İBNÜ’l-MÜDEBBİR, Ebü’l-Hasan

أبو الحسن ابن المدبّر
İBNÜ’l-MÜDEBBİR, Ebü’l-Hasan
Müellif: MUSTAFA ZEKİ TERZİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-mudebbir-ebul-hasan
MUSTAFA ZEKİ TERZİ, "İBNÜ’l-MÜDEBBİR, Ebü’l-Hasan", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-mudebbir-ebul-hasan (20.11.2019).
Kopyalama metni
Sâmerrâ’da doğdu. Öğrenimini Abbâsî hilâfetinin merkezi olan bu şehirde yaptı. Halife Vâsiḳ-Billâh döneminde (842-847) Dîvânü’l-ceyş’i yönetti. Daha sonra Mütevekkil-Alellah’ın (847-861) halifeliğinin ilk yıllarında vezir nâibi olarak divanların kontrolünü üstlendi. Aynı zamanda şair olduğundan Halife Mütevekkil’in kendisine özel bir ilgi göstermesi onu sarayda etkili bir konuma getirdi. Münşî ve kâtip olan kardeşi İbn Ebû İshak İbrâhim de halifenin yakın çevresinde yer alıyordu. Bu durum, Vezir Ubeydullah b. Yahyâ b. Hâkān’ın onları kıskanmasına sebep oldu. İki kardeşi gözden düşürmek için halifeye Ebü’l-Hasan’ın çok miktarda serveti olduğunu ve bu serveti kardeşi Ebû İshak İbrâhim’in yanında sakladığını söyleyerek hapse atılmalarını sağladı (240/854).

Ebü’l-Hasan İbnü’l-Mübebbir, bir yıl sonra hapisten çıkınca Dımaşk mescidlerinin yöneticiliğine getirildi. Ardından Ürdün ve Dımaşk bölgesine haraç âmili tayin edildi. 247’de (861) Mısır haracının idaresiyle görevlendirildi. Bu görevi sırasında harâcî mallardan alınan verginin yanı sıra başka bir vergi daha ihdas eden İbnü’l-Müdebbir, Mısır’ın vergiye tâbi mallarını “harâcî emvâl” ve “hilâlî emvâl” diye ikiye ayırdı. Onun yönetiminde ve ondan sonraki dönemde hilâlî emvâl “mevâfık” ve “meâvin” adlarıyla anılmaya başlandı. Hayvanların otlatıldığı yerler için “merâî”, deniz ürünleri için “mesâyid” adını verdiği vergiler koydu. 254 (868) yılında Ahmed b. Tolun, Mısır Valisi Bayık Bey’in vekili sıfatıyla Fustat’a girdiğinde 10.000 dinarla değerli hediyeler takdim ederek gönlünü kazanmaya çalıştı. Ancak İbn Tolun bunları kabul etmeyince güç durumda kaldı. Kendisine bir zarar gelmemesi için Mısır’daki arazilerinin bir kısmını ona verdiği gibi kızını da oğlu Ebü’l-Ceyş Humâreveyh ile evlendirdi (Belevî, s. 60). Buna rağmen hapsedilmekten kurtulamadı, servetine de el konuldu. Serbest bırakıldığında Halife Mühtedî-Billâh (869-870) kendisini Dımaşk, Ürdün ve Filistin haracının idareciliğine tayin etti. İbnü’l-Müdebbir bu görevi Dimyat’ta oturarak yürütmek istedi. İsteği kabul edilmediğinden 257 (871) yılında Dımaşk’a giderek bölgenin harac işlerini burada yürüttü. Ahmed b. Tolun Suriye ve Filistin’i ele geçirince İbnü’l-Müdebbir’i tutuklattı ve 600.000 dirhem ödemeye mahkûm etti. İbnü’l-Müdebbir daha sonra Mısır’a gönderildi ve 270’te (883-84) vefatına kadar burada hapishanede kaldı. Onun 271’de (884-85) öldüğü de rivayet edilir. İbnü’n-Nedîm, İbnü’l-Müdebbir’e Kitâbü’l-Mücâlese ve’l-müẕâkere adlı bir eser nisbet etmektedir. Ebü’l-Ferec el-İsfahânî’nin Kitâbü’l-Eġānî’sinde, Mes‘ûdî’nin Mürûcü’ẕ-ẕeheb’inde ve İbn Asâkir’in Târîḫu Dımaşḳ’ında bazı şiirleri yer almaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Ya‘kūbî, Târîḫ, Beyrut 1960, II, 509; Mes‘ûdî, Mürûcü’ẕ-ẕeheb, IV,186 vd.; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, el-Eġānî (nşr. Abdülemîr Ali Mühennâ), Beyrut 1986, XXII, 162; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, Tahran 1971, s. 137; Bedrân, Tehẕîbü Târîḫi Dımaşḳ, II, 62-65; İbnü’l-Cevzî, el-Muntaẓam, V, 59-60; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, Kahire 1924, I, 292; İbn Hallikân, Vefeyât, I, 391; II, 19-20; VII, 55-56; Makrîzî, el-Ḫıṭaṭ, Kahire, ts., I, 103; Belevî, Sîretü Aḥmed b. Ṭolûn (nşr. Muhammed Kürd Ali), Kahire, ts. (Mektebetü’s-sekāfeti’d-dîniyye), s. 43-46, 50, 54, 58-60, 118, 148-149, 175-177, 350; D. Sourdel, Le vizirat ʿAbbāside de 749 à 936, Damas 1959, I, 267, 273, 276-279; H. L. Gottschalk, “Ibn al-Mudabbir”, EI2 (İng.), III, 879-880; M. Ali Lisânî Fişârekî, “İbn Müdebbir”, DMBİ, IV, 594-595.

Mustafa Zeki Terzi
Bu madde ilk olarak 2000 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 21. cildinde, 149-150 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.