İBNÜ’n-NAKĪB el-MISRÎ

ابن النقيب المصري
Müellif:
İBNÜ’n-NAKĪB el-MISRÎ
Müellif: SAFFET KÖSE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnun-nakib-el-misri
SAFFET KÖSE, "İBNÜ’n-NAKĪB el-MISRÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnun-nakib-el-misri (04.07.2020).
Kopyalama metni
702 (1302) yılında Kahire’de dünyaya geldi. İbn Hacer doğum tarihi olarak 706 (1306) yılını vermekteyse de (ed-Dürerü’l-kâmine, I, 239); yakın arkadaşı İsnevî’nin kaydettiği 702 tarihi (Ṭabaḳātü’ş-Şâfiʿiyye, II, 514) daha doğru olmalıdır. Aslen Antakyalıdır. Babası Lü’lü’ buranın fethi sırasında genç yaşta esir alınıp köle edilmiş, Kahire’de sahibi olan bir emîrin himayesinde yetişerek müslüman olmuş, bürokrasi eğitimi görmüş ve âzat edilmiştir. Bu emîrin idarî işlerini (nakiblik) yürüttüğü için Nakīb lakabıyla anılan Lü’lü’, hayatının ileri döneminde kendisini Kahire’deki Baybarsiyye Hankahı’nda ibadete verdi.

İbnü’n-Nakīb, devrin ilmî geleneğine uygun şekilde hıfzını ve temel dinî tahsilini tamamladı. Döneminde Kahire’de zengin bir ilmî birikim mevcut olduğu gibi Şâfiî fıkhı da önemli bir gelişme kaydetmişti. Böyle bir ortamda yetişen İbnü’n-Nakīb kırâat-i seb‘ayı öğrendi; hadis, Arap dili ve edebiyatı, özellikle de fıkıh alanında derinleşti. Zühde ve tasavvufî hayata ilgi duydu. Hocaları arasında İbnü’l-Kammâh, İbn Abdülhâdî, Kutbüddin es-Sunbâtî, Ebü’l-Hasan İbnü’l-Mülakkın, Ebû Hayyân el-Endelüsî ve Takıyyüddin es-Sübkî gibi döneminin önde gelen âlimleri vardır. Birçok defa hacca gitti ve belli sürelerle Medine ve Mekke’de kaldı. Yetişkinlik döneminde Kahire’de Büzgāriyye Zâviyesi imamlığına tayin edildi ve hayatının sonuna kadar bu göreviyle birlikte tedris ve telif faaliyetini sürdürdü. Güzel Kur’an okuduğu kaydedilir. İsnevî, sık sık görüştüğü İbnü’n-Nakīb’in kendisini en son 6 Ramazan 769’da (25 Nisan 1368) ziyaret ettiğini, iki gün sonra da bir grup arkadaşıyla birlikte ona iâde-i ziyârette bulunduğunu belirterek onun 14 Ramazan 769 (3 Mayıs 1368) tarihinde vefat ettiğini kaydeder (a.g.e., a.y.). İbnü’n-Nakīb, vasiyetine uyularak Kahire’de Bâbünnasr dışında Kemâleddin el-İsnevî’nin türbesine defnedildi.

