KADEM

القدم
Müellif:
KADEM
Müellif: SÜLEYMAN ULUDAĞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2001
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kadem
SÜLEYMAN ULUDAĞ, "KADEM", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kadem (19.09.2019).
Kopyalama metni
Sözlükte “ayak” anlamına gelen kadem, tasavvufta bir velînin daha önceki bir velînin veya nebî ya da meleğin niteliklerini taşıması, onunla aynı meşrepte olması ve onun izinden gitmesi demektir. Tasavvuf kitaplarında bu hususu ifade etmek için, “Şu kişi şunun ayağı üzeredir” (alâ kademi fülân) denilir. Aynı durum bazan kadem yerine kalb kelimesi kullanılarak da anlatılır.

Muhyiddin İbnü’l-Arabî, kadem-i sıdk (Yûnus 10/2) ve kadem-i cebbâr (Buhârî, “Tevḥîd”, 7; Müslim, “Cennet”, 35) olmak üzere kademin iki şeklinden bahseder. Kadem-i sıdk Allah’ın ilminde kulun ebedî mutluluğa ereceği, kadem-i cebbâr ise bedbahtlığa uğrayacağı anlamına gelir (et-Taʿrîfât, “Ḳadem” md.). Bu durumlardan ilki Allah’ın hâdî, ikincisi mudıl isminin birer tecellisidir. İbnü’l-Arabî, bir kimsenin diğer birinin kademi veya kalbi üzerine olmasını “ilâhî mârifetlerde onun gibi tasarrufta bulunması” şeklinde tanımlar. Yani izlenen peygambere veya meleğe gelen bir vârit ve ilâhî feyiz onun izinden giden kişiye de gelir (el-Fütûḥât, II, 11). Meselâ nedâmet ve istiğfar Hz. Âdem’in, kabz Hz. Nûh’un, saf bir kalp Hz. İbrâhim’in karakterini oluşturan temel niteliklerdir. Hz. Âdem’in kademi üzerine olan onun gibi tövbekâr, Hz. Nûh’un kademi üzere olan onun gibi kabz halinde bulunur. Hz. İbrâhim’in kademi üzere bulunan da onun gibi temiz bir kalbe sahip olur; Cebrâil’in kademi üzere olan ondan bilgi alır (a.g.e., II, 14).

Bir velînin diğer bir velî veya nebînin kademi üzere bulunması onunla aynı meşrepte olması değil âdeta onunla özdeşleşmesi anlamına gelir. Buna göre, “Falan er Muhammed’in kademi üzeredir” denildiğinde bundan o kişinin Hz. Muhammed’in adımlarını aynen takip ettiği, Hakk’a giden yolda onunla aynılaştığı, yani onun mânevî ve ahlâkî sıfatlarının benzerlerini kendisinde gerçekleştirdiği anlaşılır. Tasavvuf kitaplarında konu örnek alma durumunda bulunan velînin örnek aldığı nebî, velî veya melekten ilim ve mârifet alması şeklinde açıklanmış ve ilkinin ikincisindeki ahlâk, hal, hareket ve tavırları yansıttığı özellikle belirtilmiştir. Tasavvufta nebî ve velîlerin karakterlerine ait temel ilkelerin ve belirgin niteliklerin bunları örnek alanlar tarafından yaşandığı kabul edilir. Allah’a itimat ve tevekkül ederek uzun yolculuklara çıkan sûfîlerin bu halleri de “kadem-i tecrîd” tabiriyle anlatılır.

BİBLİYOGRAFYA
et-Taʿrîfât, “Ḳadem” md.; Tehânevî, Keşşâf, II, 1211; Buhârî, “Tevḥîd”, 7; Müslim, “Cennet”, 35; Ebû Nuaym, Ḥilye, Beyrut 1967, I, 9; İbnü’l-Arabî, el-Fütûḥât, Kahire 1293, II, 11, 14; Kâşânî, Iṣṭılâḥâtü’ṣ-ṣûfiyye, s. 143; Câmî, Nefeḥât, Tahran 1370 hş., s. 420, 845; Gümüşhânevî, Câmiʿu’l-uṣûl, İstanbul 1276, s. 22, 41, 45; el-Muʿcemü’ṣ- ṣûfî, s. 900-902.
Bu madde ilk olarak 2001 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 24. cildinde, 56 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.