 396, 437; Suûd b. Abdullah el-Fenîsân, Âs̱ârü’l-Ḥanâbile fî ʿulûmi’l-Ḳurʾân, Riyad 1409, s. 114; Abdullah b. Ali es-Sübey‘î, ed-Dürrü’l-münaḍḍad fî esmâʾi kütübi meẕhebi’l-İmâm Aḥmed (nşr. Ömer b. Garâme el-Amrî), Beyrut 1416/1996, s. 152-154; “İbn Cevzî”, DMBİ, III, 277-278.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 20. cildinde, 542-543 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.