Eserleri. 1. ʿUmdetü’s-sâlik ve ʿuddetü’n-nâsik (el-Muḫtaṣar). İbnü’n-Nakīb, dönemine kadar oluşan Şâfiî fıkhının derli toplu bir özeti niteliğindeki bu eserinde Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin el-Müheẕẕeb adlı eserinin sistematiğini takip etmiş, mezhepte mevcut görüşler arasında tercihte bulunurken Nevevî’nin el-Minhâc ile el-Mecmûʿdaki ve hocası Takıyyüddin es-Sübkî’nin et-Tekmile’deki görüşlerini esas almıştır. Kendisi de eserin girişinde, Şâfiî fıkhını ihtisar ederken mezhebin Râfiî ve Nevevî tarafından sahih kabul edilen görüşlerini aldığını, ihtilâf halinde ise Nevevî’nin görüşünü tercih ettiğini belirtir. Bu yönüyle el-Mecmûʿun bir nevi indeksi sayılan eser birkaç defa neşredilmiş (Mekke 1315/1897; Kahire 1345/1926, 1357/1939; nşr. Sâlih Müezzin - Muhammed Gıyâs es-Sabbâğ, Dımaşk 1980; nşr. Abdullah b. İbrâhim el-Ensârî, Devha 1402/1982) ve Nuh Ha Mim Keller tarafından İngilizce’ye çevrilmiştir (Reliance of the Traveller, Evanston 1994 [Arapça metinle birlikte]). ʿUmdetü’s-sâlik’e Seyyid Ömer Berekât b. Muhammed el-Bikāî tarafından Feyżu’llāhi’l-Mâlik fî ḥalli elfâẓi ʿUmdeti’s-sâlik ve ʿuddeti’n-nâsik adıyla iki ciltlik bir şerh yazılmıştır (Kahire 1321, 1372/1953). Bu şerhin girişinde, ʿUmdetü’s-sâlik’e daha önce Cevherî’nin güzel bir şerh yazdığı ve Melîbar’da yayımlanan bu eserin fâhiş baskı hatalarıyla dolu olduğu kaydedilerek yeni bir şerhe duyulan ihtiyaç dile getirilir. ʿUmdetü’s-sâlik’e Muhammed ez-Zührî el-Gamrâvî de Envârü’l-mesâlik adıyla bir şerh yazmıştır (Kahire 1367; nşr. Yûsuf Ali Büdeyvî, Dımaşk 1413/1993). 2. es-Sirâc fî nüketi’l-Minhâc. Nevevî’nin Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn adlı eserinin şerhi olup bir nüshası Dublin’de Chester Beatty Library’de (nr. 3241) diğer bir nüshası da Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Feyzullah Efendi, nr. 709) kayıtlıdır. 3. Teshîlü’l-hidâye ve taḥṣîlü’l-Kifâye. İbnü’r-Rif‘a’nın Ebû İshak eş-Şîrâzî’ye ait et-Tenbîh’e Kifâyetü’n-nebîh adıyla yazdığı şerhin muhtasarıdır. Eserin Chester Beatty Library’de (nr. 3193) ve Âsafiye Kütüphanesi’nde (Brockelmann, GAL Suppl., II, 104) yazma nüshaları bulunmaktadır. 4. et-Tevşîḥu’l-müẕehheb fî taṣḥîḥi’l-Müheẕ-ẕeb. Şîrâzî’nin el-Müheẕẕeb’i üzerine yapılmış bir çalışmadır. Yazma nüshası Kahire’de Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye ile (Ziriklî, I, 200) Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde (III. Ahmed, nr. 1132) mevcuttur. Kaynaklarda ayrıca Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin et-Tenbîh’ini ihtisar ettiği Nüketü (Tehẕîbü)’t-Tenbîh adlı bir eserinden ve telifini tamamlayamadığı başka eserlerinin bulunduğundan söz edilir.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’n-Nakīb el-Mısrî, ʿUmdetü’s-sâlik ve ʿuddetü’n-nâsik (Muhammed ez-Zührî el-Gamrâvî, Envârü’l-mesâlik [nşr. Yûsuf Ali Büdeyvî] içinde), Dımaşk 1413/1993, s. 9-11; a.e.: Reliance of the Traveller (nşr. ve trc. Nuh Ha Mim Keller), Evanston 1994, s. 1036-1037; ayrıca bk. neşredenin önsözü ve dipnotu, s. VII-IX; İsnevî, Ṭabaḳātü’ş-Şâfiʿiyye, II, 514-515; İbnü’l-Mülakkın, el-ʿİḳdü’l-müẕheb fî ṭabaḳāti ḥameleti’l-meẕheb (nşr. Eymen Nasr el-Ezherî - Seyyid Mühennâ), Beyrut 1417/1997, s. 406; İbn Kādî Şühbe, Ṭabaḳātü’l-fuḳahâʾi’ş-Şâfiʿiyye (nşr. Ali Muhammed Ömer), II, 155-156; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, I, 239-240; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, Kahire 1929, XI, 101; Süyûtî, Ḥüsnü’l-muḥâḍara, I, 434; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 491; II, 1498; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, VI, 213-214; Muhammed ez-Zührî el-Gamrâvî, Envârü’l-mesâlik (nşr. Yûsuf Ali Büdeyvî), Dımaşk 1413/1993, s. 9-11; ayrıca bk. neşredenin girişi, s. 5-8; Ahlwardt, Verzeichnis, IV, 65; X, 383; Serkîs, Muʿcem, I, 269, 552; Brockelmann, GAL, I, 485; Suppl., II, 104; Îżâḥu’l-meknûn, I, 281; II, 121, 609, 677; Seyyid Ömer Berekât b. Muhammed el-Bikāî, Feyżü’l-İlâhi’l-Mâlik, Kahire 1372/1953, I, 2-3; A. J. Arberry, The Chester Beatty Library, A Handlist of the Arabic Manuscripts, Dublin 1955, I, 78, 102; Sezgin, GAS, I, 138; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), I, 200.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2000 yılında İstanbul'da basılan 21. cildinde, 166-167 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER