İBN SÎRÎN

ابن سيرين
Müellif:
İBN SÎRÎN
Müellif: AHMET YÜCEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.06.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-sirin
AHMET YÜCEL, "İBN SÎRÎN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-sirin (19.06.2019).
Kopyalama metni
34 (654) yılında Basra’da dünyaya geldi. 31 (651) veya 33’te (653) doğduğu da kaydedilir. İran’ın Cercerâyâ kasabasından olan babası Sîrîn, Hâlid b. Velîd’in Aynüttemr’i fethi esnasında elde edilen esirler arasında bulunuyordu. Enes b. Mâlik kendi payına düşen Sîrîn’i mükâtebe usulüyle âzat etti. Annesi Safiyye de Hz. Ebû Bekir’in âzatlısıdır. Otuz sahâbe ile görüştüğü kaydedilen İbn Sîrîn Huzeyfe b. Yemân, Zeyd b. Sâbit, Hasan b. Ali b. Ebû Tâlib, İmrân b. Husayn, Ebû Hüreyre gibi sahâbîlerden, Abîde es-Selmânî ve Kādî Şüreyh gibi tâbiîlerden ilim tahsil etti. Kendisinden Şa‘bî, Katâde b. Diâme, Eyyûb es-Sahtiyânî, Âsım el-Ahvel, Abdullah b. Avn, İbn Ebû Arûbe, Hâlid el-Hazzâ ve Evzâî başta olmak üzere birçok âlim faydalandı. Geçimini ticaretle sağlayan İbn Sîrîn, bir rivayete göre satın aldığı zeytin yağının içine fare düşmesi üzerine yağın hepsini dökünce borcunu ödeyemedi ve bu sebeple hapse atıldı. Abdullah b. Zübeyr döneminde hac görevini ifa etti. 9 Şevval 110 (15 Ocak 729) tarihinde vefat eden İbn Sîrîn’in 40.000 dirhem borcu oğlu Abdullah tarafından ödendi. İbn Sîrîn’in yumuşak huylu, mütevazi, cömert ve takvâ sahibi bir kimse olduğu kaydedilmektedir. Kardeşleri Yahyâ, Ma‘bed, Enes ve Hafsa da güvenilir râvilerdendir.

“İmam, hâfız” gibi unvanlarla anılan İbn Sîrîn tefsir, şiir ve hesap bilgisiyle de meşhur olmakla birlikte ilmî şahsiyetinde hadisçilik ve fıkıh ağır basar. Hadislerin güvenilir râvilerden alınması hususunda titiz davranan İbn Sîrîn’in güvenilir bir muhaddis olduğunda ittifak edilmiş, rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer almıştır. Onun fıkhî meselelerle ilgili görüşlerini Ahmed b. Mûsâ b. Hâsir es-Sehlî, Fıḳhü’l-İmâm Muḥammed b. Sîrîn fi’l-muʿâmelât adıyla hazırladığı doktora çalışmasında bir araya getirmiştir (1415, Mekke, Câmiatü Ümmi’l-kurâ külliyyetü’ş-şerîati’l-İslâmiyye).

İlk dönemlerde daha çok muhaddis ve fakih olarak tanınan İbn Sîrîn’in sonraki yüzyıllarda ilk rüya tabircilerinden biri olarak anılması dikkat çekmektedir. İbn Sa‘d, Halîfe b. Hayyât, Ahmed b. Hanbel ve Hatîb el-Bağdâdî onun rüya tabirciliğinden hiç söz etmezken Buhârî (“Taʿbîrü’r-rüʾyâ”, 10, 12, 19, 26), Müslim (“Rüʾyâ”, 6), Câhiz ve Ebû Nuaym konuyla ilgili rivayetlerine yer verirler. İbn Hallikân rüya tabiri konusunda geniş bilgisi olduğuna (Vefeyât, IV, 182), birkaç rüya tabirinden örnek veren Zehebî de bu husustaki kabiliyetine (Aʿlâmü’n-nübelâʾ, IV, 614, 617-618) işaret eder. İbn Haldûn, İbn Sîrîn’in bu alanda en meşhur âlimlerden biri olduğunu, tabircilikle ilgili kurallarının nesilden nesile nakledilegeldiğini belirtir (Muḳaddime, s. 462). İlk kaynaklar, İbn Sîrîn’in rüya tabiriyle ilgili eser yazıp yazmadığı hususunda bilgi vermemekle birlikte İbnü’n-Nedîm onun Taʿbîrü’r-rüʾyâ, Rûdânî de ʿİbâretü’r-rüʾyâ adlı bir eseri olduğunu kaydeder. Bu konuda kendisinden bazı rivayetler nakledilse de hadislerin yazılmasına bile karşı çıkan İbn Sîrîn’in rüya tabirine dair kitap yazması düşünülemez (Abdülhay el-Kettânî, I, 143; Fahd, s. 70; EI2 [İng.], III, 948). Sonraki dönemlerde derlenen farklı isimlerdeki bazı rüya tabiri mecmualarının (Sezgin, I, 633-634) ona nisbet edilmesi, bir tâbiîn âliminin ilmî otoritesinden faydalanma gayretinden kaynaklanmış olmalıdır (EI2 [İng.], III, 948). Nitekim bu mecmuaların bir kısmında İbn Sîrîn’den sonra yaşamış kimselerin adları da geçmektedir. Bu eserlerin başlıcaları şunlardır: 1. Taʿbîrü’r-rüʾyâ (Kahire 1281, 1297, 1298, 1301, 1303, 1304, 1305, 1309, 1961; İstanbul 1304). 2. Tefsîrü’l-aḥlâmi’l-kebîr (Kahire 1963; Beyrut 1402/1982, 1403/1983, 1993 [nşr. Züheyr Şefîk el-Kubbî], 1418/1997). 3. Münteḫabü’l-kelâm fî tefsîri’l-aḥlâm (bazı baskıları Abdülganî en-Nablusî’nin Taʿtîrü’l-enâm fî taʿbîri’l-menâm adlı eseriyle birlikte, Bulak 1284, 1294, 1296; Kahire 1301, 1302, 1304, 1306, 1307, 1316, 1320, 1324, 1329, 1940, 1373/1953; Bombay 1296; Leknev 1874; I-II, Tunus 1984). 4. Kitâbü’l-Kelâm fî tefsîri’l-aḥlâm (Beyrut 1963, Abdülganî en-Nablusî’nin eseriyle birlikte). 5. Tefsîrü aḥlâmi’t-tefâʾül (nşr. Abdülhafîz Beydûn, Beyrut 1410/1990). 6. Tefsîrü aḥlâmi’t-teşâʾüm (nşr. Abdülhafîz Beydûn, Beyrut 1410/1990). 7. Ḳāmûsü’l-aḥlâm: Tefsîrün ebcedî li’r-rüʾya’l-menâmiyye (Tunus 1988). 8. Tefsîrü’l-aḥlâm ve’r-rüʾyâ (Kahire 1976). 9. Tefsîrü’l-aḥlâm (nşr. Muhammed Abdülazîz el-Halâvî, Kahire 1994). 10. Külliyyât-ı Taʿbîr-i Ḫâb (İbn Sîrîn ve Dânyâl Peygamber, 3. bs., Tahran 1364/1985).

İbn Sîrîn’e nisbet edilen rüyâ tabirleri Ida Zilio Grandi tarafından İtalyanca’ya (Il libro del sogno veritiero, Torino 1992), Muhammed M. el-Akīlî (Ibn Seerin’s Dictionary of Dreams According to Islamic Inner Traditions, Philadelphia 1992) ve Âişe Bewley (The Interpretation of Dreams, London 1994) tarafından İngilizce’ye çevrilmiştir. Muhammed Bâkır Kındîl, İbn Sîrîn’in yorumlarında rüya, dil ve bilinç altı ilişkisini incelemiştir (“el-Luġa ve’l-ḥulm ʿinde İbn Sîrîn”, el-Bâḥis̱, I/3 [Paris 1978], s. 40-69).

BİBLİYOGRAFYA
Buhârî, “Taʿbîrü’r-rüʾyâ”, 10, 12, 19, 26; a.mlf., et-Târîḫu’l-kebîr, I, 90-92; Müslim, “Rüʾyâ”, 6; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 193-206; Halîfe b. Hayyât, eṭ-Ṭabaḳāt (Zekkâr), I, 502; Ahmed b. Hanbel, Kitâbü’z-Zühd (nşr. Muhammed Celâl Şeref), İskenderiye 1984, s. 277-282; Câhiz, Kitâbü’l-Ḥayevân, I, 271; IV, 269, 368; VII, 191; Fesevî, el-Maʿrife ve’t-târîḫ, III, 54-64; İbn Ebû Hâtim, el-Cerḥ ve’t-taʿdîl, VII, 280-281; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, Kahire, ts. (Matbaatü’l-istikāme), s. 453; Ebû Nuaym, Ḥilye, II, 263-282; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, V, 331-338; İbnü’l-Cevzî, Ṣıfatü’ṣ-ṣafve (nşr. Mahmûd Fâhûrî), Beyrut 1399/1979, III, 241-248; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, IV, 176; İbn Hallikân, Vefeyât, IV, 181-183; Mizzî, Tehẕîbü’l-Kemâl, XXV, 344-354; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, IV, 606-622; a.mlf., Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, I, 77-78; a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 101-120, s. 239-249; İbn Haldûn, Muḳaddime (nşr. Dervîş el-Cüveydî), Beyrut 1416/1996, s. 462; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, IX, 214-217; Rûdânî, Ṣılatü’l-ḫalef bi-mevṣûli’s-selef (nşr. Muhammed Haccî), Beyrut 1408/1988, s. 306; Serkîs, Muʿcem, I, 126-127; Sezgin, GAS, I, 633-634; G. H. A. Juynboll, Muslim Tradition, Cambridge 1985, s. 55, 178; Abdülhay el-Kettânî, et-Terâtîbü’l-idâriyye (Özel), I, 141-144; Abdülgaffâr Süleyman el-Bündârî v.dğr., Mevsûʿatü ricâli’l-kütübi’t-tisʿa, Beyrut 1413/1993, III, 378; T. Fahd, Etudes d’histoire et de civilisation islamiques, İstanbul 1997, s. 41, 70-71, 112-113; a.mlf., “Ibn Sīrīn”, EI2 (İng.), III, 947-948; Nâsır Güzeşte, “İbn Sîrîn”, DMBİ, III, 734-736.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 20. cildinde, 358-359 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.