K‘B b. SÛR

كعب بن سور
Müellif:
K‘B b. SÛR
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2001
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 17.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kab-b-sur
AHMET ÖZEL, "K‘B b. SÛR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kab-b-sur (17.11.2019).
Kopyalama metni
Ezd kabilesinin Benî Lakīt kolundandır. Hz. Peygamber’in sağlığında müslüman oldu, ancak sohbetlerinde bulunamadı. Hz. Ömer tarafından 18 (639) yılında Basra’ya kadı tayin edildi. Abbâsîler devrinde yirmi yaşlarında Basra kadılığına getirilen Yahyâ b. Eksem’in halk tarafından kadılık için yaşının küçük görülmesi üzerine, “Ben Resûl-i Ekrem’in Mekke’ye vali tayin ettiği Attâb b. Esîd’den, Yemen’e gönderdiği Muâz b. Cebel’den ve Hz. Ömer’in Basra kadılığına getirdiği Kâ‘b b. Sûr’dan daha büyüğüm” demesinden (Hatîb, XIV, 199; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XII, 8) Kâ‘b’ın bu esnada yirmi yaşından küçük olduğu sonucu çıkarılabilirse de Câhiliye devrinde hıristiyan olduğuna dair bilgi (Vekî‘, I, 281-282; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, III, 241) onun bu sırada daha yaşlı olması gerektiğini düşündürmektedir.

Şa‘bî ve İbn Hibbân’dan nakledilen bir rivayette Kâ‘b b. Sûr’un ilk Basra kadısı olduğu belirtilmekle birlikte Hasan-ı Basrî, Muhammed b. Sîrîn ve İbn Ebû Hâtim’in rivayetine göre ilk kadı Ebû Meryem İyâs b. Subeyh’tir. O, ilk Basra valisi Utbe b. Gazvân tarafından 14 (635) yılında bu göreve getirildi ve ondan sonraki Vali Mugīre b. Şu‘be de onu görevinde bıraktı. Daha sonra Hz. Ömer, Ebû Meryem’i görevden alarak Mugīre’nin kadılığı üstlenmesini istedi, ardından Ebû Mûsâ el-Eş‘arî’yi Basra’ya vali ve kadı tayin etti (17/638). Bir yıl sonra da Kâ‘b’ı Basra kadılığına getirdi. Hz. Osman halife olunca Ebû Mûsâ el-Eş‘arî’ye kadılık görevini de verdi. 29 (650) yılında valiliğe getirdiği Abdullah b. Âmir b. Küreyz ise kadılığa Kâ‘b b. Sûr’u tayin etti. Ölümüne kadar bu görevde kaldığı anlaşılan Kâ‘b’ın verdiği hükümlerin ihtilâfa yol açmayacak derecede isabetli olduğu kaydedilir. İlgi çekici uygulamalarından biri de bir davada taraf olan gayri müslimlere İncil veya Tevrat’ı başları üzerine koydurup yemin ettirmesidir.

Kâ‘b b. Sûr, Hz. Osman’ın şehid edilmesinin ardından gelişen olaylar sırasında bazı roller üstlenmeye mecbur kaldı. Hz. Âişe, Talha b. Ubeydullah ve Zübeyr b. Avvâm’la birlikte Basra’ya geldiklerinde Hz. Ali’nin Basra valisi Osman b. Huneyf’le görüştüler. Talha ve Zübeyr’in Hz. Ali’ye baskı altında biat edip etmediklerinin belirlenmesi için Basra halkının elçisi olarak Medine’ye Kâ‘b b. Sûr gönderildi. Kâ‘b, Talha ve Zübeyr’in ileri sürdükleri gibi baskı altında biat ettiklerine dair haber getirdiyse de Hz. Ali’nin tâlimatına uyan Osman b. Huneyf onlardan şehri terketmelerini istedi. Ancak çıkan çatışmalar sonunda Talha ve Zübeyr’in taraftarları şehri ele geçirdiler. Olayların barış yönünde gelişmediğini gören Kâ‘b, Ezd kabilesinin tarafsız kalması yönünde çaba harcadıysa da başarılı olamadı. Kabile reisi Sabre b. Şeymân ve diğer bazı kişiler Câhiliye devrinde hıristiyan olduğunu hatırlatarak onu kınadılar. Bunun üzerine Kâ‘b evinde inzivaya çekildi. Fakat onun Ezd kabilesi üzerindeki etkisi bilindiğinden desteğini almak için Hz. Âişe’ye telkinde bulunuldu. Hz. Âişe’nin ısrarı üzerine onlarla birlikte yola çıkan Kâ‘b, Cemel Vak‘ası sırasında boynunda Kur’an olduğu halde iki tarafın safları arasında gidip gelerek onları Kur’an’ın emrine uymaya ve barışa davet etti. Bu sırada bir okla yaralanarak şehid düştü. Kâ‘b b. Sûr’dan İbn Sîrîn, Yezîd b. Abdullah ve Ebû Lebîd rivayette bulunmuşlardır.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 91-93; Vekî‘, Aḫbârü’l-ḳuḍât, I, 269-270, 274-283; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, VII, 162; İbn Hibbân, es̱-S̱iḳāt, V, 333; İbn Hazm, Cemhere, s. 380; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, XIV, 199; İbn Abdülber, el-İstîʿâb, III, 302-307; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe (Bennâ), IV, 479-480; a.mlf., el-Kâmil, II, 77, 562; III, 214-215, 241, 245, 247; İbn Hallikân, Vefeyât, VI, 149; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, III, 524-525; XII, 8; İbn Hacer, el-İṣâbe, III, 314-315; Abdülhay el-Kettânî, et-Terâtîbü’l-idâriyye (Özel), II, 20-22.

Ahmet Özel
Bu madde ilk olarak 2001 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 24. cildinde, 6 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.